Akdoğan'dan Ahmet Türk'e 'ruh hali' sitemi

Bitlis-Diyarbakır karayolunda PKK’nin polise düzenlediği saldırıya müdahale etmeye giderken trafik kazasında şehit olan üç polis için tören düzenlendi. TÜSİAD’ın Mardin’deki konferansında Yalçın Akdoğan ile Ahmet Türk arasında polislerin ölümü nedeniyle ‘ruh hali’ sitemi yaşandı.

27 Eylül 2014 Cumartesi, 23:30
Abone Ol google-news

TÜSİAD’ın Mardin Artuklu Üniversitesi’nde düzenlediği “Çözüm sürecinin iktisadi boyutuna katkı: Alternatif Turizm” konferansına çözüm süreci ve Kobani damgasını vurdu. Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, Türkiye’yi IŞİD’in Sincar (Şengal) ve Kobani’deki saldırılarına sessiz kalmakla eleştirdi. Sözlerine “Ahmet abi” diyerek başlayan Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ise “Suriye Kürtleri Türkiye’nin doğal müttefiğidir. 150 bin insana kapısını, gönlünü açan Türkiye’ye birisi de çıkıp Allah rızası için teşekkür etmez mi?” dedi.

Konferansta katılımcıları Türkçe, Kürtçe, Arapça ve Süryanice “Hoş geldiniz” diyerek selamlayan Ahmet Türk, Türkiye’yi IŞİD’in Sincar (Şengal) ve Kobani’deki saldırılarına sessiz kalmakla eleştirerek, “Şengal’de Ezidi kardeşlerimizin katliamını gerçekleştiren, kadınlarına tecavüz eden bir anlayış karşısında suskunluğumuz halen devam ediyor.

Yıllardır siyasetin dile getirdiği bir söz var. ‘Türkler ve Kürtler kardeştir’. Sizin kardeşlerinizin kızları, kadınları tecavüze uğrarken burda susmanın anlamı yok. Bugün Kobani etrafı kuşatılmış. Türkiye bu kardeşlik hukukunu gerçekten görerek bu sürece müdahale etmelidir” dedi.

 

‘Biraz da teşekkür lazım’

Akdoğan ise sözlerine Türk’e “Ahmet abi” diye hitap ederek başladı. Bitlis’te önceki gece taciz ateşinin ardından bölgeye giden 3 polisin şehit olmasını anımsatan Akdoğan, “Biraz önce Ahmet abi ruh halinden bahsetti. Benim ruh halim de daha şehitlerimizin naaşları toprağa verilmeden bu konuları çok da konuşmak istemiyorum açıkçası. Ama bunlar yaşanmasın diye bu konuları da cesaretle konuşmak durumundayız. Sadece bir iki günde 150 bin insanı kabul edebilmek, ağırlayabilmek büyük bir başarı. Büyük devletler sadece bakıyor, konuşuyor. Peki siz ne yaptınız? Türkiye’yi hep yalnız bıraktınız. Kimsenin Türkiye’ye ev ödevi verme gibi bir lüksü yok. Biraz da teşekkür etmek lazım. 150 bin insana kapısını, gönlünü açan Türkiye’ye birisi de çıkıp Allah rızası için teşekkür etmez mi? Sadece eleştirerek siyaset yapılmaz” dedi.