'AKP neden korkuyor?'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti'yi, parlamentoyu sağlıklı çalıştırmaya davet ettiğini belirterek, ''Milletvekili özgürce düşüncelerini açıklamalı, önergelerini vermeli. AKP neden korkuyor?'' dedi.

'AKP neden korkuyor?'
Abone Ol google-news
Yayınlanma: 30.01.2011 - 10:35

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Giresun'un Güce İlçesi'nde parti otobüsünün üzerinden vatandaşlara hitap etti. Konuşmasına, Güce'ye ilk kez bir genel başkanın geldiğini ifade ederek başlayan Kılıçdaroğlu, kendisinin yurttaşa her yere gideceği ve derdini dinleyeceği sözünü verdiğini hatırlattı. Dün Ordu'da konuşma yaptığı sırada meydandaki AKP teşkilat binasında bulunan partililere de selam gönderdiğini anlatan Kılıçdaroğlu, ''Onlara da selam söyledim. Çünkü ben bize oy vermeyen vatandaşlarıma da saygı duyuyorum. Ben dün AKP'nin değerli üyelerine miting meydanından selam gönderirken Sayın Başbakan çıkmış bize küfretmiş. Müslüman adama küfretmek yakışır mı? Ağzından kötü söz yakışır mı? Size şikayet ediyorum daha fazla konuşursa ağzına biber süreceğim'' diye konuştu.

''İnsanı sevmek, güzel şeyler söylemek, umut vaat etmek varken Başbakan Erdoğan'ın CHP'ye 'eşkıya' dediğini'' ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ''Çıkmış bize eşkıya demiş. Allah aşkına bizim eşkıyalıkla ne alakamız var? Elimizde silah, ağzımızda kem söz mü var? Eşkıyalık bu değildir. Eşkıyalık vatandaşa konuşma hakkı vermemektir, vatandaş derdini anlattığında 'al ananı da git' demektir. Eşkıyalık Meclis'teki milletvekiline konuşma hakkı vermemektir. Vekiller konuşmak istiyor konuşturmuyorsun, millete derdini anlattırmıyorsun. Milletvekili derdini anlatacak, kanunla ilgili derdini anlatacak, 'hayır, konuşma'... Ben konuşmayacaksam milletin derdini nasıl dile getiririm. Kim eşkıya kim yurtsever, kimin ülkenin çıkarlarını savunduğunu, kimin ülkeyi pazarladığını bilin diye anlatıyorum. Kimin inançlara saygılı, kimin ülkeyi kaynaştırmak, bileştirmek ve kimin ülkeyi bölmek istediğini bilin diye anlatıyorum.''

Vatandaşlardan dertlerine çare bulamayan iktidardan sandıkta hesap sormalarını isteyen Kılıçdaroğlu, meydanda bulunanların ''sandıkta hesap soracağız'' sözleri üzerine de ''(Sandıkta hesap sorarız) dediniz ya, şimdi korkarım Recep Bey, 'Güceliler de eşkıya oldu' diyecek'' dedi. Kılıçdaroğlu, AKP iktidarının ''bereketsiz'' olduğunu, halka değil kendilerine çalıştıklarını savundu. Kemal Kılıçdaroğlu, Güce'ye gelmeden önce Ordu'nun Piraziz İlçesi'nde de bir kahvehanede sivil toplum örgütleriyle toplantı yaptı.

 

'Biz, parlamentoda durmak, çalışmak ve üretmek istiyoruz'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Biz parlamentodan çekilmek değil, parlamentoda durmak, çalışmak ve üretmek istiyoruz. Halkın dertlerini parlamentoda dile getirmek istiyoruz'' dedi. Kılıçdaroğlu, Giresun'daki Fiskobirlik Genel Müdürlük binasında gazetecilerin sorularını cevapladı. Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Adalet Komisyonunun CHP'li üyelerinin, Yargıtay ve Danıştay'da yeni daireler kurulmasını öngören yasa tasarısının görüşmeleri sırasında, ''çalışma koşullarının ortadan kalktığı'' gerekçesiyle komisyon üyeliğinden istifasına ilişkin soruyu yanıtlarken, şunları kaydetti: ''Parlamentoda milletin temsilcileri olur. Milletin temsilcileri milletin adına söz sahibidirler, konuşurlar. Adalet Komisyonu bir ihtisas komisyonudur; yasalar gelir orada görüşülür. Ama iktidar partisi çoğunluğuna dayanarak muhalefetin, özellikle CHP'nin milletvekillerinin konuşmalarını kısıtlamıştır. Örneğin '5 dakikadan fazla konuşmayacaksınız', 'bir önerge vereceksiniz' Peki ne olacak? Bu milletvekilleri konuşmayacak, önerge vermeyecek. Ne yapacak? Oturacaklar AKP'nin milletvekilleri kanunu kabul edecekler, onlar seyredecekler. Böyle Meclis olur mu? Siyasi ahlak dediğimiz bir kavram vardır. Milletvekili parlamentoya milletin dertlerini anlatmak için gider. Parlamentoda milletvekilinin sesi kesilirse, bu milletvekili ne yapacak, nerede konuşacak? Sayın Başbakan eşkıyalıkla suçluyordu CHP'yi peki bu nedir? Demokraside bir milletvekilinin konuşmasını kısıtlamak nedir? Orası genel kurul mu? Genel kurulda kısıtlamalar var çünkü içtüzük böyle. Hepimiz içtüzüğü benimsemişiz. Ama ihtisas komisyonunun varlık nedeni uzmanları çağırmak, sivil toplum kuruluşlarını çağırmak onları dinlemek, gerekirse alt komisyon kurmak, tasarıları olgunlaştırmak, itirazları düşünmek, bütün bunlar ihtisas komisyonlarında görüşülür. Almışsınız, toplamışsınız komisyonu, 'konuşmayacaksın, önermeyeceksin'. Niçin? 'Talimat gelmiş biz bu gece, bu tasarıyı buradan çıkaracağız' O zaman parlamentoyu kapatın. Yürütme organı herşeye karar versin, görüşün bitsin. Bizi zorluyor bu. Doğru değil yaptıkları. Arkadaşlarımız da demokratik tepkilerini dile getirip komisyondan çekiliyoruz. Madem konuşmayacağız. O zaman milletvekili komisyonda figüran rolünü üstlenmez. AKP'liler figüran rolünü üstleniyorlar. Onu biz biliyoruz. Kimin figüranı olduklarını da biz çok iyi biliyoruz. Başbakan'dan talimat aldıklarını da çok iyi biliyoruz. Eğer talimatın gerekliliğini yapıyorlarsa o zaman orası yasama organı değildir. Yürütmenin elindeki bir başka organ anlamına geliyor. Onun da bizim anayasamızda ve demokrasilerde yeri yoktur.''

Bir gazetecinin, CHP'nin buna benzer tepkilerinin sürüp sürmeyeceğini ve bir sonraki adımın sine-i millet olup olmayacağına ilişkin sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, ''Şimdi biz normalde tepkimizi verdik. Biz parlamentoda çalışmak istiyoruz, konuşmak istiyoruz. Vatandaşın derdini anlatmak istiyoruz. AKP korkuyor. Vatandaşın derdini Meclis'te anlatmayın. Nerede anlatacağız? 'Siz bekleyin bizim arkadaşlarımız madde okunduktan sonra el kaldıracaklar, madde kabul edilecek. Siz de orada oturun görüşmeler bittikten sonra herkes evine gider' öyle bir anlayış olmaz. O nedenle biz parlamentodan çekilmek değil, parlamentoda durmak, çalışmak ve üretmek istiyoruz. Halkın dertlerini parlamentoda dile getirmek istiyoruz. AKP bunun önüne set çekiyor. Kutuplaştırıyor, gereksiz gerginlikler yaratıyor. İçtüzüğü, yasayı, anayasayı dinlemiyor. Bunlara aykırı davranışlar sergiliyor. Bunlar doğru değil. Arkadaşlarımızın tepkisi AKP'nin yeniden düşünmesine umarım vesile olur'' diye konuştu.

 

'Daha önce bir direniş çağrısı vardı'

CHP'li milletvekillerinin TBMM Adalet Komisyonundan istifalarının ilk kez yaşanan bir durum olduğu ifade edilerek, ''Daha önce bir direniş çağrısı vardı. Ardından böyle bir tepki oldu. CHP'den başka bir tepki de bekleniyor mu?'' sorusunu yanıtlarken, baskıcı rejimlerin dünyanın her tarafında tepkiyle karşılanacağını kaydetti. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ''Herhangi bir AKP'li yurttaşım, benim şu söylediğime 'hayır' diyorsa, samimi söylüyorum ben gidip onunla görüşmek istiyorum. 'A' partisinden ya da 'b' partisinden milletvekili gelmiş Meclis'e, onun konuşması lazım. Siz onu konuşturmamak için her türlü yola başvuruyorsunuz. Ne yapacak bu arkadaşım? Nereye kadar sıkıştıracaksınız? Demokrasi diyorlar. Hangi demokrasi? Bir Başbakan düşünün, 'ağzı olan konuşuyor' diye laf ediyor. Ağız zaten konuşmak içindir. Sayın Başbakan'ın bundan haberi yok mu? Şimdi diyorlar ki 'ağzınıza bant çekin, Meclis'te sadece oturun, aylıklarınızı alın, hiçbir şeye itiraz etmeyin'. CHP olarak biz bunu kabul etmeyiz, içimize sindirmeyiz. Arkadaşların tepkisi... Uzun süre bu tepkinin olmamasını biz çok isterdik. Komisyonların çalışmasını isteriz. Bu ülkenin sorunları var. O sorunlara katkı vermek isteriz. Ama Sayın Başbakan 'benim parlamentoda gücüm var, çoğunluğum var, istediğimi yaparım' anlayışında. Bu anlayış yanlış. Umarım Sayın Başbakan da oturur, düşünür. Çağırır Adalet Komisyonu Başkanı'nı, der ki 'senin vicdanın rahat mı?'. Bir sorsun bakalım.'' Hiç kimsenin, milletvekilinin komisyonda konuşma ve önerge verme hakkını kısıtlayamayacağını kaydeden Kılıçdaroğlu, böyle bir yaklaşımın ne içtüzükte ne de Anayasa'da olduğunu ifade etti.

 

'AKP'ye göre anayasa diye bir şey yok ki'

CHP'li milletvekillerinin davranışına AKP'nin büyük bir ihtimalle tepki göstereceğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: ''Buradan söylüyorum; Sayın Başbakan da duysun. Kendi milletvekilleri parlamentoda olmadığı halde, varmış gibi sahte pusula gönderdiler. Nedir bu? Sayın Başbakan bir şey söyledi mi? Bunun kamuoyunda ve medyada tartışılmasını isterdik biz. Hangi milletvekilleri sahte oy pusulası gönderiyorlar? Üstelik sahte oy pusulasını gönderenlerden bazıları da Hacca gitmiş. Olacak iş değil. Sahtekarlık yaparak milletvekili aylığını almak hangi vicdana sığar? Onlara tepki göstermiyorsunuz, itiraz etmiyorsunuz. CHP milletvekili diyor ki komisyonda, 'ben bu tasarıya karşıyım, düşüncelerimi açıklamak istiyorum'. 'Hayır sen açıklama, konuşma'. Olur mu böyle anlayış. Dünyada böyle demokrasi var mı? Sayın Başbakan bizi Mersin'deki çiftçiye benzetti herhalde. 'Ben bağırırım, çağırırım, CHP ses çıkarmaz.' Biz milleti temsil ediyoruz.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sadece AKP milletvekillerini milletin temsilcisi gibi gördüğünü ileri süren Kılıçdaroğlu, ''O parlamentodaki 550 milletvekili de milleti temsil ediyor. Bazı milletvekilleri AKP'den oy almadıkları halde başkalarının oyuyla oraya gelmiş olanlardır. Sayın Başbakan'ı AKP'yi, parlamentoyu sağlıklı çalıştırmaya davet ediyorum. Parlamentoda düşünceler özgürce dile getirilmeli. Milletvekili özgürce düşüncelerini açıklamalı, önergelerini vermeli. AKP neden korkuyor?'' diye konuştu. Kılıçdaroğlu, CHP'li üyelerin istifasından sonra komisyonun toplanıp toplanamayacağı sorusuna karşılık, Anayasa'da parlamentodaki grupların komisyonda eşit ağırlıkta temsil edilmesine ilişkin hüküm bulunduğunu söyledi. CHP'lilerin istifasıyla bir grubun komisyonda yer almadığına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, ''Ama AKP'ye göre Anayasa diye bir şey yok ki. Onların söyledikleri anayasa. Onlar öyle kabul ediyorlar'' dedi.

CHP lideri, Adalet Komisyonu'nun istifadan sonra çalıştığının, Danıştay ve Yargıtaya yeni daireler kurulmasına ilişkin tasarının komisyondan geçtiğinin hatırlatılması üzerine de ''Anayasa'ya aykırı. Ya Anayasa'nın o maddesini hiç görmeyeceksiniz. Eğer Anayasa'nın o maddesi duruyorsa, komisyonda baksınlar bakalım gruplar eşit ağırlıkta temsil ediliyor mu? CHP grubu yok orada. CHP grubunun olmadığı bir komisyon nasıl çalışacak? O zaman onlara bir görev düşüyor, Anayasa'nın o maddesini kaldırmaları. Bütün komisyonlar AKP grubundan oluşur diye bir madde getirirler, onu da referanduma sunarlar. Sonuç alırlarsa parlamenter sistemi bu hale, arzu ettikleri hale getirirler'' diye konuştu.

Öte yandan Kılıçdaroğlu, Giresun'un Espiye ilçesinde partisinin kadın kollarınca düzenlenen sünnet şölenine katıldı, daha sonra Giresun Sebze-Meyve Hali'nde çalışan vatandaşlarla yemek yedi. Kılıçdaroğlu, FİSKOBİRLİK ziyaretinin ardından ise Fatih Caddesi'nde bir süre yürüyerek, esnaf ve yurttaşlarla sohbet etti.


Cumhuriyet Tatil Otel Rezervasyon

En Çok Okunan Haberler