"AKP yurttaşla alay ediyor"

Gerçek işsizliğin yüzde 30'un üzerinde olduğunu, 13 milyon insanın yoksulluk sınırının altında yaşadığını söyleyen Türkiye Partisi lideri Şener "Kriz yok demek milyonlarca yurttaşla alay ediyorsunuz demektir" dedi.

10 Ağustos 2009 Pazartesi, 12:50
Abone Ol google-news

Eski Başbakan Yardımcısı ve Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, AKP hükümetinin ekonomik krizin olmadığını savunmasının milyonlarca yurttaşla alay etmek anlamına geldiğini kaydetti. Şener, 13 milyon insanın yoksulluk sınırında yaşadığı Türkiyede AKPnin krizin faturasının yoksul halka yüklediğini belirtti. Şenere yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:

- AKP, krizin artık Türkiyeyi etkilemediğini savunuyor. Sizce bu doğru mu?

- İktidar krizin Amerikada olduğunu, Türkiyede olmadığını ve krizin bizi teğet geçtiğini söylüyor. Ama kriz var dedikleri ülke, yani Amerika 2009 ikinci çeyreği itibarıyla yüzde 2.5 küçülüyor. Türkiye ise yüzde 13.8 oranında küçülüyor. Amerikada işsizlik yüzde 9 civarında, Türkiyede gerçek işsizlik yüzde 30ların üzerinde... Şimdi sormak lazım: Kriz Amerikada mı, Türkiyede mi var? Neden ekonomik göstergelerin en fazla bozulduğu ülke Türkiyedir? OECD ülkeleri içinde büyüme, işsizlik rakamlarına bakın Türkiyedeki veriler diğer ülkelere göre çok daha vahim ve kötü olduğunu görüyorsunuz. O halde Türkiyede yanlış olan bir şeyler var. Yanlış yapılan bir şeyler var. Buna bağlı olarak da kriz Türkiyeyi etkilemiştir.


"Milyonlarla alay eden bir Başbakan var"

- Ekonomik kriz Türkiyeyi nasıl etkiledi?

- Finans piyasaları sorunlu görünmüyor şu anda. Türkiyede 2008in son çeyreğinde ekonomi yüzde 6.2 küçüldü. 2009un ilk çeyreğinde ise 13.8 küçüldü. 2009un ikinci çeyreğinde de ekonominin yüzde 10 civarında küçüleceği anlaşılıyor. Bu küçülme trendinin 3. çeyrekte de devam edeceği şu anki verilere göre gözlemleniyor. Şöyle bir durum var. 4 çeyrek üst üste küçülmüş bir ekonominin görüntüsü -henüz süreç tamamlanmamış olmakla birlikte- ortaya çıkmış durumda. Böyle bir ekonomide kriz yoktur derseniz, kriz teğet geçti derseniz, kriz nedeniyle acı çeken ıstırap çeken milyonlarca insanla alay ediyorsunuz demektir. Şu anda başbakanın ve hükümetin yaptığı şey, geçim sıkıntısı içinde varlık mücadelesi veren bu ülkenin insanlarıyla alay etmektir. Bugün 13 milyon insan yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Bu ülkede vesika almak için 60 bin kadın başvuru yapıyor. Emekliler bile yoksulluğa mahkûm olmuşlar. Geçim sıkıntısı içerisindeler. Aylıklarına ya 5 TL, ya 10 TL tutarında yapılan zamlarlar hükümet tarafından alay edilen büyük bir emekli kitlesi var. Esnaf kepenk kapatıyor. Vergi mükelleflerinin sayıları belirgin bir şekilde azalıyor. Üst üste fabrikalar kapanıyor. Çiftçi maliyetlerini karşılayamıyor. Bu ülkenin başbakanı, ekonomiden sorumlu bakanları ekonominin iyi olduğunu, Türkiyede krizin olmadığını söylüyorlar. Bunun tek bir anlamı vardır. Bu ülkelede geçim sıkıntısı nedeniyle mücadele eden geleceğiyle ilgili umutlarını kaybetme noktasına gelmiş milyonlarca yurttaşımızla alay ediyorlar. Bir ülkenin insanıyla alay eden, onu tiye alan bir başbakan olamaz, ama bu ülkede var.


"Türkiye'deki işsizlik hiçbir yerde yok"

- Diğer ülkelerle kıyasladığınızda krizin Türkiyeyi etkileme ölçüsü nasıl?

- The Economist dergisinde 44 ülkenin küçülme ve işsizlik rakamları var. Buna göre ABD birinci çeyrekte yüzde 2.5 küçülmüş. Diğer ülkelere baktığınız zaman Türkiyedeki gibi yüzde 13.8lik bir küçülmeyi yaşamış tek bir ülke yoktur. Krizin teğet geçtiği ülkeler var: Mesela Çin büyümeye devam ediyor. Yunanistan, Norveç, Polonya Avustralya, Hindistan da yüzde 6nın üzerinde büyümeye devam ediyor. Türkiyenin verileri krizin damardan girdiğini gösteriyor. İşsizlik verileri de böyle... 44 ülke arasında en yüksek işsizlik oranlarından biri Türkiyede. Üstelik Türkiyede işsizlik verileri devletin açıkladığı resmi rakamlara göre değerlendiriliyor. Resmi rakamlarda bile genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 30a yakındır. Tarımdaki işsizlik oranı da yüzde 30a yakındır. Devlet resmi işsizlik rakamları güvenilmeyecek rakamlardır. Türkiyedeki işsizlik dünyanın hiçbir yerinde yoktur.

- Yılın yarısında hedefin 2.5 katı kadar bütçe açığı oluşmasını nasıl anlamlandırmak gerek?

- 2009 yılı bütçe açığı 10 milyar TL olarak öngörülmüştü. Yılın ilkyarısı itibarıyla açık 24 milyar TL olarak gerçekleşti. Yani yılın yarısında öngörülenden 2.5 katı kadar bir bütçe açığı ortaya çıktı. Hükümet bununla ilgili ne yapıyor; borçlanma yetkisini arttırıyor. 75 milyar TLye kadar borçlanma yetkisini genişlettiler. Böylece 2009 yılı için bütçenin sürekli açık vereceğini, mevcut bütçe yasasına göre elbisenin içerisinde yönetemeyeceklerini bildikleri için sürekli borçlanacaklarını ilan etmiş oldular. Bu önemli bir finansal sorundur. 2001 krizinden bugüne kadar Türkiyede bütçe dengelerinde bu derece bir bozukluk ortaya çıkmamıştı. Şimdi hükümet yıllardır gelir gider dengesi içerisinde yönetilen bütçenin dengesini de bozmuştur. Bozulan yalnızca ekonomik aktörler değil, devletin kendi finans dengeleridir. Bu ülkenin 70 yıllık birimleri satıldı. AKP eline ne geçtiyse, neyi satabildiyse her şeyi sattı. Bu kadar kamu kuruluşunu piyasaya çıkaran, satan, yabancılaştıran ve buradan gelen gelirlerin Hazineye aktarıldığı bir dönemde bu paralar nereye gitti? Nereye gitti bu paralar da üstüne bütçe açığı patladı? Bunun hesabını vermeleri lazım.


"Üretim tasviye ediliyor"

- Bu kötü tablonun nedeni AKPnin yönetim anlayışından mı kaynaklanıyor?

- Yönetim tarzları şu: Türkiyede üretimi tasfiye ediyorlar. Çalışanı, alın terini ülke için harcayan insanları mağdur ve perişan ediyorlar. Türkiyenin küresel rekabet gücünü yok ediyorlar. AKPnin ekonomi politikalarının özü budur. Her alanda böyle; tarımda, sanayide... Sanayi üretim endeksi rakamlarına göre tüm sektörlerde ekonomi küçülüyor. Üretim kapasitesini kaybediyor. Madencilik, gıda, içecek, tekstil, giyim sektöründe üretim kan kaybediyor. Sanayide istihdam korkunç bir şekilde düşüyor.