Atina’da yüksek gerilim

Davutoğlu’nun sıcak gündemli ziyaretine sahne olan Yunanistan başkentinde gösterilere yasak geldi.

06 Aralık 2014 Cumartesi, 05:00
Abone Ol google-news

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye-Yunanistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin 3. toplantısı için dün Atina’ya gitti. Son dönemde Doğu Akdeniz’de enerji havzaları mücadelesine ilişkin taraflar arasında gerilimin yükseldiği bir zamanda gerçekleşen ziyaretin sıcak gündem maddeleri arasında Kıbrıs müzakareleri, AB üyeliği de var.

Davutoğlu’nun liderliğinde 9 bakanın yanı sıra iş dünyasından isimlerin de bulunduğu, kalabalık Türk heyetinin iki gün sürecek ziyareti için Atina’da geniş güvenlik önlemleri alınırken başbakanın konvoyunun geçeceği alanlarda, şehir merkezindeki kimi caddede protesto gösterilerine Emniyet birimleri tarafından yasak getirildi. Karara gerekçe olarak “kamu güvenliği ve Atina’nın sosyal- ekonomik hayatının bozulmamasını” gösterdi. Önlemler kapsamında şehir merkezindeki kimi caddelerde zaman zaman trafiğe kapatılma uygulaması, kimi metro duraklarının geçici çalıştırılmaması da devreye sokuldu. Kimi kaynak Atina polisinin daha önce benzer bir uygulamayı Almanya Başbakanı Angela Merkel’in ziyareti sırasında da yaptığına işaret etti.  ziyaretinin ikinci günü bugün ayrıca Atina’da yaklaşık 6 yıl önce polisin gösteri sırasında bir genci vurarak öldürmesinin yıldönümü.

Atina Uluslararası Eleftherios Venizelos Havaalanı’nda askeri törenle karşılanan Davutoğlu temasları çerçevesinde Yunanistan Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas ve Başbakan Antonis Samaras’la bir araya geldi. Davutoğlu’nun programında İşbirliği Konseyi toplantısının yanı sıra Türk asıllı Yunan  azınlık temsilcileriyle görüşme de var.

 

Enerji havzaları ve Kıbrıs gerginliği

Ankara’nın Atina ziyareti Doğu Akdeniz’de suların uzun bir süredir enerji havzalarının paylaşımına ilişkin mücadele çerçevesinde ısındığı bir ortamda gerçekleşiyor. Gezi öncesinde yapılan yorumlarda Davutoğlu-Samaras görüşmesinde Kıbrıs konusunda yaşanan “münhasır ekonomik bölge” tartışmasının ele alınacağı, tarafların gerginliği nasıl azaltırız sorusuna yanıt arayacağı beklentisi dile getirilmişti. Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin D. Akdeniz’de doğalgaz, petrol yataklarında sondaj adımı, buna tepki gösteren Türkiye’nin askeri gemilerin refakatiyle birlikte bölgede sismik araştırmalara başlaması gerginliği artırmıştı. Gelişmelerin ardından Güney Kıbrıs Rum Kesimi bölgede İsrail ve Rusya ile ortaklaşa bir askeri tatbikat gerçekleştirmişti. Doğu Akdeniz havzasında bulunan doğalgazın çıkarılmasında yeni bir aşamada geçen ay Yunanistan, Mısır ve Güney Kıbrıs’ın enerji ittifakı konusunda anlaşmalarıyla ortaya çıkmıştı. BBC’nin haberinde görüşmesinin Kuzey ve Güney  ederken gerçekleşeceği” vurgusu yapıldı.

Davutoğlu dün Atina’ya hareketinden önce yaptığı açıklamada, geçen haftalarda Yunanistan Başbakanı Samaras’la görüştüklerini, en kısa zamanda İşbirliği Konseyi toplantısının yapılması kararını aldıklarını anlatarak şu ifadeleri kullandı: “Dolayısıyla hem hükümetler arası bir toplantıda neredeyse ortak kabine toplantısı şeklinde bir mekanizma, geçmişte olduğu gibi yarın da (bugün) gerçekleşecek hem de iş konseyleri toplantısına katılacağız. Böylece ekonomik ve siyasi ilişkilerimizi en geniş kapsamlı katılımla önümüzdeki dönemde ele alacağız ve Türk- Yunan ilişkilerinin Doğu Akdeniz’de ve Balkanlar’da barış, istikrar ve huzur için taşıdığı önem ve ortak işbirliğinin getireceği yeni boyutları yüz yüze görüşme imkânı bulacağız...” Davutoğlu ayrıca Kıbrıs ve Ege’de atılacak adımların da gündemlerinde olduğuna atıfta bulundu. Görüşmelerde Atina’da cami inşası  belirtilmişti.

 

Türkçe açık mektup

Yunanistan’ın milliyetçi çizgideki gazetelerinden Kontranews önceki günkü sayısında bir ilke imza atarak Davutoğlu’nun ziyareti çerçevesinde verdiği haberi Türkçe yayımladı. Davutoğlu’na açık mektup “Yeter artık kabadayılık, gelin her konuda anlaşalım” manşetiyle verilirken şu ifadeler dikkat çekti: “Sizlerle dost ve partner olmak istiyoruz. Düşünün nasıl bir güce sahip oluruz Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs bir olursa... Sayın Başbakan, 100 yıldır kavga eden ve birbirinin gözünü çıkarmaya çalışan iki halk görmekten sıkıldık. Yeter artık... Gelin anlaşalım. Bu didişmenin artık daha fazla devam etmesi imkânsız... Artık nihayet doğru, dürüst, adil ve kalıcı bir çözüm bulmamız gerek. Torunlarımızın barışık yaşaması ve sürekli elleri tetikte yaşamaması gerek... Barış ve dostluk içinde yaşasaydık, memleketlerimizi cennete çevirebilirdik...”