Ayalon, geri adım attı

İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayalon, önce "özür dilemeyeceğim" dese de gece bir açıklama yaparak "Yabancı büyükelçilere hakaret etmek benim tarzım değil ve gelecekte pozisyonumu daha kabul edilir diplomatik yöntemleri ile izah edeceğim" dedi.

13 Ocak 2010 Çarşamba, 07:29
Abone Ol google-news

Türkiye'nin Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol ile görüşmesinin medya tarafından görüntülenmesini sağlayan İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Daniel Ayalon, Oğuz Çelikkol'u daha alçak bir kanepeye oturtarak ve medya önünde el sıkmayı reddederek, Türkiye ile bir diplomatik kriz de yarattı. Krizin patlak vermesinden sonra ilk açıklamasında "özür dilemeyeceğim" diyen Ayalon, İsrail'den de gelen büyük tepkiler üzerine gece saatlerinde başka bir açıklama yaparak geri adım attı. "Türkiye'de İsrail'e yönelik saldırılar konusundaki protestom hala geçerli" diyen Ayalon, "Ancak yabancı büyükelçilerini hakaret etmek benim tarzım değil ve gelecekte pozisyonumu daha kabul edilir diplomatik yöntemler ile izah edeceğim" sözlerine ekledi.

 

'Çelikkol'un geri çağrılması tehdidi karşısında açıklama yaptı'

Haaretz gazetesi, Ayalon'un son açıklamalarını haberleştirirken "Bakan Yardımcısı Ayalon, Türk Büyükelçisi'nden özür diledi" başlığını kullandı. İsrail'in önde gelen gazetelerinden Haaretz, Türk Büyükelçisi Oğuz Çelikkol'a yapılan muameleyi, "Aşağılamak bir politika değil" başlıklı başyazısında sert dille eleştirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İsrail'e yönelik eleştirilerinin yeni olmadığını, Erdoğan'ın politikası ile "Kurtlar Vadisi" dizisi arasında bir bağlantı bulunmadığını belirten gazete, Türk medyasının özgür olduğunu belirterek "İsrail Dışişleri Bakanlığı, diziye odaklanmayı ve Türkiye'yi Yahudi karşıtlığını yaymayı suçlamayı, gerçek eleştirileri yüzleşmekten daha uygun ve kolayı bir hedef olduğu için seçti" yorumunu yaptı.

Ancak "profesyonel" bir diplomatik protestonun İsrail Dışişleri Bakanlığı için yeterli olmadığını belirten gazete, "Ayalon'un yönetiminin gerçekleştirilen aşağılama hareketi, sanki Büyükeçileri küçük düşürerek temsil ettikleri ülkeleri hor gördüklerini gösteren padişahlar döneminden esinlendi gibi. Gösterinin tek eksi olan unsuru, Ayalon'un büyükeçiden Türk bayrağını ayaklarının altına almasını talep etmesi" diye yazdı. Haarezt, İsrail'in 1.5 milyon sivili Gazze'de hapsettiğini görmek için "radikal bir Müslüman" olmak gerekmediğini vurgularken de Gazze'ye yönelik sert politikasının İsrail'in çıkarlarına ve Türkiye ile yakın ilişkilerine zarar verdiğinin de altını çizdi. Gazete şöyle devam etti:
"İsrail, Türk eleştirilerine kulak verse, iyi eder. Aşağılamak akıllı bir politikanın yerini alamaz özellikle Türkiye ile hayati ilişkinin onarılmasına gelince."

Jerusalem Post ise "Türk Büyükelçisinin geri çağrılması tehdidinin karşısında Ayalon, Salı gecesi bir açıklama yaparak niyetinin, Türk Temsilcisine saygısızlık yapmak olmadığını ve gelecekte daha dikkatli davranacağını söyledi" diye yazdı.

 

'Tek başına gereksiz bir kriz yarattı'

Ayalon'un açıklamasının, Türkiye'nin "özür" talebinin arkasında geldiğine dikkat çeken Jerusalem Post'un "Ayalon siyasi kariyeri iflas etti" görüşlerine de yer verdi. Olayın, Ayalon'un, Dışişleri Bakanı olarak Lieberman'ın halefi olma şansını çok olumsuz etkileyeceği yorumları yapılıyor.

Öte yandan, gazeteye göre, üst düzey bir İsrailli diplomat, Ayalon'un, dikkatlerini, "İsrail'in Erdoğan ile ilgili haklı şikayetlerinden uzaklaştırarak Türk Büyükelçisine yapılan muameleye çevrildiği"ni söylerken "Tek başına gereksiz bir kriz yarattı" diye konuştu.