Bağış'tan Ahtisaari'ye yanıt

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Marti Ahtisaari'nin New York Times ve International Tribune'de 10-11 Eylül tarihlerinde yayımlanan makaleleri üzerine gazetelere birer yanıt gönderdi ve "Türkiye sorun değil çözüm, uzak ve yabancı bir sınır değil Avrupa'nın eksik kalan parçasıdır" dedi.

12 Eylül 2009 Cumartesi, 10:52
Abone Ol google-news

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Avrupa politikasının saygın isimlerinden Finlandiya eski Cumhurbaşkanı ve Bağımsız Türkiye Komisyonu Başkanı Marti Ahtisaari'nin 10-11 Eylül tarihlerinde International Herald Tribune ve New York Times'ta yazdığı, Türkiye'nin AB üyeliğini destekleyen görüşler içeren makalesi üzerine iki gazeteye yanıt gönderdi.
 

'Avrupa'nın eksik kalan parçası'

Ahtisarii'nin Avrupa'ya yönelik mesajını gönülden desteklediğini belirten Bakan Bağış, Türkiye'nin AB'den daha iyi muamele görmeyi hak ettiğini belirterek, "Aynı zamanda Türkiye, AB'nin onurlu bir ortağıdır. Sayın Ahtisaari'nin mesajı da Avrupa'nın akil ve saygın beyinlerinin, Avrupa ideallerine olan bağlılığının güzel bir ifadesidir" dedi.

Bağış şöyle devam etti: "Türkiye olarak biz AB'den ayrıcalık istemiyoruz. Türkiye AB'ye yük değil, bir katkıdır. Türkiye, Avrupa'nın geri kalan bölümüyle birleştiğinde, bu sonuçtan herkesin kazançlı çıkacağından emindir. Avrupa'daki bazı dar görüşlü propaganda ve önyargılara karşın, Türkiye bir -sorun- değil, çözümdür. Yine Türkiye, uzak ve yabancı bi sınır bölgesi değil, Avrupa'nın eksik kalan parçasıdır. Tarih ve gelecek Türkiye'nin yanındadır. Bundan eminiz ve gurur duyuyoruz."
 

'Hükümet AB yükümlülükleri konusunda kararlı'

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Hükümetin AB'ye yönelik yükümlülüklerine yerine getirme konusunda kararlı olduğunu, yine hükümet olarak AB'nin de kendi yükümlülüklerini yerine getirmesi konusunda ısrarlı olduğunu belirtti. Türkiye'nin aynı zamanda dünyadaki 1,5 milyar Müslümanın ışığı ve umudu olduğunu dile getiren Bağış, "Dünya Müslümanlarına hep birlikte doğru mesajı vermek zorundayız" dedi.
Egemen Bağış, 21'inci Yüzyılın, AB'nin kısa vade politacılarının Avrupa kıtası ve dünya konusunda yeni ve çağdaş görüşler taşımasını gerekli kıldığını kaydetti. Bağış, "Zaman, bu politikacıların 19'uncu Yüzyıl zihniyetini terk edip, günümüze gelmeleri zamanıdır. Türkiye, hem Avrupa'da hem de Dünyada demokrasi, ilerleme, barış, güvenlik ve kalkınmanın bir diğer adıdır ve Türkiye öyle kalacaktır" dedi.
 

'Türkiye'yi almazsanız Namibya'ya giderim' demişti

Marti Ahtisaari, NYT ve IHT'de yayımlanan makalesinde "Avrupalı liderler sözlerini tutmamaya; pek çok söz verilerek 10 yıl önce başlayan, pek çok olumlu etki yaratan ve gelecek için büyük bir potansiyel taşıyan bir süreci durdurmaya devam ettikleri müddetçe onlara nasıl güvenilebilir?'' diye sormuştu.

AB'nin Türkiye'nin Birliğe katılımı konusunda tereddütlü davranmasının kendi saygınlığına zarar verdiğini, iyi ve dürüst müzakereci imajını da tehlikeye attığını belirten Ahtisaari, Türkiye'nin uluslar arası barışı koruma misyonuna katkıda bulunduğunu, AB liderlerinin olumsuz açıklama ve hareketlerinin Türkiye'nin cesaretini kırdığını, reform yapma isteğini zayıflattığını ve gücendirdiğini kaydetti. Ahtisaari bu tavrın Türkiye'de AB üyeliğine verilen desteğin azalmaya devam ettiğini öne sürmüştü.

Marti Ahtisaari 1999'da Türkiye'ye verilen adaylık statüsünün gerektirdiği sözlerin tutulması zorunluluğuna değinmiş, bir başka konuşmasında ise, "Avrupa Birliği olarak sözümüzü tutmazsak, Namibya'ya iltica başvurusu yaparım" demişti.