Bakımevi işkencesi: Çocuklara kelepçe, büyüklere ölüm

Bursa İbn-i Sina Özel Bakım Merkezi’nin üç eski hastabakıcısı, engelli çocuklara işkence yapıldığı, dövüldüğü ve aç bırakıldığı, 7 yaşlı hastanın da bakım yapılmadığı için öldüğü iddiasıyla ifade verdi.

27 Nisan 2015 Pazartesi, 08:48
Abone Ol google-news

BURSA’da ağır zihinsel hastalığı bulunan kişilerin tedavi gördüğü İbn-i Sina Özel Bakım Merkezi, bu skandalla çalkalanıyor...

Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberine göre; İbn-i Sina Özel Bakım Merkezi’ndeki skandal ilk olarak, Bursa Barosu İnsan Hakları Komisyonu’na yansıdı. Komisyon başkanı Avukat Özgür Kemal Yetkin, merkezde çalıştıklarını iddia eden üç eski hastabakıcının korkunç iddiaları üzerine, bu kişileri Bursa Başsavcılığı’na yönlendirdi. Bakım merkezinde, 25 Kasım 2013’te işe başlayıp altı ay görev yapan S.D., geçen 15 Nisan’da savcılığa ifade verdi. S.D., ifadesinde, S.K. isimli çocuğun görevlilerce odaya kapatılıp koli bandı ve halatla kalorifer peteğine bağlandığını ileri sürerek şu korkunç iddialarda bulundu:

 

“S.K. isimli 16-17 yaşlarında bir çocuk kapalı bir odada, koli bandı ve halatla peteğe bağlı bekliyordu. Çocuğun saldırgan olduğunu, bundan dolayı bağladıklarını söylediler. İ.H.D., A.D., M.D., S.A., E.Ö. isimli idareciler ve işyerinin çalışanı M.K.’nin S.K. ve diğer çocuklara çok kez dayak attığını gördüm. Hatta A.D., arkadan ters kelepçe taktığı bir çocuğu koltuğa doğru hızla iteledi. Ne olduğunu sorduğumda, S. Hanımın, ‘Bunlara iyi davranmayın, bu şekilde davranacaksınız, sizin güçlü olduğunuzu hissetsinler’ dediğini belirtti. S. Hanımın çocuğun ayağını ayakkabısının sivri topuğu ile ezerek, ‘Bunu da yapacaksınız’ dediğini söyledi.”

AÇLIK, PİSLİK VE VİCDANSIZLIK

Otizm hastası Batuhan T. adlı bir hastanın da yanlış ilaçla zehirlendiğini ve bunun örtbas edildiğini savunan S.D., iddialarını şöyle sürdürdü: “Hastaları aç bırakıyorlardı. Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün yemek listesi uygulanmazdı. Ucuz yemekler hastalara verilirdi. Hijyen kurallarına uyulmazdı. Et, süt veya balık sofraya konmazdı.”

K.M. adlı hastabakıcı da 2013’te işe başladığı merkezle ilgili iddialara katılarak, çocuklara işkence yapıldığını ve dayak atıldığını, bazı yaşlı hastaların ölüme terk edildiğini, cinsel taciz ve tecavüz olaylarının kapatıldığını ifade etti.

 

‘Doktor raporuyla kelepçe taktık’

Bakım Merkezi Müdürü İbrahim H. D. ise, dayak, işkence ve ölüme terk etme iddialarını yalanlayarak, çocuklardan yalnızca birine, “doktor raporu” üzerine kelepçe takıldığını ileri sürdü. Diğer suçlamaların asılsız olduğunu ve iddia sahibi kadını işten çıkardığı için bu suçlamaların yöneltildiğini ifade eden D.,  merkezde altısı çocuk, 55 kadar hastanın kaldığını kaydederek, “Ağır özürlü insanların bakımını yapıyoruz. Bir tane çocukla ilgili böyle bir şey (kelepçe takma) var. Ama bu doktor kontrolünde olan bir şeydir. ‘Doktor kelepçe takın’ diyor. Doktorun yazısı var” dedi.

Yedi kişi ölüme terk edildi

İBN-İ Sina Özel Bakım Merkezi’nde çalıştığını söyleyen F.M. adlı hastabakıcı da savcılıkta, “Çocukları dövüp ağızlarına acı biber dolduruyor, kelepçeliyorlardı” ifadesiyle dayak iddiasını doğrulayarak, merkezde bulunan ayrıca yaşlı 7 hastanın da gerekli bakım ve ihtimam gösterilmediği için ‘ölüme itildiğini’ ileri sürdü. F.M., kalp krizi geçiren iki hastanın ambulans çağrılmadığı için öldüğünü savundu. F.M., Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne ifadesinde de 5 yaşlı hastanın bakımsızlıktan ölüme terk edildiğini ileri sürdü.

Valilik: Somutlaşmış bir iddia yoktur

Bursa Valisi ise

ursa Valisi Münir Karaloğlu iseişkenceyle ilgili somutlaşmıy bir iddia olmadığını savundu. Vali Karaoğlu, şunları söyledi:

"İşten çıkarılan bir hanımefendinin hem kendisine hem de bakım altındakilere kötü muamele yapıldığıyla ilgili bize müracaatı olmuş. Valililik olarak iddiayı ciddiye almışız incelemeden sonra Bursa Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmuşuz. Daha sonra da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nda bu ciddi iddialarla ilgili müfettiş istedik. Şubat ayında iki müfettiş geldi. Uzunca bir süre burada inceleme yaptılar. Mart ayında incelemelerini tamamladılar. Ama daha teftiş raporları bize ulaşmadı"

"Olaylar iddia aşamasındadır. Ne savcılık ne de bakanlık açısından somutlaşmış bir iddia yoktur. Hanımefendinin kendisiyle kötü muamelesiyle ilgili cumhuriyet savcılığının kovuşturmaya yer olmadığı ile ilgili kararı var. Olay iki boyutludur. Bir çalışanın kendisine kötü muamele yapıldığı, bu konuyu savcılık sonuçlandırmış. Demiş ki burada iddialar doğru değildir. Kovuşturmaya gerek yoktur. Oradaki hastalarla ilgili soruşturma hem savcılık hem de bakanlık boyutu devam ediyor. Olay ciddiyetle üzerinde durduğumuz bir olaydır. Sonuçlandığında basınımızı da bilgilendireceğiz."