'Başbakan, İmralı canisinin muhatabı haline gelmiş'

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, ''Sayın Başbakan İmralı canisinin muhatabı haline gelmiş, onun randevularını ayarlıyor'' dedi.

06 Şubat 2013 Çarşamba, 14:30
Abone Ol google-news

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Başbakan'ın AB ilgili açıklamalarına değinerek, 2 Ekim 2004 tarihli grup toplantısını hatırlattı ve ''(Önümüzde sadece bir seçenek var. Türkiye'yi AB'ye ya sokacağız ya sokacağız, Katolik nikahı kıydık) diyen sen değil misin?'' diye sordu.

Müzakere çerçeve belgesinde Türkiye'nin AB'ye üyeliğinin açık uçlu bir süreç olduğunun yer aldığını vurgulayan Vural, belgede müzakerelerde ilerlenebilmesi için bulunan ön şartları da okudu. Vural, şöyle devam etti: ''Bütün bunları müzakere çerçeve belgesinde imzalayan sensin, çerçeveyi çizmişsin. Bu çerçevede müzakere açık uçludur, üyelik garanti değildir, AB yapılarına demirleneceksin, Kıbrıs'ı tanıyacaksın...El insaf, Türkiye'yi böyle bir yola sokanlar şimdi kalkıp, 'olur mu?' diyorlar. Kıbrıs'ı AB ile müzakerenin bir parçası haline getiren, ilişkilendiren sizsiniz. Ne kadar kolay milleti kandırmak. Bir 'evet' ile Avrupa'ya, dünyaya bağlanacaksınız. Aldatılan, kandırılan kim? 'Evet' derseniz ambargo kalkacaktı. Ne oldu? Hiç kimse soramıyor.''

Vural, 2005'te ek protokolün imzalandığını, bununla Kıbrıs'a Türk limanlarının açılması garantisinin verildiğini ileri sürerek, şimdi ise Başbakan'ın kendilerinin yürüttüğü bu politikadan şikayetçi olduğunu anlattı. Başbakan'ın, ''Kıbrıs'ı tanıyacak mısınız?'' diye sorulduğunda, ''dünya tanımış, sen tanımazsan ne olacak?'' dediğini iddia eden Vural, ''Bugün, 'Kıbrıs'ta Rum diye bir devlet yoktur' diyor. Evet öyle bir devlet yok. Ama 'Kıbrıs' diye bir devleti sen Rumlara teslim ettin, Enosis. Hep kandırıldık, aldatıldık. Hep bu maskeli siyaset pazarlandı'' dedi.

Vural, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, ''Niye, İsrail uçakları Esad'ın sarayının üzerinden uçup, ülkesinin onuruyla oynarken bir çakıl taşı bile atmıyor'' dediğini dile getirerek, ''Senin 9 vatandaşın öldürülürken sen niye kılını kıpırdatmadın. Şov yapıyorsunuz. Suriye konusunda AK Parti'nin yedi huzmeli ampulüyle İsrail'in yedi başlı şamdanı aynı politikada buluşmuş görünüyor'' diye konuştu.

'TSK'nin okşanması lazım'

Toplantının ardından Vural, gazetecilerin, Başbakan'ın, ''PKK ile kucaklaşanı İmralı'ya göndermem'' sözlerinin hatırlatması üzerine, şunları söyledi: ''Kendi aralarında hallederler onlar, müzakere ortakları. Üzüntü verici konu Sayın Başbakan İmralı canisinin muhatabı haline gelmiş, onun randevularını ayarlıyor. 'Nereden bulaştırıyorsunuz bu masum adamı, kader kurbanı bu adam, PKK filan ilişkilendirmeyin onu'' diyor herhalde. Oradan bir iyi adam çıkaracaklar. AK Parti bebek katilini, İmralı'da yatan caniyi politik bir araç olarak kullanıyor. Sayın Başbakan'ın buraya kimler gidecek, ne yapacak? 'PKK ile kucaklaşanı İmralı'ya göndermem.' Peki İmralı kim? PKK terör örgütünün başı. Yani diyor ki, 'İmralı iyi adam.' Sorun nerede, sorun sizin hazmetmenizde. Bu süreci hazmettirmek için bütün aktörler rollerini oynayacaktır.''

Vural, 4 partinin 3'ünün eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un cezaevinde olmasına eleştiriler getirdiğini belirterek, ''Bu konuda partinizden bir çıkış oldu, bu konuda bir girişiminiz olacak mı?'' sorusu üzerine, Başbakan'ın tutukluluk sürelerinden rahatsızlığını ifade ettiğini söyledi. Vural, şunları kaydetti: ''ABD Büyükelçisi de şikayetçi çok enteresan. BOP Başkanı ile eşbaşkanı aynı eksende, politikaları birlikte oluşturuyorlar galiba. Bizim önerimiz gayet açık Sayın Başbakan'ın bu konuda tutukluluklarla ilgili bir çözüm önerisine MHP destek olacaktır. Sayın Başbakan'ın bu ifadeleri timsah gözyaşlarından öteye bir anlam taşımıyor açıkçası. Burada çok güzel bir psikolojik hareket yürütülüyor. PKK terör örgütü, bebek katili muhatap alınıyor. Muhatap alınırken de biraz TSK'nin okşanması lazım. PKK ile TSK'yi aynı kefeye koymak suretiyle PKK ile ilgili müzakereleri TSK'ya yapılacak bir sempati ifadeleriyle kamufle etme amacından öteye bir amacı yoktur.''