'Başbakanlık sistemi şartlar olgunlaştığında'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın "Başkanlık sistemi merhum Alpaslan Türkeş'in Dokuz Işık ilkeleri içinde var" yönündeki açıklamalarını yazılı açıklamayla yanıtladı.

09 Mayıs 2012 Çarşamba, 14:25
Abone Ol google-news

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın MHP eski Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in düşüncelerine atıf yapmasıyla ilgili yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, "Şahlık, sultanlık, tiranlık, krallık ve emirlik hayalleri Başbakan Erdoğan'ın aklını başından almış ve bu unvanlara ulaşma çabası şuurunu kaybettirmiştir" iddiasında bulundu.

'Dokuz ışığı eline tutuşturmuşlar'

Başbakan'ın her yurt dışı ziyareti öncesinde ülke gündemini meşgul edecek çıkışlar ve teklifler getirmesinin, iyice klasikleşmiş ve bayatlamış bir siyaset taktiği olduğunu iddia eden Devlet Bahçeli, "Dokuz Işığın Başbakan'ın işine gelince referans kitapları arasına girdiği ve yurtdışı seyahatlere giderken bile alelacele eline tutuşturulduğu anlaşılmaktadır" derken açıklamasını şöyle sürdürdü:
 

'Şartlar olgunlaştığında...'

"Aslına bakılırsa bu bizim açımızdan memnuniyet verici, kendisi açısından bir nebze de olsa umut verici bir gelişmedir. Başbakan'ın ilham kaynakları arasında merhum Başbuğumuzun fikirlerinin bulunması, göz nurumuz 'Dokuz Işık'tan havaalanlarında bile pasajlar okuması son derece dikkat ve ilgi çekicidir. Ancak fikriyatımızın pusulası niteliğinde bulunan bu eserin, 'Tek Başkan-Tek Meclis Sistemi'nin izah edildiği bölüme dar, kısır, sabit ve çapsız bir zihniyetle yaklaşması Dokuz Işığı layıkıyla anlamadığına delil teşkil etmiştir. Dokuz Işık'ta tarih ve töremiz bağlamında, milli ve üniter devlet çatısı altında başkanlık sisteminin savunulduğu ve tavsiye edildiği hepimizce bilinen bir husustur. Ancak bunun şartlarının, ortamının, siyasi ve toplumsal ikliminin oluşması ve olgunlaşması için; otoriter heveslerin, dikta özlemlerinin terk edilmesi, üstelik Türk milletinin bir ve bütünlüğü konusundaki tüm kaygıların giderilmesi keyfiyetten öte bir zorunluluktur."

'Türkiye Cumhuriyetini 'Anadolu Halklar Topluluğu' yapacaklar'

MHP Lideri Devlet Bahçeli Başbakan Erdoğan'ın başkanlığı şahsi egolarını tatmin, bölünmeyi sağlama, üniter yapıyı federasyonla yer değiştirme amacıyla benimsediğini iddia ederken, "Türkiye Cumhuriyeti'ni 'Anadolu Halklar Topluğu' haline dönüştürmeyi, Türk milletini etnik kimliklere geriletmeyi bu yolla gerçekleştireceğini hesap etmektedir. Şüphesiz bu konuda en büyük engel olarak partimizi gördüğünden, merhum Başbuğumuzu ve düşüncelerini pervasızca, kurnazca ve işgüzarca amaçlarına istismar etmekten kaçınmamaktadır" dedi.

'Erdoğan dokuz Işığı kabul ederse söyleyecek sözümüz olmaz'

Başbakan Erdoğan'ın şayet, Dokuz Işığın tüm ilkelerini kabul ettiğini itiraf etmesi, yıkımdan dolayı özür dilemesi ve bu zamana kadar ki çarpık ve dağılmayı teşvik edecek politikalarından caydığını açıklıkla belirtmesi durumunda kendisine söyleyecek sözlerinin olmayacağını kaydeden Bahçeli, "Bu şartlar altında Türkiye Cumhuriyeti'ni ve bin yıllık kardeşlik hukukunu teminat altına alan, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü sağlam esaslara bağlayan, huzuru ve ekonomik gelişmeyi hayata geçirecek olan, her adıma destek ve yardımdan hiçbir zaman imtina etmeyiz" dedi.
 

'Gül, başkanlık sistemi konusunda görüşlerini açıklasın'

Bahçeli, başkanlık sisteminin Türkiye'nin bugünkü siyasi ve sosyal ortamı içinde hayata geçirilmesi asla uygun olmadığı yönündeki görüşünü yineledi. Devlet Bahçeli, "Bununla birlikte oturduğu makamı tartışılır hale gelen ve icra ettiği görevi ihmal edilen Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'de, başkanlık sistemiyle ilgili görüşlerini ve bu kapsamda nerede durduğunu milletimize mutlaka açıklamalıdır. Zira spekülasyonların merkezinde Cumhurbaşkanlığı ve doğrudan doğruya bizatihi kendisi bulunmaktadır" çağrısında da bulundu. MHP Genel Başkanı Bahçeli şöyle devam etti: "Bilinmelidir ki, Başbakan Erdoğan'ın başkanlık sistemine istekli olması Türkiye Cumhuriyeti'nin feshedilmesine ve milletimizin ayrıştırılmasına dönük sinsice döşenmiş tuzaklarla doludur. Bu itibarla Milliyetçi Hareket Partisi başkanlık sistemine karşı duracak, karşı gelecek ve karşı çıkacaktır. Başbakan'a tavsiyemiz, Dokuz Işığın bir sayfasına değil de, asıl ruhuna odaklanması ve kendi payına düşmesini temenni ettiğimiz gecikmiş dersleri çıkarmasıdır. Ancak bu sayede kararan, kapanan, kasvetleşen vicdanı aydınlanacak; milletin, milliyetin ve milliyetçiliğin ne demek olduğunu ümit ederiz ki idrak edebilecektir."