Betül Çotuksöken'e armağan

Ahu Tunçel, Zekiye Kutlusoy ve Güncel Önkal’ın yayına hazırladığı “Felsefeye Giriş Yolları Dışdünya-Düşünme-Dil: Betül Çotuksöken’e Armağan” okuru, bir filozofun anılarından ve yaşamından hareketle, bir felsefe yolculuğuna davet ediyor, bu yolculuk boyunca bir rehbere dönüşüyor.

12 Mart 2018 Pazartesi, 16:19
Abone Ol google-news

Karşılık beklememek birine armağan vermenin en güzel tarafı olsa gerek. Ancak konu akademik ve bilimsel bir edebiyat geleneği diyebileceğimiz armağan kitaplar olduğunda, her ne kadar bir karşılık beklemese de onu hazırlayanlar, ona katkıda bulunanlar ve nihayet onu okuyacaklar da bu armağandan paylarını fazlasıyla alır. Çünkü armağan kitaplar, sadece kitaba konu olan kişinin yaşamını, deneyimlerini, kendi alanına katkılarını paylaşarak onun varlığını kutlamakla, ona duyulan saygı ve sevgiyi ifade etmekle kalmaz, aynı zamanda bu vesileyle yani değerli bir insanın varlığı ve onun varlığının kutlanması aracılığıyla bilgi de paylaşır.

Hiç bilmediğimiz ya da aşina olduğumuz bir alanın, bir bilim dalının kapıları, okurlar için aralanır. Böylece kendisine karşılıksızca armağan verilen değerli bir insanın yaşamı, o yaşamı, o yaşamdan süzülüp gelen anıları ve çalışmaları okuyacaklar için kendisi bir armağana dönüşür. İşte Prof. Dr. Betül Çotuksöken için hazırlanan Felsefeye Giriş Yolları Dışdünya-Düşünme-Dil: Betül Çotuksöken’e Armağan adlı kitap da değerli felsefecimize bir armağan olarak sunulmanın yanı sıra okurlar için de bir armağan olma özelliğini taşıyor.

  

YAŞAM VE FELSEFE YOLCULUĞU

Kitabı okurken tıpkı editörlerinin kitabın arka kapağında belirttiği gibi sadece felsefeye adanan bir yaşamın, Betül Çotuksöken’in yolculuğuna tanık olmakla kalmıyor, bir filozofun anılarıyla felsefe metinlerinin ustalıkla harmanlandığını da görüyoruz. Kitabın editörlerinden, aynı zamanda Çotuksöken’in öğrencilerinden ve meslektaşlarından biri olan Ahu Tunçel’den öğrendiğimize göre kitabın hazırlanma aşaması, bazı nedenlerden dolayı hayli uzun sürmüş ve nihayet 2018 Ocak ayı itibariyle tamamlanabilmiş.

Tunçel’le birlikte kitabın diğer editörleri ise yine Çotuksöken’in meslektaşları: Zekiye Kutlusoy ve Güncel Önkal. Editörler, kitabı dört bölüm olarak tasarlamış: İlk bölüm, Prof. Dr. Betül Çotuksöken’le yapılan bir söyleşiyle başlıyor. Bu sayede onu kendi ağzından dinleme ve çocukluğundan başlayarak bugüne kadarki yaşamında, onun için önemli olan anları, anıları, insanları, olayları ve düşünceleri öğrenme ve bir filozofun derinlikli, incelikli dünyasına dokunma şansını elde ediyorsunuz.

Söyleşi bittiğinde, küçük yaştan itibaren, zaman zaman yaşadığı hayal kırıklıklarına ve mutsuzluklara rağmen yolunda ilerleyen, yılmadan azimle çalışan ve çalışmaya hâlâ devam eden Çotuksöken’in duruşuna hayranlık duyuyor, içinizden böyle bir yaşamın ve bakışın, bir armağan kitabı çoktan hak ettiğini düşünüyorsunuz.

Birinci bölümün hemen arkasından Betül Hoca’nın akademik çalışmalarının, eserlerinin, makalelerinin, yürüttüğü tezlerin ayrıntılı ve uzun bir listesi çıkıyor karşınıza. Bu hayranlık uyandıran listenin uyandırdığı merakla kitabın ikinci bölümüne geçiyorsunuz. Burada “Anılar/İzlenimler” başlığı altında yer alan yazılarla Çotuksöken’i sadece akademisyen olarak değil, sevilen bir hoca, bir anne, eş, babaanne veya dost olarak tanıyıp anlıyorsunuz.

Güncel Önkal anılarında, karşısındaki insanda var olanı açığa çıkaran bir yol gösterici, gelini Burcu Çotuksöken’e her yeni iş girişiminde “Yapabilirsin, niye yapamayasın” diyerek destek olan bir anne, öğrencisi Zeki Taş’a “Herhalde İstanbul Üniversitesini Betül Çotuksöken kurmuş olmalı ve sahibi olmalı ki bu kadar çok çalışıyor!” diye düşündüren bir hoca… Bütün bunları okuduktan sonra, öğrencileri, dostları ve yakınları tarafından hayranlıkla ve sevgiyle anlatılan bu değerli felsefecinin, düşünce dünyasını, onun felsefe çalışmalarını daha çok merak ediyorsunuz. Zaten bu merakı gidermek için de kitabın üçüncü bölümünde Çotuksöken’in felsefi söylemi üzerine kaleme alınan ve onun düşünce dünyasını tanımamızı sağlayan yazılara yer veriliyor.

Örneğin Dilek Arlı Çil, Betül Çotuksöken’in felsefi söylemini, onun üzerinde derin izler bırakan hocası Nermi Uygur’un felsefi yaklaşımıyla bağlantılı olarak ele alırken Mustafa Günay, onun söylemindeki insana yönelik belirlemelerin altını çiziyor. Daniş Navoro ise insanın üretim etkinliğini Çotuksöken’in antropontolojik bakış açısıyla çözümlemeyi deniyor. Bu yazılarla, Çotuksöken’in felsefe yolculuğunun kilometre taşları bir bir açığa çıkmaya başlıyor ve bu ülke topraklarında doğup yetişmiş bir kadın felsefecinin, yaşama ve insan dünyasına böyle aydınlık, açık ve keskin bakışı, okuyanı hem şaşırtıyor hem de etkiliyor.

 
GENİŞ BİR FELSEFİ YELPAZE

Kitabın son bölümünde ise Betül Çotuksöken’in yaşamı boyunca içinde bulunduğu farklı felsefe çevrelerinden dostlarının, yakınlarının, çeşitli dönemlerde öğrencisi olmuş kişilerin akademik yazıları ile Türkiye’deki felsefe çalışmalarına önemli bir katkı sunuluyor ve o, kendisine ithaf edilen bu metinlerle bahsi geçen katkının sebebi hâline geliyor.

Yirmiden fazla yazının bulunduğu bu bölümde, geniş bir felsefi yelpazenin izini sürebiliyoruz: Kurtul Gülenç, Nietzsche ile yüzleşirken Zekiye Kutlusoy, cumhuriyet dönemindeki felsefeye değiniyor, Kaan Harun Ökten “Sansür ve Kant” metniyle Kant üzerinde derinleşirken Afşar Timuçin, “Baudelaire’in Platon’cu Dünyası”na girmemizi sağlıyor.

Bu metinleri okudukça Çotuksöken’in felsefi söylemiyle başlanan felsefe yolculuğunda, artık sadece onun felsefe dünyasında olmadığınızı fark ediyorsunuz. Felsefeye Giriş Yolları Dışdünya-Düşünme-Dil: Betül Çotuksöken’e Armağan sizi, bir filozofun anılarından ve yaşamından hareketle, bir felsefe yolculuğuna davet ediyor, bu yolculuk boyunca size rehberlik ediyor.

Bitirdiğinizde, bir de bakıyorsunuz ki kitap sizin için felsefeye giriş yollarından biri olmuş ve şimdi siz de felsefenin tam orta yerinde, felsefi düşüncenin çekirdeğindesiniz. Bu kez, Çotuksöken’in kendisi değil ama onun için hazırlanan bir armağan kitap, hocalığını yapıyor ve sizi felsefenin tam buldum derken kaybettiğimiz, yol burada bitti derken yürünecek yeni yollar keşfettiğimiz, sonsuz soru ve sorunlarıyla ama bilginin ve bilmenin tadı damağınızda kalan, daha fazlasını öğrenme isteğine yol açan hazzıyla baş başa bırakıyor. Kitap, felsefeye çoktan başlayanlar için paha biçilmez bir kaynak ama daha da önemlisi felsefeye başlamak isteyenler için bir yolculuk daveti.

Felsefeye Giriş Yolları- Betül Çotuksöken'e Armağan / Yayına Hazırlayan: Ahu Tunçel, Zekiye Kutlusoy, Güncel Önkal / Papatya Yayınları / 360 s.