Bir karasevda öyküsü

Genç oyuncular Tuba Büyüküstün ve Kenan Ece'nin başrolünü paylaştığı Sevdaya Durmak'ın setine konuk olduk. Büyüleyici Karadeniz coğrafyasında çekimleri süren film din nedeniyle kavuşamayan âşıkları anlatıyor.

03 Ekim 2009 Cumartesi, 07:51
Abone Ol google-news

Türk sinemasının duayenlerinden Yusuf Kurçenli, genç ve usta oyuncu kadrosuyla dokunaklı bir aşk hikâyesine imza atıyor. Sevdaya Durmak 19uncu yüzyılda geçiyor. Osmanlı, yasal düzenlemelerle Hıristiyan tebaayı Müslümanlarla eşit hale getirince kilise, gizli Hıristiyanların dinlerini açıklamasını istiyor. Ancak aşk hikâyesinin kahramanlarından biri Hıristiyan ve sevgilisi bu durumu bilmiyor. Filmde Tuba BüyüküstünEsma karakterini canlandırıyor. Kenan Ece ise sevgilisi gizli Hıristiyan Mustafa. İkiliyle Rizede Sevdaya Durmak filminin setinde konuştuk...

Büyüküstün, sinema filmi olarak bunun henüz bir başlangıç olduğunu, kesinleşmiş teklifler olmasa da bu iyi başlangıcın rüzgârıyla pek çok iş yapabileceğine inanıyor.

Büyüküstün 2003 yılından beri dizilerde rol alıyor. Ama üçüncü dizi projesi olan Ihlamurlar Altındanın sonunda karar vermiş oyunculuğa. Mimar Sinan Üniversitesinde Kostüm Tasarımı eğitimi alan Büyüküstüne neden bu kadar beklediğini soruyoruz, bir idrak ve karar sürecinden sonra kararını verdiğini anlatıyor: Oyuncu olmak planlarım arasında yoktu. Dolayısıyla bu fırsat karşıma geldiğinde, birden kendimi bu ortamın içinde bulduğumda düşündüm. Oyunculuk hayatımın bir evresini mi oluşturacak yoksa hayatımın bir parçası mı olacak? sorularını sordum kendime. Ihlamurlar Altında bitince bu işi yapmak istediğimi farkettim. Oyunculuğun beni çok mutlu ettiğini anladım.

 

Farklı roller gelecek

Oynadığı rollerin genelde kavuşamayan aşıklar olduğunu, farklı bir rolde oynamak isteyip istemediğini sorunca Büyüküstün bunu çok istediğini ve farklı rollerin geleceğinin de müjdesini duyuyoruz. Büyüküstünün şu an belli olan projesi yine bir Tomris Giritlioğlu yapımı. Benim Küçük Meleğim adlı ünlü My Fair Lady filminin bir uyarlaması olacak dizide bir çingene kızını canlandıracak. Büyüküstün, oynadığı bütün rollerin kendisi için farklı olduğunu da ekliyor: Dışardan bakıldığında benzer geliyor ama benim için hepsi çok farklı birbirinden. Her biri için ayrı ayrı hissediyorum, çalışıyorum, her biri de bir karakter olduğundan aslında aynı değiller.

 

Başka biri olamam

Sevdaya Durmak filminde Büyüküstün büyük bir aşkla seven bir genç kızı canlandırıyor. Esmanın aşkının engeli din. Büyüküstün’e bu rolü nasıl içselleştirdiğini sorduğumuzda,Hikâye çok büyüleyici. Bir efsaneyi dinlerken efsane haline gelmek. Benim bu filmle ilgili cümlem bu. Bir efsaneyi dinliyor ve kendisi o efsane oluyor.

Büyüküstün bir yandan da resim yapıyor. Kendisi için bu hobisinin çok büyük bir keyif olduğunu anlatan oyuncuya sergi açmayı düşünüp düşünmediğini sorduğumuzda, Neden olmasın? diyor: İstiyorum çünkü resim de heykel de benim eğitimimin içindeydi. Şu anda da içimdekileri paylaşıyorum resimleri de paylaşmak güzel olacak.

Büyüküstün kendi halinde bir hayat sürüyor. Magazine bulaşmıyor. Yine de karşı taraftan durmadan dürtükleniyor deyim yerindeyse. İki yıl üst üste aynı bikiniyi giydiği için eleştiriliyor. Bununla nasıl başa çıktığını sorduğumuzda Büyüküstün, Aynı mayoyu giymişim ne güzel! diyor. Bu konuda yapabileceği bir şey olmadığını, bunu reddetmek gibi bir imkânı olmadığını, kendisi olmaya devam etmeye çalıştığını anlatıyor: Hikâyeler yazıyorlar bir de. Ama ben başka biri olamam. Başka biri olmayı seçersem o zaman olduğum şeyi kaybederim.

O yüzden mi yanıt vermiyorsunuz diye sorunca, Söyleyecek bir şey yok ki aslında. Bazı sorular, durumlar var kendi kurdukları hikâyeyi soruyorlar. Yanıt yok. Gerçekten yokdiyor.

 

Kenan Ece:

Aşk hikayesi beni çok etkiledi

Kenan Ece, Sevdaya Durmak filminde Esmanın sevgilisi Mustafa rolünde. Eceye öncelikle oyunculuk eğitimi için neden Amerikayı tercih ettiğini soruyoruz. Oyunculuğa merakının çocukluktan itibaren olduğunu ancak ailesinin pek istemediğini anlatıyor. Liseden sonra ekonomi ve tiyatro eğitimi için gitmiş Amerikaya. Daha sonra İrlandaya taşınmış ve iki yıl boyunca finansman analistliği yapmış. Ancak bu süreçte oyunculuk dersleri almaya devam etmiş. Bu sırada bir ajansın kendisiyle bağlanyı kurmasıyla kamera önü macerası başlamış Ecenin. Sonrasında İrlanda Devlet Tiyatrosunda çalışmış. Ve Türkiyeye dönmüş. Bu ani dönüşün nedeni ise Türkiyede oyunculuk açısından daha fazla fırsat olmasıymış. “Buraya geldiğimde teklifler gelmeye başladı. Yurt dışında oyunculuk yaparken sık sık çalışamıyorsunuz ama Türkiyede iş bulmak daha kolay oluyor.Dil açısından mı yoksa tip açısından mı daha zor yurtdışında diye sorduğumuzda Her ikisi de diye yanıt veriyor Ece. İngiliz ya da İrlandalı olarak kasta giremiyorsunuz tabii ki. Daha çok Ortadoğu ya da Akdeniz tiplerine uygun görüyorlar. Ne kadar temiz konuşsanız bir İngiliz gibi olmuyordiyor. Yurtdışında ısınma turlarını oynadığını ve artık 90 dakika sahada olmak istediğini söylüyor Ece.

 

Sette çok mutluyum

Amerikada da İrlandada da en çok tiyatro oyunlarında rol almış Ece. Gönlünde yatan aslanın tiyatro mu olduğunu sorduğumuzda, Oyunculuğa tiyatro tarafından ilgi duyduğum için evet diyebilirim. Sinema oyunculuğundan da çok keyif alıyorum ama tiyatroda çalışmak istiyorumdiyor.

Masumlar dizisini sorduğumuzda çok güzel bir çalışma olduğunu ve evindeki iki DVDyi arada bir misafirlerle birlikte izlediklerini söylüyor gülerek Ece. Dizinin yayınlanmamasının da bir şans olduğunu da belirtiyor.Bu şekilde Türkiyedeki ilk projem bir sinema filmi oldu. Sinema diziden daha sıkı bir çalışma gerektiriyor. Türkiyedeki çalışma ortamını tanımak açısından benim için çok büyük bir şans bu set. Dizide oynasam yine dizilerde rol alacaktım.Filmdeki rolü için başka bir dine mensup olarak bir sosyal ortamda nasıl varolacağını hayal etmiş Ece, kendisinin yurtdışına ilk gittiği zamanları düşünmüş. Çok da bilgi sahibi değildim bu konuda ama çok etkiledi beni aşk hikâyesi. Burada, bu sette çok mutluyum, hiçbir ego şişkinliği olmayan büyük oyuncularla aynı ortamı paylaşıyorum bundan çok gurur duyuyorum diyor.