Birleşik Krallık sandık başındaydı... İşte günün özeti

İngiltere genel seçimlerinin galibi Muhafazakar Parti oldu.

08 Mayıs 2015 Cuma, 23:56
Abone Ol google-news
 
Britanya genel seçiminden Başbakan David Cameron büyük zaferle çıktı.  Britanya genel seçiminden Başbakan David Cameron büyük zaferle çıktı. Cameron liderliğindeki Muhazakar Parti parlamento çoğunluğunu kazandığından koalisyon gerek bile kalmadı. İskoçya aslanı da kükredi. Bağımsızlık referandumunu kaybetmesine rağmen daha güçlenen İskoç Ulusal Partisi (SNP), bölgeden Britanya parlamentosuna giden milletvekilliklerini silip süpürdü. Seçimin Muhazakarlar ile İşçi Partisi arasında başabaş geçeceğini öne süren anket şirketleri, anamuhalefetteki İşçi Partisi, koalisyon hükümetinin ortağı Liberal Demokrat (Lib Dem) Parti, AB karşıtı-İngiliz milliyetçisi UKIP ağır hezimete uğradı. UKIP lideri Nigel Farage, Lib Dem lideri Nick Clegg, İşçi Partisi lideri Ed Miliband 52 dakika içinde birbiri ardına istifa etti. 
 
Britanya’da 45 milyon seçmenin yüzde 66’sının sandığa gitmesi, son 10 yılın en yüksek katılımı oldu. 650 vekilli parlamentoda çoğunluk için 326 sandalye gerekirken, Muhafazakarlar vekil sayılarını 306’dan 331’e çıkardı. İşçi Partisi, tartışmalı Gordon Brown liderliğinde 2010’da 258 vekille iktidarı kaybetmişti, bu kez alay konusu olan Ed Miliband’la 232’ye kadar geriledi. Lib Dem 57’den 8’e indi. İskoçya için 59 vekil ayrılırken, İşçi Partisi’nin varlığını silen SNP vekil sayısını 6’dan 56’ya çıkardı. Galler milliyetçisi Plaid Cymru 3, lideri Farage’ı bile parlamentoya sokamayan UKIP 1, Yeşiller 1 ve diğerleri 19 vekillik aldı. Oyların yüzde 37’si Muhafazakarlara, 31’i İşçi Partisi’ne, 13’ü UKIP’e, 8’i Lib Dem’e, 5’i SNP’ye, 4’ü Yeşillere, 1’i Plaid Cymru’ya gitti.
Dün Kraliçe Elizabeth’in huzuruna çıkıp başbakanlığa dönen Cameron, “Büyük Britanya’yı daha büyük yapacağım. Birlik benimle güvende. Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda’ya vaat edilen daha fazla ademi merkeziyetçilik hayata geçecek. Saygıyla hükümet etmek, Britanya’nın farklı uluslarının kendi hükümetleri olduğunu da tanımaktır. Bu ulusların hükümetleri daha da güçlü hale gelecek. İskoçya’da planımız dünyanın en güçlü ademi merkeziyetçi hükümetini yaratmak. İngiltere için de adil mütekabiliyet olacak” dedi. Britanya’nın AB üyeliğini referanduma götürme sözünü tutacağını ekledi. 
 
Milifandom teşekkürü
 
Cameron’ı arayıp tebrik eden Miliband, istifa konuşmasında “Yenilginin tüm sorumluluğunu üstleniyorum. Çok üzgünüm” dedi. “Britanya’nın güçlü bir İşçi Partisi’ne ihtiyacı var. Bu yenilgiden sonra kendini yeniden inşa edecek bir İşçi Partisi’ne ihtiyaç var ki, emekçinin haklarını savunan bir hükümetimiz yeniden olabilsin” vurgusu yapan “Kızıl Ed”, alay konusu olduğunda kendilerini aynı komik durumlarda görüntüleyerek sosyal medyadan destek veren taraftarlarına “21. yüzyılın en beklenmedik kültü olan “Milifandom” için teşekkür ederim” diye seslendi. “Bu partiye uzlaşmaz bir kişilik olmadan uzlaşmama kültürünü getirdiğime inanıyorum, bunu unutmayın” diye ekledi. Miliband, İşçi Partisi liderini seçene dek genel başkanlığı kadın yardımcısı Harriet Harman’a devretti. 
 
Cameron’un kemer sıkma politikalarına ortak olmanın bedelini ödeyen Clegg, gözü yaşlı istifa konuşmasında, milliyetçilik ve korku politikaları karşısında liberalizmin yenilgiye uğradığını savundu. Farage, 2014 AP seçimlerinin birinci partisi UKIP’in bu eriyişini şöyle yorumladı: “İskoç miliyetçiliğinin yükselişinden korkanlar, hükümeti sağlama bağlamak istedi ve topyekün Muhazafakarlara oy verdi. SNP nasıl oluyor da İskoçya’da oyların yüzde 50’sini (1 milyon 450 bin oy) ama vekilliklerin tamamını alabiliyor. UKIP 3 milyon 875 bin oyla nasıl bir vekillikte kalabiliyor? Gerçek bir radikal reforma ihtiyaç var ve öncülüğünü UKIP yapacak.” Genel başkanlığı kadın yardımcısı Suzanne Evans’a devreden Farage, “Hayatımın en kötü günü 5 yıl önce araba kazası geçirip yoğun bakıma girdiğim zamandı, bugün değil. Üstümden büyük bir yük kalktı, hiç bu kadar mutlu olmamıştım. Yazı boşta geçireceğim ve yeniden liderliğe aday olup olmayacağıma karar vereceğim” dedi.  
 
İskoç tsunamisine birlik dayanır mı?
 
Geçen yıl bağımsızlık referandumu kaybedilince istifa eden eski İskoçya Başbakanı ve SNP lideri Alex Salmond, “İskoç aslanı kükredi, İskoç tsunamisi” saptamaları eşliğinde, bölgede Muhazakarların meşruiyeti kalmadığına dikkat çekti. Şimdi Londra'ya gelecek güçlü SNP grubuna kurt politikacı Salmond liderlik yapacak. Halefi Nicola Sturgeon, “Taşlar yerinden oynadı” saptaması eşliğinde, “İskoçya açık ve net şekilde kemer sıkmaya son, daha fazla kamu hizmeti ve ilerici siyaset istiyor. Hükümetlerin İskoçya'nın sesini kulak ardı etmesine izin vermeyeceğiz” dedi. Kadın liderin “SNP ile koalisyon kurmayız” diye tutturan  ve İskoçya’da 40 kayıpla 1 vekil alabilen İşçi Partisi’ne bir çift sözü vardı: “İskoçya halkını anlamamazlıktan geldiler. Ektiklerini biçtiler.” Sturgeon, “Birliğin sonu geldi mi” sorusuna “Hayır” cevabı verse de, SNP İskoçya’nın bağımsızlığı talebinden vazgeçmiş değil.