Bu direniş artık gezici bir direniştir

Gezi Parkı direnişi, 'Bundan sonra ne olacak' sorusunun cevabının arandığı açık bir halk meclisine dönüşmüş durumda. Mahalle forumları, İstanbul'dan Ankara'ya, Eskişehir'den Adana'ya kadar uzanan bir çok ildeki çeşitli parklarda gerçekleştiriliyor.

22 Ağustos 2014 Cuma, 12:47
Abone Ol google-news

Binlerce insan, yaşamlarına dair talepleri konuşmak için akşamları parklarda buluşuyor. İlk başta İstanbul'da başlayan park forumlarına her gün yeni bir şehir ekleniyor. Ankara, Eskişehir, Samsun, Adana, Sakarya...

Mahalle forumlarına katılan insanlar, tencere tava orkestrasının saat 21.00'deki ufak konserinden sonra parklarda Gezi direnişini tartışmaya başlıyor. Forumlara katılan kişiler iki dakikalık bir konuşma yapıyor. İsteyen direniş boyunca yaşadığını isteyen Gezi hareketinde doğru ya da yanlış bulduğu şeyleri dile getiriyor. Ama konuşmalar çoğunlukla 'Bundan sonra ne yapılabilir'in etrafında dönüyor.

Abbasağa Parkı, Mahalle forumların ilk başladığı nokta. Belki de kalbi. İnsanlar bir arada oturup, birbirlerinin fikirlerini dinliyor. Mahalledeki insanlara rahatsızlık vermemek için fazla gürültü yapılmamaya çalışılıyor. Alkışlamak yasak. Onun yerine eller hava kalkıyor. Forumun ilk günlerinde megafon kullanılmadı. Daha sonraki günlerde kalabalık sayısı arttıkça konuşmalar megafonla yapılmaya başlandı.

Çeşitli sanatçılar şarkılarıyla destek verdi gençlere. Niyazi Koyuncu bir kaç şarkı söyledi. Davide Martello, ufak bir piyano resitali verdi. Bazen de anneler destek olmak için geldi Abbasağa'ya. Polisin direnişçilere uyguladığı sert müdahaleleri kınadı.

Abbasağa'nın yabancı konukları da oldu. Direniş hakkında fikirlerini paylaştılar. Türkiye'de yaşayan İngiliz kökenli bir kadın, Gezi Parkı direnişinde sokağa dökülen gençlerin sadece Türkiye'nin değil artık bütün dünyanın çocukları olduğunu söyledi. Dünya gençlerinin, onları gıptayla izlediğini anlattı konuşması boyunca. Eller uzun süre havada kaldı.
Bazı gençler, Türkiye'deki direnişin sesinin dünyaya duyurmanın kendilerince yollarını paylaştı. Genç bir kadın, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki (ABD) aktivistler ile skype (kamera bağlantısı) üzerinden parktan canlı bağlantı yapılmasının gerektiğini dile getirdi. Karşılıklı fikir alışverişleri için. ABD NBA liginde oynayan basketbolcu Mehmet Okur'un Gezi Parkı direnişine gösterdiği desteği takdir edildi. Seslerinin daha çok kesime duyurulması için böyle desteklerin devam etmesi istendi.
Almanya'dan direnişi izlemek için Türkiye'ye gelen 28 yaşındaki Türk bir gazeteci de konuşma yaptı. Örgütlenmenin önemine değindi. Almanya'da internet üzerinden örgütlenen Korsan Partisi'ni, İspanya ve Yunanistan'daki direniş hareketlerini örnek verdi. İnternet siteleri üzerinden bir platform kurmasını önerdi gençlere. Mahalle forumlarında alınacak kararların, onaylanması ya da ankete tabi tutulmasını belirtti.
Bir genç adam, siyasetçileri parklara çağıldı. Sadece dinleyici olarak. Sosyal medyada bunun için bir kampanya başlatılmasını önerdi
Direnişin lidersiz oluşunu da sık sık değinildi. Hareketin kendiliğinden doğuşu itibariyle lidersiz sürmesi gerektiği belirtirdi. Sekretaryalar kurulmalı dendi. Kimileri de Gezi Parkı direnişine destek vermeyen, direnişçileri sokakta gaz bombalarıyla yalnız bırakarak işletmelerinin kapılarını açmayan, firmaları boykot etmeye çağırdı.
Mahalle forumları, sabahın ilk saatlerine kadar sürüyor. Türkiye'de belki de ilk defa farklı düşünceler, yıllardır birbirini görmeyen iki insanın ne yapacağını bilmeden gösterdiği bir kibarlıkla ifade ediliyor. Parktan en fazla yükselen ses gülüşmelerde oluyor. Konuşmalar bittikten sonra parklar, el birliğiyle temizlenerek ertesi günkü misafirlerini beklemeye başlıyor.