Bu nasıl casusluk!

Hukukçular, Dündar’ın gazetecilik faaliyeti nedeniyle suçlanmasının kabul edilemeyeceğini vurguladı.

30 Mayıs 2015 Cumartesi, 03:53
Abone Ol google-news

Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar hakkında “devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” iddiasıyla başlatılan soruşturmaya hukukçular sert tepki gösterdi:

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyizoğlu: Savcılar suçluların telaşıyla hareket ediyorlar. Basının görevi bu tür suçları ortaya çıkarmak ve araştırmaktır. Halkı bilgilendirmektir. Onların zihninde özgür basın yok. Sadece kendi menfaatleri ve o menfaati elde etmek için yollarına çıkan her engeli ezip geçmek var. TIR haberi, TCK’nin 326. maddesi kapsamında değerlendirilemez. İddia edilen suçun kanunda yazılı unsurlarının böyle bir haberin yayımlanmasıyla oluşması mümkün değil.

Avukat Turgut Kazan: Suçlamaya şaşırdım, anlamaya çalışıyorum. Olabilecek bir şey değil. Gazeteci habere ulaşmakla görvlidir, haberi yayımlamakla görevlidir. TIR görüntüsü önemli bir olaydır. İktidar hiçbir yargı kararını uygulamadığında hukuksal yol olurken, böyle bir olay için ucu açık, uzun süre yasak koymasını kabul edebilmek mümkün değildir. Haber varsa yayımlanır. Haber yalansa büyük bir ayıptır. Ben hükümetsem, Başbakansam zaten o TIR’da ne kadar iyi şeyler olduğunu iftiharla göstermek isterim. Kötü şeyler varsa o zaman yasak devreye girer. TIR’da hani battaniyeler, gıda maddeleri vardı?”

Eski Yargıçlar Sendikası Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu: Hiçbir hükümet, uluslararası hukuka göre silah tedariki, temini gibi hususlara asla başvuramaz. Eğer ortada böyle bir şey varsa, uluslararası hukuka göre meşruiyet varsa, hükümetin bunu açıklamasından geri durması da düşünülemez. Bunu açıklayamadığı için hükümetin olayı “devlet sırrı” kapsamına sokup, olayı ortaya çıkaran basını susturma gayreti ve sansür adımları olarak bu soruşturmayı değerlendirmek mümkün. Ayrıca ortada somut, dayanakları olan bir olay ve o olayın da halka gerçek boyutlarıyla yansıtılması durumu söz konusudur. Burada habercilik sınırlarının aşıldığı iddia ediliyorsa bu demokrasi ile bağdaşmaz. Biz, burada demokrasiyi yaşatmak istiyorsak, halka gerçekleri olduğu gibi aktarmalıyız, ki Cumhuriyet de bu yolda bir adım atmıştır. Kaldı ki olayla ilgili var olan soruşturmalar da kapatıldı. Ortada “devlet sırrı” yönünden Cumhuriyet’in bir ihlali olmadığına, “devlet sırrı” kavramına yapışmanın da bir aldatma olduğuna inanıyorum.

DÜNYA BASINI AYAKTA

Cumhuriyet’in MİT TIR’larıyla Suriye’ye taşınan silahların görüntülerini yayımlaması ve bu yüzden hakkında terör soruşturması açılması dünya medyasında büyük yankı yarattı. Cumhuriyet’te basılan fotoğrafları ve sitemizde yayımlanan videoyu ayrıntılı biçimde aktaran AFP, görüşünü aldığı CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Müslüman bir ülkeye yasadışı silah gönderenlerin ellerine kan bulaşmıştır” sözlerini ve hükümeti “terörist” IŞİD’e yardım etmekle suçlamasını aktardı.

Britanya’nın özerk yayın kurumu BBC de haberinde “Türkiye Suriye’deki İslamcı savaşçılara yardım ettiğini inkâr etmişti. Bu haber, Suriyeli isyancılar Türkiye sınırındaki İdlib’te ilerlemeye devam ederken geldi. İlerlemenin, hepsi de Esad’ın devrilmesini isteyen Türkiye, Katar, Suudi Arabistan ittifakının yardımıyla grçekleştiği düşünülüyor” ifadelerine yer verdi.

Reuters haber ajansı da Cumhuriyet’in haberini duyururken, geçen hafta kendisinin de tanık ve savcıların iddialarına dayanarak, MİT’in 2013 sonu ve 2014 başında Suriye’de İslamcı militanların kontrolündeki bölgelere TIR’larla silah sevk ettiğine dair özel haber yayımladığını hatırlattı. Cumhuriyet’in videosundaki araç plakalarının, Reuters’in 19 Ocak’ta Adana’daki aramayla ilgili tanıkların verdiği plaka numaralarına uyduğu belirtildi.