Burası başka bir ‘Âlem’

Anna Laudel, 2020’nin ilk sergisinde kullandığı farklı malzemeler ile geleneksel heykel sanatının sınırlarını zorlayan Bilal Hakan Karakaya’nın “Alem-i Mülk” başlıklı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor.

06 Şubat 2020 Perşembe, 02:00
Burası başka bir ‘Âlem’
Abone Ol google-news

Sergiye ismini veren “Alem-i Mülk” sergideki en büyük eser, tam 460 kilo. Karakaya, kendi standartlarına göre hafif bir eser olduğunu söylüyor, başka zamanlarda tonlarca ağırlıkta eserler üretmiş. Temeli gerçek anlamda “insan” olarak betimlenmiş dikey bir kent yapılanması şeklinde “Alem-i Mülk”. Eser, insanın yaşam alanı oluşturmak için dikey kentler inşa ederken doğayı unutmasına değiniyor. İlk katta duvarlarda kayalıklar üzerindeki eski kral mezarları yer alıyor. Bir de Karakaya’nın eski Osmanlı mezarlıklarından esinlendiği eserler mevcut. Bu kattaki heykeller kurşun ve alüminyum gibi metal malzemelerden. 

Her katta farklı bir hikâye anlatılıyor. Sanatçı, sergideki katlar arasında ölüm-yaşam, mekân-zaman gibi karşıtlıklar yaratarak izleyicinin farklı bakış açıları ve yeni fikirler üretmesini sağlıyor. İlk katta ölümün korkulu yanını gösterirken, üçüncü katta yer alan “Aşı” serisi, hastalığa ve ölüme karşı yaşamı ön plana çıkartıyor. 

İkinci katta kadim metinlere ve mitolojiye referanslar içeren eserler var. Serginin en etkileyici eserlerinden “Mısır Tanrısı Osiris” heykeli de bu katta. Osiris eserinde Karakaya, kardeşi tarafından uğradığı ihanet sonucu öldürülmesinden sonra, tekrar canlanarak kendini Nil Nehri’nin ortasında bir tabut içerisinde bulmasını ve ağaç tarafından tabutun soğurma hikâyesini, heykelin gövdesine yerleştirdiği çiçek motifleriyle canlandırıyor. Galeri mekânında karanlık bir odada sergilenen “Adem ve Havva” yerleştirmesi de dikkat çekici. Ancak bilinen hikâyenin aksine Karakaya, endüstriyel atıklardan meydana getirdiği Adem ve Havva’yı bir tabut içerisinde çürümüş bedenler olarak sergiliyor. 

Son katta sanatçı Pink Floyd’a da selam gönderiyor. “Another Brick in the Wall (Duvardaki başka bir tuğla)” şarkısına gönderme yapan Karakaya, eserlerinde “Duvardaki başka bir tuğla olma” diyor. Karakaya’nın bazı eserlerinde, kapitalist dünyanın ağırlıyla ezilen figürler de mevcut. Sergi, 8 Mart’a kadar ziyaret edilebilir.