''Büyüme, Asya'dadır Pasifiklerdedir''

Gül, ''Asya Pasifik bölgesinde yaşanan ekonomik mucizenin iyi tahlil edilmesi gerektiğine inanmaktayım. Bu mucizenin altında yatan faktörlerin başında siyasi istikrarın sağlanması ve yabancı yatırımlara cazip iş imkanının oluşturulması gelmektedir'' dedi.

08 Mart 2011 Salı, 10:03
Abone Ol google-news

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde İMKB'de seans, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu üyelerinin katılımıyla düzenlenen gong töreniyle açıldı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) açılış gongunu kadınlar için çaldı.

Gül, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) ev sahipliğinde düzenlenen Asya Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu'nun (CACCI) 25. İş Zirvesi'nin açılışındaki konuşmasına, ''Asya Pasifik bölgesinin 27 ülkesinden gelen ve dünya ekonomik hasılasının yaklaşık yüzde 22'sini üreten 3 milyon şirketi temsil eden siz değerli dostlarımızla burada beraber olmaktan gerçekten büyük memnuniyet duyuyoruz'' diyerek başladı.

İş insanlarının hiç tanımadığı, karşılıklı bilgiye sahip olmadığı şirket ve kişilerle iş yapamayacağını dile getiren Gül, ''Her şeyin ilk adımı, bir araya gelmekten, konuşmaktan, birbirinin farkına varmaktan, kim ne iş yapıyor, ne üretiyor, bunu bilmekten geçmektedir. Eğer karşılıklı konuşmuyorsanız, karşılıklı birbirinizin potansiyelini bilmiyorsanız, karşılıklı birbirinizin kabiliyetini bilmiyorsanız o zaman şüphesiz ki aranızda ticaret olmayacak, ortaklık olmayacak, büyük projeler gerçekleşmeyecektir. Bu bakımdan, bu büyük dünyanın işadamlarının, müteşebbislerinin böyle bir toplantıda buluşmasını çok anlamlı görüyorum'' diye konuştu.

Gül, katılımcıların ''küresel ekonominin parlayan yıldızı'' olan bir coğrafyadan geldiğini kaydederek, 1990'ların başından itibaren küresel güç dengelerinin ciddi bir değişim içerisinde olduğunun izlendiğini söyledi.

''Büyüme, Asya'dadır Pasifiklerdedir''

Özellikle küresel ekonomik kriz nedeniyle Avrupa ve Amerika'da büyümenin yavaşlaması üzerine küresel güç dengelerinin Asya'ya doğru kaydığının artık belirgin bir şekilde ortaya çıktığına işaret eden Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Büyüme, Asya'dadır Pasifiklerdedir. Amerika'da, Avrupa'da durgunluklar yaşanmaktadır. Asya büyük üretim kapasitesi, dinamizmi ve çalışkanlığıyla dünyanın içinde bulunduğu sıkıntıları aşma konusunda da büyük bir ümit vadetmektedir. Bu bakımdan herkesin dikkatini çekmektedir. Dünya üretimindeki payı bugün yüzde 30'lar düzeyinde seyreden Asya'nın, 2050'lerden itibaren dünya üretiminin yüzde 60'ını oluşturacağı ve gerçekleştireceği de raporlarda, hesaplamalarda ortaya çıkmaktadır.
Ekonomik manada başlayan bu güç kaymasının, siyasi nüfuz ve giderek askeri güç kaymasına da ulaşacağı kaçınılmazdır. Önce ekonomiler canlanır, önce ekonomiler kendisini gösterir, arkasından o siyasi gücü getirir, siyasi gücün olduğu yerde askeri güç var demektir. Diğer bir ifadeyle, dünya dengelerinin Avrupa Atlantik'ten Asya Pasifik'e doğru kaymasıyla, Asya dünyanın jeopolitik ve jeoekonomik odağı haline gelmiştir, giderek çok daha belirgin olacaktır.
Kadim medeniyetlerin beşiği olan Asya kıtasının esasen sanayi devriminin başlamasına kadar dünyanın ekonomik ağırlık merkezi olma konumunu da herkes bilmektedir. Sanayi devriminden önce İngiltere ve Avrupa yerine Asya vardı. Dolayısıyla dünyanın büyük üretimi Asya kıtasında gerçekleşmekteydi. Sanayi devrimi İngiltere'de gerçekleşince, bu büyük üretim gücü, kapasitesi önce İngiltere'ye ve bazı Avrupa ülkelerine kaydı. Daha sonra büyük Amerikan başarısının gerçekleşmesiyle, sanayinin, üretimin ve bilimin merkezi ABD'ye kaydı. Şimdi görünen o ki, bu kendini tamamlamakta, Asya, Avrupa ve Amerika, tekrar Asya Pasifiklere doğru dönmektedir. Bununla ilgili bütün uluslararası kuruluşların raporlarında bu gerçeği hep beraber görmekteyiz.''

Cumhurbaşkanı Gül, bunun, Asya'nın ekonomik ağırlığını yeniden kazanmasının ''kaçınılmaz'' olduğu anlamına geldiğini kaydederek, ''Asya Pasifik bölgesinde yaşanan bu ekonomik mucizenin iyi tahlil edilmesi gerektiğine inanmaktayım. Bu mucizenin altında yatan faktörlerin başında siyasi istikrarın sağlanması ve yabancı yatırımlara cazip iş imkanının oluşturulması gelmektedir'' dedi.