'Cennet cehenneme dönecek'

Ekoloji Birliği ve Sinop Nükleer Karşıtı Platform Yürütme Kurulu Üyesi Volkan Atılgan, Türkiye'nin nükleer santrale ihtiyacının olmadığını belirterek "Cennet, cehenneme dönecek. İlerleyen yıllarda Sinop diye bir yer kalmayacak. Sinop, Samsun, Ordu'da balık yok olacak" dedi.

06 Nisan 2018 Cuma, 11:42
Abone Ol google-news

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in katılımıyla 3 Nisan tarihinde Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenen törenle Mersin Akkuyu'ya yapılacak nükleer güç santralinin temeli atıldı. Akkuyu'ya yapılacak nükleer güç santralinin temelinin atılmasıyla birlikte, kamuoyunda tepkilere neden olan nükleer güç santralleri de tartışılmaya başladı.

"KARADENİZ'DE BALIK YOK OLACAK"

Ekoloji Birliği ve Sinop Nükleer Karşıtı Platform yürütme Kurulu Üyesi Volkan Atılgan, Sinop İnceburun'a yapılacak nükleer santrallere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'nin nükleer santrale ihtiyacının olmadığını savunan Volkan Atılgan, "Sinop İnceburun Nükleer Santrali için günde 28 milyon metreküp Karadeniz suyu, soğutma suyu olarak kullanılacak. 'Deniz biter mi?' demeyin, 28 Milyon metreküp tüm Türkiye’nin bir günde tükettiği su miktarının iki katı. İlerleyen yıllarda Sinop diye bir yer kalmayacak. Sinop, Samsun, Ordu'da balık yok olacak" dedi.

TBMM tarafından onaylanan ve gündeme alınan Mersin Akkuyu ve Sinop İnceburun olmak üzere iki nükleer santral anlaşması olduğunu belirten Atılgan “İnceburun’daki santralin kurulu gücü 4 bin 560 megavat, Akkuyu’nun 4 bin 800 megavat. Peki, Türkiye’nin böyle bir enerji yatırımına ihtiyacı var mı? Şu an itibariyle Türkiye’nin kurulu gücü yaklaşık 86 bin megavat. 7 Kasım 2017 verilerine göre, Akkuyu ve Sinop hariç mevcut tesislerle ve devam eden projelerin toplamı yaklaşık 108 bin megabayt. İnceburun’la ilgili ÇED raporunu satır satır okudum. Sinop İnceburun Nükleer Santrali, Hamsilos’a 3 km, Sarıkum Sulak Alanı’na 5 km, Sinop şehir merkezine 15 km uzaklıkta. Nükleer santral için ayrılan alan ise 10 milyon metrekare, bunun sadece bir milyon metrekaresine santral kurulacak, geri kalanına ne yapılacağı belirtilmemiş” diye konuştu.

"2 MİLYON KAMYONLA HAFRİYAT TAŞINACAK"

ÇED raporunda yazan maddeler hakkında bilgi veren Atılgan, Sinop anlaşmasında ‘Nükleer atıklar Türkiye’nin sorumluluğundadır, Türkiye’de depolanacaktır’ şeklinde vahim bir maddenin yer aldığını kaydetti. Atılgan, “O zaman Sinop’ta ayrılan büyük alana nükleer atıklar depolanacak, bu konuda büyük bir endişe yaşıyoruz. Bir diğer endişemiz ise bu da ÇED raporunda yer alıyor. İnşaat süresince 32.6 milyon metreküp hafriyat yapılacağı yazıyor. Bu korkunç bir rakam, 27 tonluk hafriyat kamyonu ile taşınırsa, 2 milyon 561 bin kamyon malzeme oluyor. İnceburun gibi küçücük bir adada, bu kadar büyük bir hafriyat çalışması demek Sinop şehir merkezini en az 10 yıl yaşanamaz hale getirmek demek” ifadelerini kullandı.

"HİÇBİR ENERJİ BUNA DEĞMEZ"

Atılgan, santral için günde 28 milyon metreküp Karadeniz suyunun soğutma suyu olarak kullanılacağını kaydetti. Deniz suyundaki bütün canlıların yok olacağını belirten Atılgan, “Santralin 60 yıl boyunca işletileceği raporda yazıyor. O kadar sürede denizde hamsi mi kalır, hamsiye bir huzur verin. Karadeniz’in akıntı yönleri batıdan doğuya doğru ilerleyen yıllarda Sinop diye bir şey kalmayacak, Sinop’ta balıkçılık bitecek, bunu iddia ediyorum. Hatta uzun yıllar sonra Samsun, Ordu’da da balık kalmayacak. Hiçbir enerji buna değmez, Türkiye’nin buna ihtiyacı yok. Trafolara giren kedilere sahip olamıyoruz, nükleeri nasıl koruyacağız?” diye konuştu.