Cinayeti nasıl işlediğini anlattı!

İzmir'de, İrlandalı 2 kadını öldürdüğü gerekçesiyle Bergama'daki çocuk tutukevine konulan zanlı R.Ç'nin, ''Sevdiği kızla evlenip İrlanda'ya yerleşme hayallerine'' engel oldukları gerekçesiyle cinayeti işlediğini anlattığı öğrenildi.

20 Ağustos 2011 Cumartesi, 13:21
Abone Ol google-news

Bergama Kapalı Çocuk Tutukevine konulan R.Ç'nin (17), kendisini gözaltına alan polis memurlarına, önce iki kadının bir otomobile zorla bindirilerek kaçırıldıklarını söylediği, daha sonra suçunu itiraf ettiği belirtildi.

İzmir'de olay yerini polislere gösteren R.Ç'nin, kendi hikayesini de anlatarak, kız arkadaşı 16 yaşındaki S.G'yi çok sevdiğini, birlikte eğlenip gezerken de çok para harcadığını anlattığı bildirildi.

R.Ç'nin, ''Sevdiği kızla evlenip İrlanda'ya yerleşme hayallerini kurduğu, bu durumdan haberdar olan sevgilisinin annesi Elizabeth Gruhan ve arkadaşı Kathy Dinsmore'nin karşı çıkarak evlenmelerine izin vermediklerini'' söylediği ifade edildi.

Olay günü kız arkadaşını tekne turuna gönderen R.Ç'nin, ''Gezmeye gidelim'' diyerek taksiyle İzmir'e getirdiği, daha sonra babasına ait otomobille götürdüğü ormanlık alanda araçtan inen kadınlara bıçakla saldırarak, öldürdüğünü anlattığı iddia edildi.
 


Taksi şoförü: Soğukkanlıydı

Olayla ilgili gözaltına alınan ve R.Ç. ile İrlandalı kadınları Kuşadası'ndan İzmir'e götüren taksinin sahibi Mustafa Karatay, yaşadıklarını anlattı.

Olay günü R.Ç'nin İzmir'e gitmek için kendisini arayarak taksi istediğini belirten Karatay, İzmir'e gitmek için anlaştıkları R.Ç'nin çok soğukkanlı davrandığını söyledi. Yorgun olduğu için taksiyi şoförü Davut Şen'e teslim ettiğini, Şen'in R.Ç. ve iki kurbanını alarak İzmir'e götürdüğünü ifade eden Karatay, şöyle konuştu:
''Öğle saatlerinde Davut Şen beni aradı ve R.Ç. ile kadınları Işıkkent'te bir marketin önünde bıraktığını, geri dönüş için verdikleri saatte buluşma yerinde olmadıklarını bildirdi. R.Ç'ye cep telefonundan ulaşamayınca, şoförüm market sahibiyle görüşmüş ve R.Ç'nin babası olduğunu öğrendiğimiz bu kişi de Kuşadası'na geri döndüklerini söylemiş. Bunun üzerine taksiyi Kuşadası'na geri çağırdım. Akşam saatinde R.Ç. beni aradı Kuşadası'nda olduğunu, elinin kesildiğini ve hastaneye gitmesi gerektiğini söyleyerek beni çağırdı. Yanına gittim, o sırada yanında polis vardı. R.Ç'yi hastaneye götürdüm, hastane polisi teslim alarak tedavisini yaptırdı. Sonra polis tarafından gözaltına alındım.''

Olay hakkında hiçbir bilgisi yokken 2 gün gözaltında kaldığını belirten Karatay, R.Ç, kız arkadaşı S.G. ve annesi Marion Elizabeth Graham'ın sürekli taksisini kullandıklarını belirterek, ''Aralarındaki diyalog çok iyiydi, problem yaşadıklarına dahi şahit olmadım. Yaşanan bu olay ve gözaltına alınmamdan olumsuz etkilendim'' diye konuştu.

Kuşadası'nda yaşayan arkadaşları da R.Ç'nin, 16 yaşındaki S.G ile 2 yıl önce tanıştığı ve ilişkilerinin o tarihten bu yana devam ettiğini, çok iyi anlaştıklarını, olaya inanamadıklarını belirtti.
 

Genç kız ve canezeler İrlanda'ya gönderilecek

İzmir Adli Tıp Kurumunda otopsi yapıldıktan sonra bekletilen Elizabeth Gruhan ve Kathy Dinsmore'nin cenazeleri için, İngiltere'nin İzmir Konsolosluğundan görevlilerin savcılık yetkilileriyle irtibat kurdukları öğrenildi.

Genç kızın konsolosluk görevlilerine teslim edildiği, görevlilerin, kızın babasının İrlanda'dan yola çıktığını ve bugün İzmir'de olacağını, kız ve cenazeleri teslim alarak ülkelerine götüreceklerini söyledikleri öğrenildi.

 

Olay

Kuşadası'nda İrlandalı S.G'nin, polise başvurarak, annesi Elizabeth Gruhan (54) ve Kathy Dinsmore (50) isimli arkadaşından haber alamadığını bildirmesi üzerine polis, genç kızın sevgilisi olduğu öğrenilen R.Ç'nin (17) ifadesini almıştı. Çelişkili ifadeler veren R.Ç, daha sonra iki kadını gezme bahanesiyle İzmir'e götürüp bıçakla öldürdüğünü itiraf etmiş, Buca yakınındaki ormanlık alanda kadınların cesedi bulunmuştu.

R.Ç'nin, otomobilini kullandığı babası E.Ç. ve Kuşadası'ndan İzmir'e geldiği taksinin şoförü M.K. da gözaltına alınmıştı. İşlemlerinin ardından İzmir Adliyesine gönderilen R.Ç. tutuklanmış, ifadelerine başvurulan E.Ç. ve M.K. ise savcılık tarafından salınmıştı.
İzmir Adli Tıp Kurumunda yapılan otopside, her iki kadının da vücutlarına aldıkları 15'e yakın bıçak darbesi sonucu öldüğü belirlenmişti.