Çocuğa yönelik cinsel istismarda nasıl bir hukuki yol izlenmeli?

Türkiye’de çocuğa yönelik cinsel istismar ve cinsel saldırı vakaları gündemden düşmeyen konulardan biri. Konuyla ilgili tartışılan noktalardan biri ise cinsel istismar vakalarının hukuki boyutu. Çoğu aile ve yetişkin; çocuğa yönelik bir cinsel istismar/cinsel saldırı durumu ile karşılaştığında ne yapması gerektiğini ve nasıl bir hukuki yol izlemesi gerektiğini bilmiyor.

16 Ocak 2020 Perşembe, 11:31
Çocuğa yönelik cinsel istismarda nasıl bir hukuki yol izlenmeli?
Abone Ol google-news

Türkiye Barolar Birliği Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Hatice Kaynak, çocuğa yönelik cinsel istismar vakalarında atılması gereken adımları, yargı ve mahkeme sürecinde nelere dikkat edilmesi gerektiğini ve işin hukuki boyutunu Cumhuriyet’e anlattı.

ÇOCUĞUN İSTİSMARA UĞRADIĞI YETİŞKİN TARAFINDAN NASIL ANLAŞILIR?

İstismarın kesin belirtisi olmamakla birlikte; çocuğun yaş ve gelişime göre şüphe duyulması gereken belirtiler olmaktadır. İlki, çocuğun kişilik ve davranışlarında ani meydana gelen değişikliklerdir. Atılgan bir çocuğun içine kapanık hale gelmesi, aniden saldırgan davranışlar göstermesi, önceden gittiği yere gitmek istememesi, belli bir kişi veya yerde bulunmaktan kaçınması, kaygılı olması gibi.

Ayrıca; uyku sorunlarının başlaması, çok uyuması ya da uykusuzluk çekmesi, okul başarısında düşme, devam sorunları, davranış değişiklikleri (parmak emme, tırnak yeme, altına kaçırma), yaşına uygun olmayan cinsel davranışlar gösterme, cinsel sözcükler kullanmaya başlama, fiziksel olarak kaka kaçırma, özel bölgelerinde kızarıklık, morluk görülmesi gibi belirtiler sayılabilir. Bu belirtiler tek başına istismar olduğu anlamına gelmese de şüphe duymak için yeterlidir. Bu nedenle uzmanlara tarafından değerlendirilmesi gerekir.

İSTİSMAR ANLAŞILDIĞI ANDA, NE YAPILABİLİR?

Çocukla yapılan görüşmede istismar olduğu anlaşılmış ise derhal adli makamlara bildirimi yapılmalıdır. Kamu görevlileri istismarı öğrendiği anda adli makamlara bildirmek zorundadır. Kamu görevlileri arasında bu açıdan en çok öğretmenler önem taşımaktadır. Çocukların davranış ve kişiliğinde meydana gelen değişimler en çok öğretmenler tarafından fark edilmektedir. Çocuk sağlık sorunu nedeni ile hastaneye getirildiğinde çocuğun sağlık probleminin nedeninin açıklanmaması, hastalık öyküsü ile hastalık belirtisinin uyumlu olmaması, örneğin kaka kaçıran çocuğun durumunun fiziksel bir hastalıkla açıklanamadığı durumlarda çocukla yapılan uygun görüşme ile birlikte değerlendirilerek derhal adli bildirimi yapılmalıdır.

ÇOCUĞUN İFADESİ NASIL ALINIR?

İstismar ortaya çıktıktan sonra uygun biçimde ele alınması gerekir, uygun biçimde ele alınmaz ve hukuk sistemi içinde korunmaz ise bu süreçte çocuğa zarar verebilir. Mağdur çocuğun ifadesi, aynalı odalarda bir uzman tarafından alınmaktadır. Adalet Bakanlığı ile yapılan protokol gereği merkeze gelen Cumhuriyet Savcısı ve Baro tarafından atanan avukatın aynalı odanın bir tarafında ifade sürecini izlemekte ve gerektiğinde uzman aracılığı ile ilave sorularını yöneltmektedir. Çocuk zorunlu olmadıkça bir kez daha dinlenmemektedir.

ÇİM bulunmayan illerde çocukların ifadesi Adli Görüş Odaları’nda (AGO) alınır. Cinsel istismarı ifadelerinin alınması, cinsel istismar dışında çocukların mağdur olduğu dosyalarda ve mahkeme aşamasında yeniden ifadesine başvurulması gereken durumlarda kullanılır. Çocuk AGO’da uzman aracılığı ile ifadesini verir ve görüntülü sesli aktarma sistemi ile gözlem odasına ya da mahkeme salonuna ifade aynı anda aktarılır. Çocuk bu şekilde mahkeme salonunda bulunanlarla karşılaşmadığı gibi, sorular çocuğun yaşı ve hassasiyetine uygun biçimde uzman aracılığı ile soru sorması sağlanır.

YARGI SÜRECİ NASIL İŞLER? SÜREÇTE NELERE DİKKAT EDİLMELİ? 

Bu süreçte mutlaka çocuk psikiyatristi tarafından muayene ve izlemi yapılmalıdır. Farklı korunma ihtiyacı var ise sosyal hizmet bildirimi yapılarak uygun destek sağlanmalıdır. Çocuğun ÇİM / AGO ya da adli makamlarda ifadesi alındıktan sonra diğer delillerin toplanması aşamasına geçilir. Çocuğun uzman eşliğinde ifadesi dışında başka kişiler olayı defalarca anlatması önlenmelidir. Sosyal hizmet ve tıbbi açıdan destek alması sağlanmalıdır. Fiziksel bulgu var ise gecikmeksizin adli tıp muayenesi yapılmalıdır.  İstismara uğrayan çocuğun yargı sürecinde yıpranmaması ve psikolojik olarak korunması için ne yapılmalı?

Defalarca ifadesi alınmamalıdır, muayene tekrarlarından kaçınılmalıdır. Mümkün olduğunca mahkeme ve adliye ortamlarına getirilmemelidir ve sanıkla karşılaşması önlenmelidir. Yargılama öncesi, sırası ve sonrası psikolojik destek verilmelidir. Çocuğun güvenliğinin sağlanması için gerekli tedbirler alınmalı ve korunmalıdır. Adli süreçlerde yanında uzman bulunması sağlanmalıdır.

HANGİ KURUM VEYA MERKEZLERE DANIŞILABİLİR?

Çocuk istismarı ve ihmalini bütüncül bir biçimde ele alan çocuklara ve ailelere tanı, tedavi ve izlem konusunda destek veren 10 üniversitede (Gazi, Marmara, Ordu, Erciyes, Cumhuriyet, Muğla Sıtkı Koçman, Eskişehir Osmangazi, Kocaeli, Çukurova, Mersin Üniversitesi) Çocuk Koruma Merkezlerine, Hacettepe, Ankara, Ege ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nde bulunan çocuk koruma birimlerine başvurabilirler. Ayrıca her ilde bulunan Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İl Müdürlüğü’ne de başvurabilirler. Hukuki destek konusunda baroların çocuk hakları merkezine de başvurabilirler.