'Değerlendirmeye değer bulmuyorum'

CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, "Vanlılar tarafından Van canavarı olarak tanınan bir şahıs" olarak nitelendirdiği AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in CHP'li milletvekillerini fezleke tavrını Kuzey Kore'deki ağlama törenine benzeten sözlerini değerlendirme yapmaya değer bulmadığını söyledi.

12 Ocak 2012 Perşembe, 15:30
Abone Ol google-news

CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in partilerine yönelik sözlerine yanıt verdi. Çelik'ten "AKP'nin başkan yardımcısı olan şahıs, Van'ı ve depremi çok kolay unutmasıyla tanınan şahıs, Vanlılar tarafından Van canavarı olarak tanınan bir şahıs" olarak bahseden Tarhan, Çelik'in "Her cezaevine giren Başbakan olmuyor" sözlerine "Cezaevine giren herkes başbakan olamıyor demiş, ama bu sözleri biz ABD'ye gidip biat eden Başbakan olmuyor diye anlıyoruz. Ama kusura bakmasın sayın Çelik bizden hiç kimse böyle bir onursuzluk yapmaz" karşılığını verdi.

Tarhan, "CHP kendi iç çatışmaları ile ilgilensin" sözlerine "Ben de önce kendi içlerindeki cemaat çatışmalarına baksınlar, diyorum" yanıtı verdi. CHP'ye yönelik adil yargılamaya teşebbüs suçlaması ile toplumun zihninin kirletilmeye çalışıldığını ileri süren Tarhan, "Uzmanlık alanımdır, adil yargılamayı etkileme suçu nedir, anlatayım" diyerek şunları söyledi: "'Ben bu davanın savcısıyım' diyenler, özgürlükler lehine yorum yapıp tutuklama kararlarına karşı çıkan yargıçlara 'kimsenin nöbetçi yargıç ve savcısı' diyenler, sınıf arkadaşları yüksek yargıya konuşlandıkça 'Allah verdikçe veriyor' diye sevinç gözyaşları döken adamların işlediği suçtur adil yargılamayı etkileme suçu."

CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun İzmir mitinginde HSYK'ya yaptığı eleştirilerden sonra "özür dile" çığlıkları atanların özür dilenmemesi üzerine önce kendisine ait yasadışı ortam dinlemelerini servis ettiğini daha sonra bundan tatmin olmayıp fezleke düzenlediğini ileri süren Tarhan, "Böyle ince ayar tezgahçılardır yargıyı etkileyenler" dedi. Toplumu bilgilendirme ile yükümlü ve görevi eleştirmek olan anamuhalefet partisi başkanına, toplumsal muhalefete sopa gösterircesine düzenlenen fezlekeden sonra Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "işlem tamam" anlamına gelen "olması gereken olmuştur" sözlerini hatırlatan Tarhan, "Bu mesajı vermişti. Bence safdillik oldu. Bunu tezgahlayanların sahteliğidir bu. Çünkü ince ayar tezgahçıları süreci kimlerin kontrolünde gerçekleştirdiklerini bu şekilde açıklamışlar, bu sürecin kimler tarafından tezgahlandığı da ortaya çıkmış, deşifre olmuştur" dedi.  Tarhan, AKP'nin yargıyı kuşatıp bir hiza bombası gibi kullanarak Baas rejimi yaşatmakta kararlı olduğunu, ancak bunların her felaket gibi geçip gideceğini söyledi.

'Değerlendirmeye değer bulmuyorum'

Tarhan'a AKP Genel Başkan Yardımcısı Çelik'in, CHP'lilerin fezleke sonrası açıklamaları ve eylemlerini Kuzey Kore'deki ağlama törenine benzetmesini nasıl değerlendirdiği soruldu. Tarhan, "Değerlendirme yapmaya değer bulmuyorum. Değersiz buluyorum. Değersiz bir açıklama" yanıtı verdi.

Tarhan, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, tutuklu milletvekilleriyle ilgili açıklamasını da değersiz bulduğunu belirterek, "Yapabilecekleri şeyi yapmadıkları taktirde bu sözler laf-ü güzaftır. Bu da değersizdir. AKP her zaman bu oyunu oynuyor. İyi polisler kötü polisler. Gerçekten rollerini iyi beceriyorlar" dedi.

'Dolmabahçe bu ülkenin kara kutusu'

Tarhan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Başbuğ'un Yüce Divan'da yargılanması gerektiği sözleriyle ilgili de, "Anayasa 148. maddesi nettir. Özel düzenlemeyi uzun uzun tartışmaya gerek yok. Bazı tetikçiler bunu manipüle edip farklı anlatmaya çalışıyor, ama açık ve net. Gayet doğal bir değerlendirme" yorumu yaptı.

Başbuğ'a yönelik suçlamanın görevle alakası yok açıklamalarını eleştiren Tarhan, "Genelkurmay Başkanı varsayalım bir suç işliyor. Çıkıp part-time teröristlik mi yaptığını düşüneceğiz. Bu kadar garip bir değerlendirme. Bir hukukçu olarak anlamam mümkün değil" dedi.

Tarhan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun Dolmabahçe'deki Başbakan Erdoğan, Yaşar Büyükanıt görüşmesiyle ilgili sözlerini de, "Dolmabahçe bu ülkenin kara kutulardan biridir, açılması için soruşturma gereği varsa yapılmalı" sözleriyle değerlendirdi.