Demirel'den AB vurgusu

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Avrupa Birliği (AB) Projesi'ni başarısızlığa ulaştıranların, büyük vebal altında kalacağını belirterek, AB ve Türkiye'nin kararlı olmasıyla engellerin aşılabileceğini söyledi.

10 Ekim 2009 Cumartesi, 12:06
Abone Ol google-news

Conrad Otel'de, ''Türkiye - AB İlişkileri'' konulu Balkan Politika Kulübünce düzenlenen konferansta konuşan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Türkiye'nin Avrupa'yı daima bir ''çağdaşlaşma projesi'' olarak gördüğünü ve bu projenin yüzyıllar önce başladığını kaydetti.

Toplumun her kesimindeki çağdaşlaşma gayretlerinin, Osmanlı İmparatorluğu'nu Avrupa ülkeleri ailesinin bir mensubu yaptığını bildiren Demirel, 3. Selim ve 2. Mahmut gibi Osmanlı padişahlarının, askeri, eğitim ve hukuk alanında gerçekleştirdikleriyle önemli mesafeler kat edildiğini dile getirdi.

Ancak, değişim ve reformun hiç bir yerde kolay gerçekleştirilemediğinin görüldüğünü ifade eden Demirel, teşebbüslerin ilk başta sınırlı etki yaratmış olmasına rağmen, değişim ve reform tohumlarının çağdaşlaşmayı savunanların kafa ve kalplerine yerleştirilmesinde başarılı olunduğunu söyledi.

Bu kişilerden en önemlisinin çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk olduğunu kaydeden Demirel, yaptığı reformlar aracılığıyla Atatürk'ün batılı düşünce ve değerler üzerine kurulacak, çağdaş ve medeni toplumdaki haklı yerini alacak bir ülkeyi temelden kurmayı öngördüğünü belirtti.

Türkiye'nin batı yöneliminin, yaptığı ''en önemli siyasi tercih'' olduğunu vurgulayan Demirel, ''Türkiye Cumhuriyeti bir Avrupa projesidir. Türkiye için, AB projesi yeni bir proje değildir. Türkiye başkaları için, çağdaş ve Avrupalı değildir. Türkiye kendisi için Avrupalı, kendisi için çağdaştır'' dedi.

 

"İlgisiz siyasi konular, müzakerelerin hızını kesiyor"

Türkiye'nin AB'ye katılmasının ve bunun Türkiye'yi nasıl etkileyeceği tartışmasında, dikkatlerin Türkiye'nin üyelikten elde edeceği kazanımlar üzerinde yoğunlaştığını savunan Demirel, Türkiye'nin AB'ye katılmasından Avrupa'nın elde edeceği yararların görmezden gelinmesinin yanlış olduğunu belirtti.

Türkiye'nin AB üyeliğinin sürecinin, mevcut AB üyelerinin katılım süreçleriyle karşılaştırıldığında, son derece uzun ve zorlu olduğunu ifade eden Demirel, şunları söyledi:
''Bu süreçte pek çok krizlerde yaşandı. Türkiye gerekli reformlar için, yasal düzenlemelerin yapılması konusunda önemli ilerlemeler kaydetmiştir. Bu ilerlemeler yeterli olmayabilir. Türkiye, üyeliğin gereklerini yerine getirmelidir ve getirmektedir. Türkiye üyeliğin gereklerini yerine getirmek için, kararlı biçimde çalışmaktadır. Ancak karşı tarafta, bazı AB üyesi ülkelerinin, bu platforma taşıdığı ilgisiz siyasi konular, müzakerelerin hızını ne yazık ki kesmektedir. Birlik, müktesebatta yer alan taahhütlerin arkasında durmalı ve bu taahhütleri yerine getirmelidir. Bu, Türkiye'nin altı çizilmesi beklenen tek beklentisidir. Başarıya ulaşmak kolaydır. Bu projeyi başarısızlığa ulaştıranlar büyük bir vebal altında kalacaktır. Kim bu projeyi başarısızlığa ulaştırmakta rol sahibi olursa, AB ve Türkiye kendi vatandaşlarına bunun hesabını veremez. Eğer taraflar kararlıysa engeller aşılır. Ama taraflar (olsa da olur, olmasa da olur) gibi böyle yarım yamalak bir düşünceyle hareket ederse, hiç boşuna uğraşmayalım. Ama ben her iki tarafta da, akil adamların tükenmiş olmadığına inanıyorum.''

 

Kıbrıs

AB'nin Kıbrıs konusunda da yerine getirmediği taahhütlerin bulunduğunu belirten Demirel, bu konunun Türkiye'nin üyelik süreci üzerinde fiili bir ipotek haline getirilmesinin, son derece yanlış olduğunu ve haksız bir tasarruf olduğunu bildirdi.

Türkiye ve Kıbrıs Türk'lerinin, adil ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşılabilmesi için azami gayreti gösterdiğini anlatan Demirel, ''Müzakereler devam etmektedir. Bu sefer Kıbrıslı Rumların çözüm yönünde bir irade ortaya koymalarını ümit ediyoruz. Lüzumundan fazla süren bu sorun, sonsuza kadar bu şekilde devam edemez. AB'ye gelince, eğer çözüm konusunda samimilerse, birliğin ikna kabiliyetini Kıbrıslı Rumların daha yapıcı ve istekli bir tutum takınmaları yönünde kullanmaları gerekmektedir'' diye konuştu.