Demirtaş'tan Gezi Parkı direniş yorumu

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Taksim'deki olaylara ilişkin, "Ulusalcı, ırkçı, milliyetçi kesimler, 'Kürt sorunu ile ilgili başlayan müzakere sürecini nereden baltalayabiliriz?' diye arayış içindeler" dedi.

01 Haziran 2013 Cumartesi, 13:24
Abone Ol google-news

Selahattin Demirtaş, Kayapınar Kültür Merkezinde düzenlenen basın toplantısında, çözüm süreci ve Taksim'de yaşanan olaylarla ilgili açıklamalarda bulundu.

Çözüm sürecinin ilk aşamasının ilerlediğini, süreci zorlayacak, sıkıntıya sokacak bir müdahalenin söz konusu olmadığını ve iki tarafın da bu konuda dikkatli davrandığını belirten Demirtaş, bundan sonraki aşamaların çok daha önemli olduğunu söyledi.
Demirtaş, yaklaşık 6 aydan bu yana süren ve binbir emekle gelinen sürecin, reform, demokratik açılım ve sivil bir anayasa çalışmasıyla sonuçlanmasının kalıcı barışa dönüşeceğini bildirerek, böylesine bir fırsatın kaçırılmaması gerektiğini ifade etti.
Çözüm süreciyle yaşanan gelişmelerin ve silahların susmuş olmasının memnuyniyet verici olduğunu vurgulayan Demirtaş, "Bu arzuladığımız bir durumdur. Ama bu mücadelenin bittiği, biteceği anlamına gelmiyor" diye konuştu.

Taksim'deki olaylar

Taksim'deki olayların baskıcı politikalara yönelik tepki olduğunu öne süren Demirtaş, direnişe katkı sunan herkesi kutladığını ve ortaya çıkan görüntülerin sürecin genel karakterine aykırı olduğunu belirtti.

Demirtaş, aşırı güç kullanan güvenlik güçleri hakkında soruşturma başlatılması gerektiğine değinerek, "Başbakan'ın çıkıp çıkıp olgun bir şekilde özür dilemesi lazım" dedi.

Bir gazetecinin, "Gezi Parkı'ndaki olayları, sürece vurulmak istenen bir darbe olarak görüyor musunuz?" yönündeki sorusuna Demirtaş, şu yanıtı verdi:

"Ulusalcı, ırkçı, milliyetçi kesimler, 'Kürt sorunu ile ilgili başlayan müzakere sürecini nereden baltalayabiliriz?' diye arayış içindeler. Gezi Parkı'nda direnen herkesin direnişi meşru ve haklıdır. Şimdi bir müzakere ve barış arayışı var. Haklı olan bir derinişi, 'bu sürece ve Kürtlere karşı nasıl kullanabilirim?' diye ince bir politika yürütülmeye çalışılıyor. Bunu bir müzakere karşıtlığına, Kürt sorunu ve çözüm süreci karşıtlığına evriltmek isteyenler var."

Demirtaş, gelecek hafta, "yol temizliği" dedikleri yasal düzeyde yapılması gereken reformlarla ilgili bir çalışmayı kamuoyuna açıklayacaklarına değinerek, hangi yasalarda ne tür değişiklik yapılmasına yönelik yol haritasını grup toplantısında da açıklayabileceklerini kaydetti.

Demirtaş, yasal reformların kısa sürede yapılması halinde yeni anayasanın da daha kolay hazırlanacağını bildirerek, bununla ilgili gelecek ay uzlaşma komisyonunun alacağı son karara göre bir açıklama yapabileceklerini dile getirdi.

"Acil olarak gösteri hakkı, ifade özgürlüğü, miting, barışçıl yürüyüş ve gösterilerin özgür olması lazım" diyen Demirtaş, seçim barajı, siyasi parti, terörle mücedele ve basın kanununun da demokratik bir reformdan geçmesi gerektiğine işaret etti.
Demirtaş, Adalet Bakanlığının bununla ilgili hazırlıkları olduğunu ancak hangi başlıklardan oluştuğunu bilmediklerini belirterek, bakanlığın bunu açıklaması durumunda herkesin öğreneceğini söyledi.

İmralı'ya gidecek heyet

Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile yaptığı görüşmede, İmralı'ya gidecek heyetle ilgili önümüzdeki hafta içi durumun netleşeceği bilgisini aldıklarının altını çizen Demirtaş, heyetin hangi isimlerden oluşacağının çok önemli olmadığını ifade etti.

Çözüm sürecinde ikinci aşama

Geri çekilme ve silahların Türkiye dışına çıkarılmasının nihayete ermek üzere olduğunu anlatan Demirtaş, en geç gelecek gelecek ay ortasında geri çekilmenin bitmesinin ön görüldüğünü belirtti.

Demirtaş, sürecin ikinci aşamasında demokratik reformlar ve anayasal sürecin başlayacağına değinerek, Öcalan'ın durumu ve şartlarının görüşülmesinin de beklendiğini vurguladı.

Öcalan'ın, avukatları ve ailesiyle görüştürülmediğini iddia eden Demirtaş, şunları kaydetti:
"Öcalan'ın koşullarının süreci yönetebilecek, sürece destek olabilecek duruma getirilmesi gerekir. Tecrit pozisyonunun tümden kalkması gerekiyor. İkinci aşamada bunları görmek istiyoruz. Bunlar Türkiye açısından zorlayıcı değil. Barış sürecinin en önemli aktörlerinden birinin, bir adada hücrede tutulması sürece katkı sunmaz. Heyet giderse bu konuları adada tartışacak. Bu sürecin gerektirdiği zorunlu değişikliktir. Öcalan'ın diğer mahkumlarla bir arada bulunabileceği bir durumun oluşturulması, dışarı ile ilişkilerin yasalara uygun olması gerekir. Aydın, gazeteci ve yazarların İmralı'ya giderek diğer mahkumlarla olduğu gibi kendisiyle de alınan izin doğrultusunda görüşebilmesi lazım."

İran, Irak ve Suriye'nin çözüm sürecine bakışı

Bir gazetecinin, "İran ve Irak'taki merkezi hükümetlerin çözüm sürecinden rahatsızlığını nasıl değerlendiriyorsunuz?" yönündeki sorusunu Demirtaş, "Bölgede dengeler değişti. Türkiye dış politikada Suriye'de Sünnileri destekleyince, Esat karşıtı politika Şii karşıtı politikaya dönüşünce, Şii Tahran rejimi, Şii Bağdat rejimi de Şii hat üzerinde yer aldı ve Türkiye üzerine bir politika oluşturdular. PKK'nın Türkiye ile savaşması İran'ın, Irak'ın, Esad'ın işine geliyordu. Bu savaşın bitmiş olması onları rahatsız eder. Ama unutmayalım ki 4 yıl önce İran, Irak, Suriye ve Türkiye ortak şekilde PKK ile savaşıyordu. ABD'de onları koordine ediyordu. Bu blok dağıldı. Farklı kesimler süreçten rahatsız olabilirler, bu bekledeğimiz bir durum" diye yanıtladı.