DİSK-AR açıkladı: İşsiz sayısı 17.2 milyona çıktı

DİSK-AR'a göre, Covid-19 etkisiyle revize edilmiş geniş tanımlı işsiz sayısı ve iş kaybı Mayıs 2020’de 17,2 milyona yükseldi.

10 Ağustos 2020 Pazartesi, 15:09
Abone Ol google-news

TÜİK Mayıs 2020 Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) sonuçlarını 10 Ağustos 2020’de açıkladı. Mayıs 2020 HİA sonuçları Covid-19 dönemini (Nisan-Mayıs-Haziran) kapsaması açısından son derece önemli. Bu veriler salgının en yoğun geçtiği döneme ait. TÜİK’e göre işsizlik oranı 0,1 puanlık artış ile yüzde 12,9 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye genelinde işsiz sayısı 2020 Mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 331 bin kişi azalarak 3 milyon 826 bin kişi oldu. TÜİK açıkladığı dar tanımlı işsizlik oranı ve işsiz sayısı ile Covid-19'un yarattığı depremi yansıtmaktan oldukça uzaktır.

DİSK-AR'a göre, TÜİK’in Mayıs 2020 dönemine ait sonuçlarında yer alan dar tanımlı (resmî) işsizlik oranı ve işsiz sayısı Covid-19 döneminde yaşanan istihdam ve iş kaybını yansıtmayan ve tamamen TÜİK’in işsizlik hesaplama tekniğinin yetersizliğinden kaynaklanan yapay bir sonuçtur. 

TÜİK’in işsizlik hesaplama tekniği Covid-19 gibi bir salgın döneminin etkilerini yansıtmaktan uzaktır. TÜİK Covid-19 döneminde soru setinde gerekli değişiklikleri yapmamıştır. TÜİK, sadece araştırmanın yapıldığı referans haftasından geriye doğru 4 hafta içinde iş arayanları işsiz sayıyor. Oysa Covid-19 döneminde işten çıkarma yerine yaygın olarak kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödeneği uygulanması nedeniyle milyonlarca işçi çalışmadığı halde istihdamda gözükmektedir. TÜİK’in yöntemine göre, kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödeneği alan işçiler iş aramadıkları için işsiz sayılmıyor. Bugüne kadar 3,5 milyon işçi kısa çalışma ödeneği ve 1,8 milyon işçi de ücretsiz izin ödeneği (nakdi ücret desteği) aldı. İŞKUR bu kişileri işsiz saymadı.

Öte yandan kısa çalışma ödeneği alamayan, kayıt dışı veya kendi hesabına çalışıp işsiz kalanların önemli bir bölümü ise Covid-19 nedeniyle iş arama eğiliminde olmadığından işgücü piyasası dışına çıktılar ve onlar da işsiz sayılmadı.

İSTİHDAMDA BÜYÜK DARALMA DEVAM EDİYOR 

TÜİK verilerinin detaylarına bakıldığında Türkiye tarihinin en büyük istihdam daralması ve iş kaybının yaşandığı görülmektedir. TÜİK verilerine göre işgücü son bir yılda 2 milyon 742 bin azalarak 32 milyon 426 binden 29 milyon 684 bine geriledi. İstihdam Mayıs 2019-Mayıs 2020 arasında 2 milyon 411 bin azalarak 28 milyon 269 binden 25 milyon 858 bine düştü. Mayıs 2019’da 26 milyon 961 bin olan istihdam içinde olup işbaşında olanların sayısı 6 milyon 474 bin kişi azalarak 20 milyon 487 bin oldu. İşbaşında olmayanların sayısı ise son bir yılda 4 milyon 63 bin kişi artarak 1 milyon 308 binden 5 milyon 371 bine yükseldi.

TÜİK tarafından açıklanan dar tanımlı işsizlik istidamdaki daralmayı ve işbaşında olmama nedeniyle yaşanan iş kaybını ifade etmiyor. Oysa Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Covid-19 nedeniyle yaşanan iş kaybını ölçmek için yeni bir yöntem öneriyor.  

TÜİK HİA Mayıs 2020 verilerini ILO tarafından da kullanılan eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı yönetimini kullanarak yeniden hesapladık ve Covid-19 döneminde yaşanan iş kaybını, diğer bir ifadeyle geniş tanımlı işsizliği yeniden hesapladık. Bunu revize geniş tanımlı işsizlik olarak ifade ettik.

Bilindiği gibi TÜİK istihdamda olup işbaşında olmayanların sayısını ayrıca açıklıyor. Bunlar istihdam ilişkisi devam eden ve üç ay içinde işlerine döneceklerini düşünenler ile işbaşında olmayıp gelirinin en az yarısını elde edenlerdir. Dolayısıyla kısa çalışma ödeneği ile ücretsiz izin alanlar bu kapsamdadır. ILO, Covid-19 nedeniyle çalışılmayan süreyi eşdeğer tam zamanlı istihdama dönüştürerek Covid-19 nedeniyle meydana gelen iş kaybını hesaplıyor. 

ILO’nun hesaplama yöntemini kullanırken mevsim etkisini ortadan kaldırmak için geçen yılın aynı dönemini (Mayıs 2019 tarihini) baz aldık. Bu tarihte işbaşında olanların sayısını haftalık ortalama fiili çalışma süresiyle çarparak o dönemki toplam çalışma süresini hesapladık. Aynı işlemi Mayıs 2020 için de yaptık. Böylece çalışma süresinde meydana gelen toplam kaybı ve toplam işgücü kaybını haftalık 45 saatlik çalışmaya bölerek eşdeğer tam zamanlı iş kaybını bulduk.

ILO metodolojisinden yararlanarak yaptığımız hesaplamaya göre Covid-19 nedeniyle meydana gelen eşdeğer iş kaybı 8,6 milyon olarak gerçekleşti. Mayıs 2020’ye göre revize edilmiş geniş tanımlı işsiz sayısı (tam zamanlı istihdam kaybı dahil) Mayıs 2019’a göre 7 milyon 123 bin artarak 17 milyon 237 bine yükseldi. 34 milyon 508 bin olarak hesapladığımız geniş işgücüne göre revize edilmiş geniş tanımlı işsizlik (istihdam kaybı dahil) oranı ise yüzde 50 olarak hesaplandı.

COVID-19 DÖNEMİNDE KADIN İŞGÜCÜNÜN DURUMU

Son bir yılda toplam işgücü 2 milyon 742 bin azalarak 32 milyon 426 binden 29 milyon 684 bine geriledi. İşgücüne katılım oranında büyük düşüş yaşandı. Yüzde 52,9 olan işgücüne katılma oranı son bir yılda 5,3 puan gerileyerek yüzde 47,6’ya düştü. 

Kadın işgücü son bir yılda 1 milyon 307 bin kişi azalarak 9 milyon 378 bin ve erkek işgücü ise 1 milyon 430 bin azalarak 20 milyon 306 bine geriledi. Böylece son bir yılda toplam işgücü yüzde 8,5, erkek işgücü yüzde 6,6 ve kadın işgücü yüzde 12,2 azaldı.

Ücretsiz izin uygulamalarının başlamasıyla beklendiği üzere işbaşında olanların sayısında ciddi düşüşler meydana geldi. İşbaşında olanların sayısı son bir yılda 6 milyon 474 bin azaldı. Mayıs 2019’da 26 milyon 961 bin olan işbaşında olanların sayısı Mayıs 2020’de 20 milyon 487 bine geriledi. İşbaşında olanların toplam sayısı son bir yılda yüzde 24, erkeklerin sayısı yüzde 20,6 ve kadınların sayısı yüzde 27 azaldı.

Kısa çalışmanın ve ücretsiz izin uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte çalışma saatlerinde de bir düşüş meydana geldi. Mayıs 2019’da 44,5 saat olan işbaşında olanların haftalık ortalama çalışma süresi, Mayıs 2020’de 39,7’e geriledi. Son bir yılda haftalık fiili çalışılan ortalama süre toplamda yüzde 10,8, erkeklerde yüzde 11,7 ve kadınlarda yüzde 9,6 oranında düştü.

İşgücüne dahil olmayanlar kategorisinde olan iş aramayıp çalışmaya hazır olanların ve ümitsizlerin sayısında patlama yaşandı. İş aramayıp çalışmaya hazır olanlar son bir yılda 1 milyon 618 bin artarken, ümitsizlerde 800 bin kişilik bir artış yaşandı. 

DI·SK-AR tarafından du¨zenli olarak hesaplanan ve İşsizlik ve İstihdamın Görünümü raporlarında yer alan (Tablo 1 ve 2’de “Geniş¸ Tanımlı I·s¸sizlik-1” olarak gösterilmiştir) geniş¸ tanımlı işsizlik metoduna göre Mayıs 2019’da yüzde 19,8 olan geniş¸ tanımlı toplam işsizlik oranı Mayıs 2020’de yüzde 29,3’e yükselmiştir. Erkeklerde Mayıs 2019’da yüzde 16,3 olan geniş¸ tanımlı işsizlik oranı yüzde 26,4’e ve kadınlarda ise Mayıs 2019’da yüzde 26,2 olan geniş¸ tanımlı işsizlik oranı yüzde 34,9’a yükselmiştir.

Geniş¸ tanımlı işsizliğin artışının en önemli nedeni ümidini yitiren işsizler ile ve is¸ aramayıp çalışmaya hazır olanların sayısında Covid-19 döneminde meydana gelen artıştır. Geniş¸ tanımlı işsizlik hesaplamasında dikkat çeken bir başka nokta ise zamana bağlı eksik istihdamdaki kadınların artışıdır. Son bir yılda zamana bağlı eksik istihdam edilen erkekler yüzde 324,9 artmışken kadınlar yüzde 377,6 oranında artmıştır. 

Mayıs 2020’de dar tanımlı toplam işsiz sayısı TÜİK tarafından toplamda 3 milyon 826 bin, kadınlarda 1 milyon 244 bin ve erkeklerde 2 milyon 582 bin olarak açıklanmıştır. DİSK-AR tarafından hesaplanan geniş tanımlı işsiz sayısı Mayıs 2020’de toplamda 10 milyon 114 bin, kadınlarda 4 milyon 143 bin ve erkeklerde 5 milyon 973 bin olarak hesaplandı. Covid-19 etkisiyle revize geniş tanımlı işsizlik ise Mayıs 2020’de toplamda 17 milyon 237 bin, kadınlarda 6 milyon 324 bin ve erkeklerde 10 milyon 630 bin olarak gerçekleşti. Böylece Mayıs 2019 ve 2020 arasındaki bir yıllık dönemde Covid-19 etkisiyle geniş tanımlı işsizlik artışı genelde 7,1, kadınlarda 2,2 ve erkeklerde 4,7 milyon oldu.

İSTİHDAM BİR YILDA 2 MİLYON 411 BİN KİŞİ AZALDI

Bilindiği gibi 2018 krizi nedeniyle Türkiye ekonomisi uzun bir süredir istihdam yaratma kapasitesini kaybetmiş durumdaydı. Covid-19’un etkisiyle istihdam kaybı hızlandı. Mayıs 2019’da 28 milyon 269 bin olan toplam istihdam son bir yılda 2 milyon 411 bin kişi azalarak 25 milyon 858 bine gerileyerek yüzde 8,5 azaldı.

İŞBAŞINDA OLANLAR SON BİR YILDA 6,4 MİLYON AZALDI

TÜİK’in işbaşında olanlara ilişkin verisi istihdamda olup referans döneminde en az bir saat çalışmış olanları kapsamaktadır. İstihdamda olup işbaşında olanların sayısında salgının etkisiyle Mayıs 2020’de ciddi bir düşüş yaşandı. Mayıs 2019’da 26 milyon 961 bin kişi işbaşında iken, Mayıs 2020’de bu sayı 6 milyon 474 bin kişi azalarak 20 milyon 487 bine geriledi. İşbaşında olmayanların sayısı bir yılda 4 milyon 63 bin kişi arttı (Tablo 1, Grafik 4). İstihdamda olup işbaşında olmayanlar özellikle kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin kullandırılan işçilerin durumunu göstermesi açısından önemlidir. İşbaşında olanların sayısındaki azalmayı ILO’nun kullandığı tam zamanlı eşdeğer iş kaybı hesaplamasında dikkate aldık.

HAFTALIK ORTALAMA ÇALIŞMA SÜRESİ BİR YILDA 4,8 SAAT AZALDI

Covid-19 nedeniyle işlerin durmasıyla ve kısa çalışmaya geçilmesiyle birlikte çalışma saatlerinde de düşüş görüldü. Mayıs 2019’da haftalık ortalama 44,5 olan çalışma süresi Mayıs 2020’de 39,7’e geriledi. Son bir yılda haftalık ortalama çalışma süresi 4,8 saat azaldı. Böylece son bir yılda ortalama haftalık fiili çalışma süresi yüzde 10,8 oranında azalmış oldu. TÜİK tarafından yayımlanan dar tanımlı işsizlik oranları ne işbaşında olmayanları ne de çalışma saatlerinde meydana gelen düşüşü dikkate alıyor. Haftalık ortalama çalışılan sürenin yarattığı istihdam kaybını tam zamanlı eşdeğer iş kaybında dikkate aldık.

İŞ ARAMAYIP ÇALIŞMAYA HAZIR OLANLARIN VE ÜMİTSİZ İŞSİZLERİN SAYISI PATLADI

İşgücüne dahil olmama nedenleri kategorisinde yer alan ve son dönemlerde artış eğiliminde olan ümitsiz işsizler ve iş aramayıp çalışmaya hazır olanların (diğer) sayısı Covid-19 nedeniyle artmaya devam ediyor. Son bir yılda ümitsizlerin sayısı 800 bin kişi artarak 1 milyon 358 bine ulaştı. İş aramayıp çalışmaya hazır olanlar ise 1 milyon 618 bin kişi artışla 3 milyon 354 bine yükseldi. Bu durum iş arama eğiliminin azalmasına işaret etmektedir. Dar tanımlı işsizliğin düşük görünmesinin önemli nedenlerinden biri işsizlerin iş bulamayacaklarını veya iş olmadığını düşünerek iş arama eğiliminde olmamalarıdır. Ümitsiz işsizler ve iş aramayıp çalışmaya hazır olanlara ilişkin yöntemsel açıklama raporun ekinde yer almaktadır.

İŞSİZLİKLE MÜCADELE ÖNERİLERİ

İşten çıkarmalar Covid-19 süresince kesin olarak yasaklanmalı. 

İşsizlik sigortasından yararlanma koşulları ve ödenek miktarı iyileştirilmelidir. 

Covid-19 koşullarında işsizlik ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanmada ön koşul aranmamalıdır.

İşsizlik Sigortası Fonu’nun amaç dışı kullanımına son verilmelidir. 

“Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir. 

İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır. 

İş başında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.

Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır. 

Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) “insana yaraşır iş” yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.

Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimî işçi statüsüne geçirilmelidir.

Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.