Doğa harikası gölün kenarına turistik tesis yapılmak isteniyor

Eski YARSAV Başkanı Eminağaoğlu, geç olmadan inşaatın kaldırılması gerektiğine, illa yapılacaksa yöresel ahşap mimariye uygun şekilde yapılması gerektiğine dikkat çekti.

07 Eylül 2020 Pazartesi, 05:00
Doğa harikası gölün kenarına turistik tesis yapılmak isteniyor
Abone Ol google-news

Artvin’deki Karagöl-Sahara Milli Parkı içinde yer alan Karagöl’ün hemen kıyısında başlayan inşaat tepki çekiyor. Turistik tesis olacağı belirtilen binanın kıyıya oldukça yakın olması ise dikkat çekti. Eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, söz konusu bina inşaatının göle müdahale olduğunu belirterek, “Olması gereken, bu inşaatın geç kalınmadan kaldırılması ya da gölün görüntü alanından uzağa, yöresel ahşap mimariye uygun şekilde yapılmasıdır” dedi. Bina inşaatının ise ruhsatsız olduğu iddia edildi.

‘GÖLE MÜDAHALE’

Karagöl, Artvin’in “Sakin Şehir” unvanlı ilçesi Şavşat’ta, Karagöl-Sahara Milli Parkı içinde yer alıyor. Kalbe benzeyen görüntüsüyle de ilgi çeken Karagöl, bu özelliği ile fotoğrafları reklamlarda da kullanılan bir doğa harikası. Ancak, hemen göl kenarında başlayan bir bina inşaatı, tepki çekiyor. Rize Milli Parklar Bölge Müdürlüğü, Karagöl’ün kenarında kuruma ait bir misafirhane olduğunu, binanın çok eskimiş olması nedeniyle yenilediğini, yeni yapılan binanın tamamen ahşap kaplanarak doğaya uygun şekilde olacağını bildirdi.

RUHSATSIZ İDDİASI 

Eski YARSAV Başkanı Eminağaoğlu, söz konusu inşaata tepki gösterdi. Eminağaoğlu, “Binanın dışının ahşap kaplanacağı söylense de Karagöl’ün kalbine bıçak saplanıyor” dedi. Karagöl’ün, Japonya’nın Hokkaido bölgesinde bulunan Toyoni Gölü’ne benzediğine dikkat çeken Eminağaoğlu, “Gölümüzün doğal güzelliğini bozmaz hatta korur ve güzelleştirirsek, Toyoni Gölü’nden çok daha güzel olduğunu anlatmaya hiç gerek yok” ifadelerini kullandı. Söz konusu bina inşaatının göle müdahale olduğunu aktaran Eminağaoğlu, “İnşaat bittiğinde ahşap kaplanacağı söylenen bina, yöresel mimari ile hiçbir uyum içermiyor. Japonya’nın gösterdiği duyarlılık, milli park olmasına rağmen ülkemizde gösterilmiyor. Bu da doğa ve çev re haklarının ne durumda olduğunu ayrıca yansıyor” ifadelerini kullandı. 

YÜKSEK MİMAR EROL ŞALİKOĞLU İSE ŞUNLARI KAYDETTİ:

“1990’da yürürlüğe giren Kıyı Kanunu ve 1992’de yayımlanan Kıyı Yönetmeliği’ne göre tabii göller, denizler ve nehirler kenarında yeni bir yapı yapılabilmesi için kıyı kenar çizgisinden 50 metre uzaklaşmak gerekli. Bu 50 metrelik mesafede ancak yaya yolları gibi kamusal alanlar tasarlanabilir. 50 metre ile 100 metre arasındaki alanda ise kafe ve restoran gibi günübirlik tesisler yapılabilir. Konaklama ancak 100 metreden sonra yapılabilir. Söz konusu yerde yapılan yapı, eski bina yıkılarak yerine yakın yerde inşa edilen yeni bir yapıdır. Bu yeni yapıya inşaat ruhsatı alınmamış olduğu sözleşmenin eski binanın onarımı ile ilgili olduğu söylenmekte.”