Ege kıyılarında göçmen dramı devam ediyor

KONUK YAZAR | Anıl Talat Eryontuk, Cumhuriyet'in Ege'si için yazdı...

22 Mart 2021 Pazartesi, 11:34
Ege kıyılarında göçmen dramı devam ediyor
Abone Ol google-news

Ülkelerinden kaçan göçmenlerin Avrupa ülkelerine gitmek üzere verdiği mücadele devam ediyor.

Savaş ve iç karışıklıklardan kaçarak Avrupa’ya gitme hayaliyle yola çıkan göçmenler geçiş yolu olarak Yunanistan’a yakın olduğu için Ege kıyılarına tercih ediyor.

Denizyoluyla kaçış esnasında malesef birçoğu ölümle burun buruna geliyor.

Kimsesizler mezarlığı yüzlerce ismi belli olmayan göçmenle dolu.

Şişme botlar ve arızalı teknelerle canlarını hiçe sayarak kaçan göçmen sayısı ölümlere rağmen hâlâ sürüyor.

Bu kaçışın ana merkezlerinden biri İzmir’in Basmane semti.

Suriye’de yaşanan iç savaş ile Irak, Afganistan, İran gibi farklı ülkelerde yaşadıkları sorunlar nedeniyle bu bölgeye gelen göçmenlerin gerçekten işi zor.

Yıllardır hem ulusal hem yerel medyada bu konu dile getirilse de henüz çözülebilmiş değil.

Özellikle burada ikamet eden yahut otellerde kalan göçmenlerin insan tacirlerinin elinde adeta bir kuklaya dönüştükleri ayan beyan ortada iken.

Üzerlerine birkaç giyim eşyası, yiyecek ve can yeleği alan göçmenlerin otobüs, TIR ve kamyon kasaları üzerinde kıyı bölgelerinde kendilerini bekleyen tekne ve botlara binerek çıktığı umut yolculuğu hepimizi çok üzüyor.

Ege kıyılarında her gün 10’a yakın göçmen teknesi Yunan adalarına gidiyor. 

Birçoğu sorunsuz geçiş yaparken, kimileri Sahil Güvenlik ekiplerine yakalanıyor. 

Maalesef bir kısmı da aşırı yük ve hava şartlarından dolayı batan teknelerde can veriyor.

Başta Ege olmak üzere Akdeniz’de de durum aynı.

Devletler ise konuya seyirci.

Hatta Avrupa Birliği (AB) Sınır Güvenliği Örgütü (Frontex), Yunanistan kıyılarındaki göçmenlerin adil sorgulama şansı olmadan yasa dışı bir şekilde Türkiye'ye geri gönderildiği ve temel haklarının ihlal edildiğine dair kanıt bulunamadığını açıkladı.

Ne komik!

Türkiye’nin, göçmen krizinin kaynağının oluşturan Ortadoğu ülkelerine komşu olması, göçmenlerin geçiş güzergahı olarak kullandığı Ege Denizi, Akdeniz ve Karadeniz’e kıyısının bulunması, hem bu sorunun odağında yer almasına sebebiyet vermekte, hem de çözümün kaçınılmaz bir tarafı olmasını sağlamaktadır.

Kuşkusuz ki meselenin iç güvenlik ve sosyo ekonomik boyutundan ziyade, insani yönünü ön planda tutulmalıdır.

Bu önem sadece Türkiye’den değil tüm Avrupa ülkelerinden gelmelidir.

Avrupa ülkelerinin insan haklarını öne alan temel felsefesini hayata geçireceği yeni bir politika içine girmesi, bölgedeki krizin nihai çözüme kavuşturulmasına zemin hazırlayacaktır diye düşünmekteyim.

Yaşam mücadelesi veren göçmenlerin yaşadıkları günümüz dünyası için utanç verici bir tablo.

Ve bu tablonun değişmesi için tüm devletlerin elini taşın altına sokması lazım.

Peki bunu istiyorlar mı?

Kocaman bir hayır!