Erdoğan: Yargı güvenilirliği bitmiştir

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin, Mehmet Haberal'ı tahliye etmeyen 9 hakime tazminat cezası vermesine tepki göstererek, "Yargı, o kararla birlikte güvenilirliğini adeta bitirmiştir. Bunu böyle bilin, bitirmiştir. 9 tane hakime söz böyle bir cezayı verdiğiniz andan itibaren bu ülkede artık yargının güvenilirliği kalmaz" diye konuştu.

18 Haziran 2010 Cuma, 09:06
Abone Ol google-news

Başbakan Erdoğan, AKP Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında konuştu. Türkiye ekonomisinin atılım yaptığı, demokratikleşme adımlarının atıldığı, temel hak ve özgürlüklerin geliştiği dönemlerde terör örgütünün devreye girerek süreci engellemek için rol üstlendiğini ifade eden Erdoğan, "Bugün de yapılan aynen budur" dedi. Türkiye'nin şu anda demokratikleşme alanında tarihi nitelikte bir adım attığını, "1982 Darbe Anayasası" üzerindeki en kapsamlı değişikliğin yapıldığını, Anayasa'nın değişmesinin gerekliliği yönünde bir fikir birliği olmasına karşın değişiklik Meclis'e geldiğinde karşılarında bir "cephe" oluştuğunu dile getiren Başbakan, "Bu cephede kimler vardı? Anamuhalefet partisi CHP. Yanında kim vardı, MHP; yanında kim vardı, BDP; yanında kim vardı, terör örgütü; yanında kim vardı, İmralı... Olay bu" dedi. Başbakan Erdoğan, CHP ve BDP'li milletvekillerinin, oy kullanma hürriyetlerini dahi kullanamadıklarını, bunun, milletvekili olmanın tanımına ters olduğunu ifade ederek parti kapatmalardan dert yanan BDP'nin parti kapatmaların zorlaştırılmasını öngören maddenin paketten düşmesi karşısında "adeta zil takıp oynadıklarını" savundu. CHP'nin o zamanki Genel Başkanı Deniz Baykal'ın bu maddenin düşmesi karşısında AKP'li milletvekillerine teşekkür ettiğini anımsatan Başbakan Erdoğan, "Kendileri zaten parlamentoya hiç uğramadılar. Nasıl çok önemli bir şeyse, herhalde çok önemli işleri vardı. Ve bu süreci de böyle geçirdik. Ve bütün bu adımlar atılırken, değişiklik tam referandum arifesindeyken dikkat edin terör örgütü bu defa devreye girdi. Örtüşüyor diyorum ya" diye konuştu.
 

"Terörü istismar edenler en az terör örgütü kadar suçlu"

Türkiye'nin dış politikada "tarihinin en aktif, en güçlü, en itibarlı" dönemini yaşadığını, Türkiye ekonomisinin şu anda küresel kriz şartlarına rağmen muhteşem bir performans sergilediğini, bütün bunların ötesinde Türkiye'nin kırgınlıkları gidermek, ayrımcılığı ortadan kaldırmak adına tarihi bir süreçteyken terör örgütü devreye girdiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu bir tesadüf değildir. Terör örgütü önceki dönemlerde Türkiye'nin iç politikasını, dış politikasını, ekonomisini ve demokrasisini etkilemek için nasıl bir takım odaklar tarafından tezgaha sürüldüyse bugün de aynı kirli odaklar tarafından tezgaha sürülmektedir. Terör örgütünü kullanan, terör örgütünü bir figüran olarak piyasaya süren o kirli odaklar bugüne kadar amaçlarına ulaşamadılar, bundan sonra da ulaşamayacaklar."

Başbakan Erdoğan, terörle mücadelenin devletin tüm kurumlarıyla uyum ve koordinasyon içinde kararlılıkla sürdürülmesi halinde başarılacağını, yasama, yürütme ve yargının dayanışma içinde olmaması durumunda bu işin bir kanadının eksik kalacağını belirterek "Terörle etkin bir şekilde mücadele eden askerimizin, polisimizin, jandarmamızın, istihbarat birimlerimizin moralini bozacak, azmini kıracak yaklaşımlardan herkes özenle kaçınmalıdır. Kimse terör üzerinden siyaset yapmaya, süreci istismar etmeye kalkmasın. Terörü her ne olursa olsun, ne şekilde olursa olsun istismar ederek buradan kendilerine rant devşirmenin peşinde olanlar, bunu alışkanlık haline getirenler, en az terör örgütü kadar suçludurlar ve bu cinayetlerden sorumludurlar" dedi.
 

"Yargının güvenilirliği bitmiştir"

Çetelerle mücadele çerçevesinde bir çok kirli ilişkinin açığa çıkarıldığını belirten Başbakan, Mehmet Haberal'ı tahliye etmeyen 9 Ergenekon hakimin tazminata mahkum edilmesine ilişkin kararı da eleştirdi. Erdoğan, şunları söyledi:

"Üst mahkemenin kalkıp da ceza vermesini bu ülkede hukuk adına çok ciddi bir sıkıntı süreci olarak görüyorum. Bugüne kadar olmamış ve yeni kapıların açılmasına mesnet teşkil edecek bir adımdır. Bakınız henüz hakkında karar kesinleşmemiş ve yargı süreci devam ederken Anayasa'yı çiğneyerek böyle bir kararı verme yetkisini üst mahkeme kendisinde nereden buluyor? Bu bir. İkinci bir konu, bundan sonra mahkum olanından tutuklusuna kadar hepsi için böyle bir kapı açılacak mı? Açılacak. Şimdi herkes müracaat edip aynı şekilde bu tür davaları açmak suretiyle kendilerine çıkış yolu arayacak mı? Arayacak. Ne olacak? Peki bunun altından neyle kalkacaksınız? Hangi hukuka, hangi maddeye dayalı olarak bu adımı atıyorsunuz? Bunun ideolojiden ayrı bir yanı olamaz. Bunun, kendi özel dünyalarındaki verilmiş bir karardan başka özelliği yoktur. Buna ne kendileri inanıyorlar, ne milleti inandırıyorlar. Ben inanmıyorum ve kimsenin de inandığına ihtimal vermiyorum. Çünkü yargı, o kararla birlikte güvenilirliğini adeta bitirmiştir. Bunu böyle bilin, bitirmiştir. 9 tane hakime söz böyle bir cezayı verdiğiniz andan itibaren bu ülkede artık yargının güvenilirliği kalmaz."

"Terör örgütü Kürt kardeşlerimin temsilcisi olmadı"

PKK'yı kastederek "Terör örgütünün amacı hiçbir zaman benim Kürt kardeşlerimin hakları, hukuku olmamıştır. Terör örgütünün gayesi, hiçbir zaman bölgenin gelişmesi, kalkınması, milletimizin huzur ve esenliği olmamıştır. Terör örgütü, kurulduğu günden itibaren hiçbir zaman benim Kürt kardeşlerimin sözcüsü olmamıştır" diyen Başbakan Erdoğan, PKK'nın bir figüran olarak kullanıldığını ifade etti. Türkiye'de çetelerin artık millete istikamet veremediği gibi eli kanlı terör örgütlerinin de millete istikamet veremeyeceğini belirten Başbakan Erdoğan, PKK'nın kirli ilişkilerini ortaya çıkardıklarını ve çıkaracaklarını, PKK'nın çözümsüzlükten ve çatışmadan medet umduğunu kaydededek "Biz teröre inat demokrasi diyeceğiz, teröre inat hak hukuk diyeceğiz, teröre inat kardeşlik diyeceğiz. Teröre inat yatırım diyeceğiz, üretim diyeceğiz" dedi.
 

BDP'li belediyelere eleştiri

Başbakan Erdoğan, terör örgütünün istismar zeminini ortadan kaldırmak için "Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi"ni başlattıklarını, milletin derdine derman olmaya çalıştıklarını ifade ederken isim vermeden BDP'li belediyeleri de eleştirerek "Kendi partilerinin, belediyelerinin olduğu yerlere bir bakın, yatırım adına ne yapmışlar? Altyapısına bakın, suyu mu getirmiş, kanalizasyonu mu getirmiş, bir bakın. Yollarına mı bakmış, bir bakın. Hiç onlarla ilgilenmek diye bir şey yok. Bulundukları ilin, ilçenin, beldenin derdiyle ilgilenmek diye bir şey yok. Sadece ve sadece işi tamamen ideolojilerine hizmet noktasında ne yaparız, bununla ilgilenmek. Hala da bunu yapıyorlar" diye konuştu.
 

"Açılım yokken terör yok muydu?"

Türkiye'yi çok farklı bir boyuta taşıyacak, ekonomisini güçlendirecek, demokrasisini yüceltecek düzenlemeleri TBMM'ye getirdiklerini, uzlaşma aramalarına karşın kendilerine kapıların kapatıldığını dile getiren Başbakan Erdoğan, "Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi"ne ve Anayasa değişikliğine karşı olanlara tepki göstererek "Şu zihniyete bakar mısınız? Terör bitmesin. Neden? AK Parti'nin başarı hanesine yazılır. Kardeşlik hukukumuz gelişmesin. Neden? AK Parti'nin başarı hanesine yazılır. Türkiye büyümesin, kalkınmasın, huzura, istikrara kavuşmasın. Neden? AK Parti başarmış olur. Bütün o karşı çıkanların, bütün o Anayasa değişikliğine, Milli Birlik ve Kardeşlik sürecine karşı çıkanların. direnenlerin ortak noktası maalesef AK Parti kazanmasın, Türkiye'ye ne olursa olsun. Biz her türlü riski göze alıyoruz. Taşın altına elimizi değil vücudumuzu koyuyoruz. Yüreğimizi koyuyoruz, yeter ki Türkiye kazansın, yeter ki Türkiye'nin çocukları kazansın, yeter ki gençler ölmesin, yeter ki anneler, babalar ağlamasın" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, kamuoyunda "taş atan çocuklar" olarak bilinen çocuklara yönelik yeni bir düzenlemenin Meclis'e geldiğini anımsatarak "Şimdi bakın, kimler buna karşı çıkacak, kimler destek verecek? Çocukları bile siyasi istismar malzemesi yapanlar, mangalda kül bırakmayanlar bu meselede bakalım nasıl tutum takınacak?" diye sordu. Başbakan Erdoğan, şu anda muhalif olanların bu yasaya da muhalif olacaklarını öne sürerken "Açılımdan sonra terör arttı" söylemlerine de tepki göstererek "Geçmişte neydi? Yılda 5 bine yakın şehidimizin olduğu o dönemde demokratik açılım mı vardı, Milli Birlik ve Kardeşlik projesi diye bir proje mi vardı?" diye sordu. Terörün, geçmişle kıyaslanmayacak ölçüde azaldığını kaydeden Başbakan Erdoğan, "Bugün terör olayları görülüyorsa, bunun sebebi açılım süreci değildir. Bunun sebebi, terör örgütünün açılımdan duyduğu rahatsızlıktır, çözüm sürecini sabote etme çabalarıdır. Çünkü nemalandığı piyasa ortadan kalkacak, mesele bu" diye konuştu.
 

Annelere "çocuklarınızı kanlı tüccarların elinden çekin" çağrısı

Terör çirkin yüzünü gösteriyor diye hiçbir çalışmadan geri durmayacaklarını, "Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi"nin de süreceğini, ipleri elinde tutan savaş baronlarına boyun eğmeyeceklerini belirten Erdoğan, "Ben bugün buradan, oğlu dağa çıktığı için yüreği yanan Doğu'daki, Güneydoğu'daki annelere özellikle seslenmek istiyorum" diyerek şöyle konuştu
"Kandırılıp dağa çıkartılan çocukları, terör baronları, savaş baronları, silah tüccarları, nifak odakları adına kullanılıyor. O annelerin çocukları, dikkat ediniz, öldürmeye gönderildikleri kadar ölmeye de gönderiliyor. 18, 19, 20 yaşında kızlar, erkekler hayatlarının baharında kirli oyunların, senaryoların parçası haline getiriliyor. Kazanılmayacağı belli olan terör eylemlerinde bu çocuklar piyon olarak kullanılıyor. Çünkü terör, meşru bir yöntem değildir, olamaz. Terör ne bölgeye, ne de benim Kürt kökenli vatandaşlarıma, kardeşlerime felaketten başka hiçbir sonuç getirmedi, bundan sonra da getirmeyecek. Bütün Kürt kökenli annelere sesleniyorum, çocuklarınızı bu kanlı tüccarların elinden çekin, alın. Biliyorum, sizlerin de yüreği yanıyor, uykuları kaçıyor. Bu kanlı oyuna sizler de karşısınız. Ama lütfen hem karşı durun, hem sesinizi yükseltin. Bu kanlı senaryoyu ancak sizler el ele verirseniz bozabilirsiniz."
 

"Terör aramıza nifak sokmaya çalışıyor"

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin diğer kesimlerindeki anne babalara da seslenerek "Terör, bizim aramıza nifak sokmaya çalışıyor. Topyekun bir halka, topyekun bir kitleye karşı öfke oluşmasını, nefret oluşmasını sağlamaya çalışıyor. Kim ki toptan bir bölge insanını potansiyel suçlu olarak görürse, ister bölge olsun, ister etnik unsur olsun, bilin ki o, terörün tuzağına düşmüştür. Teröre inat biz kardeşliğimizi, dayanışmamızı, paylaşmamızı yükseltelim. Teröre inat gelin milletçe bir kez daha kucaklaşalım. Bu mübarek aylarda sevgimizi daha da artıralım. Karadeniz'in fındık bahçelerinde, Çukurova'nın pamuk tarlalarında, Harran'ın bereketli tarlalarında, Bursa'nın Yavuz Selim mahallesinde, Diyarbakır'ın Beynusen mahallesinde kucaklaşalım, gelin husumetleri, nefreti ortadan kaldıralım, düşmana inat, gelin aydınlık geleceği hep birlikte kuralım."

 

AKP Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı sona erdi

AKP Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı sona erdi. Genel Başkan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında, parti genel merkezinde yapılan toplantı, yaklaşık 7 saat sürdü.