Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na: Utanmadan soruyor ‘deprem paralarını nereye harcadınız’ diye

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde AKP Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda "Deprem vergileri nerede?" diye soran CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef aldı. Erdoğan, "Bay Kemal, sen kiminle cirit attığının farkında değilsin" dedi.

31 Ocak 2020 Cuma, 11:50
Abone Ol google-news

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde AKP Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda "Deprem vergileri nerede?" diye soran CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef aldı. 

Ankara'da partisinin İl Başkanları Toplantısı'nda konuşan AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 6.8 büyüklüğündeki depremle sarsılan Elazığ ile ilgili olarak açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef alarak, "Utanmadan soruyor ‘deprem paralarını nereye harcadınız’ diye" dedi.

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

"24 Ocak Cuma akşamı Elazığ ve Malatya'da can kaybına yol açan 6.8 şiddetinde bir deprem yaşadık. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Depremin ardından hastanelere başvuran 1607 vatandaşımıza geçmiş olsun diliyorum.

Ciddi yıkımlar ortaya çıktı. Deprem haberinin alınmasıyla birlikte 3 bakan arkadaşımı anında hemen Elazığ'a gönderdik. Ve sağ olsunlar gerek içişleri, gerek sağlık, gerek çevre bakanım anında orya ulaşarak; o günden bu güne bu çalışmalara katıldılar ve terk etmediler. Dün içişleri Bakanım Ankara'da yapılan Mili Güvenlik Kurulu toplantısı için geldi ve tekrar Elazığ'a döndü. Malum son salgın hastalıkla ilgili olarak dün akşam geç vakitte Ankara’ya geldi, ve buradaki çalışamazlar bizzat kendisi yapması gereken müdahaleler için burada. Ama milletvekili arkadaşlarımız orada. Yerel yönetimlerden sorumlu arkadaşlarımız da oradalar. Hep birlikte süreci takip ediyor. Devletimiz tüm kurumları ve görevlileriyle vatandaşlarımızın yardımına koşmuştur. 7 bin 171 personel ve 661 araç deprem bölgesinde görevlendirilmiştir. Şu anada kadar bölgede AFAD tarafından 25 bina yakın çadır ve 50 bin battaniye ulaştırıldı. Kızılay tarafından da bölgeye 2.500 çadır, 15 bine yakın yatak, 42 binin üzerinde battaniye, her biri 5’er bin kapasiteli sahra hastane ve mutfağı gönderilmiştir.

Bizim tarihimizde Erzincan depremi vardır, meşhurdur. Sakarya, Düzce, Bolu, Kocaeli bu depremler vardır, malumdur. CHP Genel Başkanı tarih cahili bilmez. Ben cezaevinden yeni çıkmıştım, deprem olunca hemen o bölgelere gittim. Biz dertliyiz. Ya bunun haberi yok. Sorun Van Depremi'nden haberi var mı? Yoktur. 20 katrilyona yakın para, eski parayla...

"BAY KEMAL, KİMİNLE CİRİT ATTIĞININ FARKINDA DEĞİLSİN"

Utanmadan soruyor, 'Deprem için toplanan para nereye gitti?' diye. Deprem için toplanan para buralara gitti. O zaman milli bütçeden de para ayırdık. Van'ın suyu yoktu suyu, devlet su işlerini seferber ettik. O suyu getirme işi Van Büyükşehir Belediyesi'ne aitti. Terör örgütüyle el ele olan bu belediye, halkı susuz bırakmıştı. 'Deprem için topln git yerinde gör. Van depreminden sonra Edremit'i, Gölcük depreminden sonra Gölcük'ü yeniden inşa ettik. Milli bütçeden de verdik.

Bay Kemal, sen kiminle cirit attığının farkında değilsin. Bu işi de öğrenemeyeceksin. Onlar ne yaparlarsa yapsın biz vazifemizi iyi biliyoruz"  

"KUDÜS KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR"

Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birlikte açıkladığı 'Ortadoğu Barış Planı'na tepki gösterdi. Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu planla işgal edilen Filistin topraklarının ilhakı amaçlanıyor. Türkiye olarak iki devletli çözümü kabul eden ama esasta Filistin'i tümüyle yok eden ve Kudüs'ü tamamen gasp eden bu planı asla tanımıyor ve kabul etmiyoruz. Rabbimizin çevresiyle yani Kudüs ve Filistin topraklarıyla birlikte mübarek kıldığı Mescid-i Aksa'nın mahremiyetine uzanan elleri kırmak imanımızın bir gereğidir. Şayet bugün Mescid-i Aksa'nın mahremiyetini koruyamazsak, yarın kem gözlerin Kâbe'ye çevrilmesini engelleyemeyiz. Hele hele şu andaki zihniyetle hiç mi hiç engelleyemeyiz. İşte bunun için Kudüs kırmızı çizgimizdir. İslam dünyasındaki ülkelerin şu atılan adım ve açıklanan metin ile ilgili tavırlarına baktığımız zaman ben halimize acıyorum. Başta Suudi Arabistan, sesin çıkmıyor sesin. Ne zaman çıkacak? Bakıyorsunuz Umman, Bahreyn aynı şekilde. Abu Dabi yönetimi bir de oraya katılıp, alkış tutuyorlar. Yazıklar olsun. Acaba o alkış tutan eller bu haince atılan adımın hesabını nasıl verecekler?"

"HRİSTİYAN DÜNYASININ BURAYA SAHİP ÇIKMASI LAZIM"

Erdoğan, şunları söyledi: "İşte bunların özgürlük anlayışı budur. İstedikleri kadar plan yapsınlar, istedikleri kadar zulüm işlesinler; Allah'ın yardımı ve vicdanlı, ahlaklı, hakkaniyetli insanların desteğiyle Kudüs davası hep ayakta kalacaktır. Bizim ayrıca Hristiyan dünyasına da bir mesajımız var. Hristiyan dünyasının buraya sahip çıkması lazım. Dikkat edin, bu işin başını çeken Sayın Trump. Hristiyan değil mi? Bu olaylar karşısında Hristiyan dünyası herhâlde eli bağlı kalmayacaktır. Çünkü aynı zamanda Kudüs'te Hristiyanların da malum bir hakkı var. Onlarında burada dik durması lazım. Bizim hem inancımız hem de kültürümüz gereği Musevilere karşı en küçük bir düşmanlığımız yoktur, olamaz. Bizim 1967 sınırları temelinde egemen, bağımsız ve bitişik bir Filistin'in komşusu olan İsrail devletiyle de bir sonumuz yoktur. Bizim karşı olduğumuz, İsrail yönetiminin sergilediği haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik, zulüm ve kıyımdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti inancımızın ve medeniyetimizin gereğini yerine getirerek, hem Kudüs davasına hem de Filistin halkının onur mücadelesine sonuna kadar destek verecektir."

"TERÖRİSTLERİ SONUNA KADAR KOVALAYACAĞIZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye için Rusya ile mutabakat imzaladıklarını, ancak mutabakatın Suriye ve Rusya tarafından ihlal edildiğini söyledi. Erdoğan, şöyle konuştu:

"Halen 3,6 milyon Suriyeliyi topraklarında barındıran ülkemizin yeni bir göç dalgasına tahammülü yoktur. Rejimin terör örgütleriyle olan kötü sicilini de göz önüne aldığımızda aynı zamanda yeni tehditlerin sınırlarımıza dayanmasına da seyirci kalamayız. Hiçbir ülkenin siyasi ve ekonomik çıkarı Türkiye'nin güvenlik ve istikbal önceliklerinden daha önemli olamaz. Bu bakımdan Suriye'nin ne diğer bölgelerindeki ne de İdlib'deki durumuna seyirci kalmayacağız ve kalamayız. Bize diyorlar ki, 'Sizin orada ne işiniz' var?' Adana mutabakatını git öğren, oku; Niye oradayız, o zaman bunu en iyi şekilde anlarsın. Biz mutabakatın gereği olarak ordayız. Adana mutabakatının gereği biz teröristleri sonuna kadar kovalarız. Bu bazen YPG olur, PYD olur, bazen DEAŞ olur, hatta bazen de FETÖ olur. Bunları sonuna kadar kovalayacağız. Bizim topraklarımıza tehdit oluşturan kim varsa gereğini yapacağız. İdlib'deki durumun süratle normale döndürülmemesi halinde yeniden aynı yola başvurmaktan başka çaremiz kalmayacaktır. Bize verilen sözlerin yerine getirilmediği, Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde de aynı yol ayrımına doğru gidiyoruz. Hiç kimsenin Türkiye'yi bölücü örgütün kıskacına sokmaya ya da rejimin zulmüne rıza göstermeye, zorlamaya hakkı yoktur. Buradan bir kez daha ilan ediyorum; Adı ne olursa olsun bölücü terör örgütünün, Suriye'nin herhangi bir yerinde bölgemiz için bitip tükenmeyecek bir fitne ve ihanet çukuru açmasına izin vermeyeceğiz. Gerekirse teröristlerin bulunduğu her yere bir fiil giderek bu oyunu bozacağız. Rejimin kendi halkını zulüm ederek, saldırarak, kanını dökerek, tehdit ederek ülkemizi sürekli bir şekilde göçmen tehdidi altında tutmasına da izin vermeyeceğiz. Suriye’deki krizin tek çözümü, bu ülkenin tüm vatandaşlarını kucaklayan siyasi sürecin hızla ve adil bir şekilde hayat geçirilmesidir. Bu ülke topraklarında yakarak, yıkarak, öldürerek, göç ettirerek elde edilmiş gibi gözüken kazanımlar, siyasi sürecin önünü kesmekten başka işe yaramaz. Rejimi bu yönde cesaretlendirenlerin tek amacının da Suriye'deki krizin uzun süre devam etmesini sağlamak olduğu açıktır. Biz Türkiye olarak tüm samimiyetimizle Suriye'nin tüm halkı ile birlikte istikrarını ve güvenliğini istiyoruz. Bunun içinde askeri güç kullanmak dâhil, ne gerekiyorsa yapmaktan çekinmeyeceğiz. Ülkemizi Suriye'de çıkmaza sürükleyerek, dikkatimizi dağıtmak isteyenlerin hesabı tutmayacaktır."

"TÜRKİYE LİBYA'DA MEYDANI DARBECİLERE BIRAKMAYACAKTIR"

"Bu ilkeli duruşumuzun bir benzerini Libya'da sergiliyoruz" diyen Erdoğan, "Türkiye Suriye'de halkın, Libya'da da ülkenin meşru hükümetinin yanındadır. Libya konusunda hiçbir kimsenin özellikle eli kanlı savaş baronlarına kol- kanat gerenlerin Türkiye'ye söz söyleme hakkı yoktur. Çünkü Türkiye Libya'da meşruiyet sınırları dışında hiçbir adım atmamıştır. 15 Temmuz'da darbecilere karşı şanlı bir direniş sergileyen Türkiye, Libya'da da meydanı darbecilere bırakmayacaktır. Halkın tamamının rıza göstereceği bir çözüm bulunana, istikrar ve güven iklimi tesis edilene kadar Libya'da kalmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.