Erkek egemen sistemin “savcısı”

Annenin kazandığı soyadı davasında, kesinleşmiş kararın bozulmasını istiyor

12 Haziran 2013 Çarşamba, 19:04
Abone Ol google-news

Kadınının soyadı belirleme hakkı, yüksek yargı kararlarına karşın, devlet kurumlarındaki ataerkil zihniyeti aşabilmiş değil. Ev kadını Şennur Göksu, boşandıktan sonra velayeti kendisine verilen 2 kızına, mahkeme kararıyla kendi soyadını verdi. Baba itiraz etmeyince kesinleşen karara karşı, Bakırköy Cumhuriyet Savcısı İbrahim Öcalan devreye girdi. Nüfus Müdürlüğü’nün ihbarı üzerine dosyayı incelemeye alan Savcı, “kanun yararına bozma” isteğiyle Yargıtay’a başvurdu.

Anayasa Mahkemesi, 8 Aralık 2011’de, Soyadı Kanunu’nun “boşanma halinde bile çocuğun babanın soyadıyla nüfusa kaydedileceğini” öngören 42. maddesini, eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etti. AİHM, 14 gün önce, Türkiye’de kadının evlenince soyadını değiştirme zorunluluğunun ayrımcılık olduğuna karar verdi. Ülkemizde ise hala, soyadı davaları genellikle kadınların aleyhine sonuçlanıyor. Şennur Göksu’nun kazandığı davası ise Türkiye’de bir ilk olma özelliğini taşıyor. Göksu, ayrı yaşamaya başladığı eşinden boşanınca, kızlarına kendi soyadını verebilmek için Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurdu. Göksu’nun talebini kabul eden yargıç İnsaf Gündüz, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına dikkat çekerek, “Küçüklerin velayeti anneye verilmişse, annenin çocuğun soyadını belirleme hakkı olacaktır. Babanın, son 3-4 yıldır çocukların hiçbir ihtiyaçlarını karşılamadığı, çocuklarını görmeye dahi gelmediği tanık beyanları ile sabittir” dedi. Mahkemenin, 28 Eylül 2012 tarihli kararı, baba Salih Erken’in itiraz etmemesi üzerine karar kesinleşti ve kızların soyadları değiştirildi.

Savcı ‘duruma’ el koydu

Bakırköy Nüfus Müdürlüğü, kimlik değişikliği yaptıktan sonra, mahkeme kararını bir yazı ile savcılığa bildirdi. Dosyayı inceleyen Savcı Öcalan “kanun yararına temyiz” isteğiyle Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’ne başvurarak, kararın bozulmasını talep etti. Yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade eden hükümler hakkında bu yola başvurulabileceğini belirtti. Amacın, kararın yanlış olduğunun açıkça duyurularak, mahkemelerin uyarılmasına yönelik olduğunu ifade etti. Savcı, “Anayasa Mahkemesi Soyadı Kanunu’nun 4 maddesinin 2. fıkrasındaki hükmü iptal etmişse de çocuğun soyadını ananın belirlemesiyle ilgili yeni bir düzenleme yapılmadıkça, velayet anada olsa bile çocuğun ergin oluncaya değin babanın soyadını taşımaya devam edeceğini” savundu. Davacı annenin gerekçelerinin ise haklı bir sebep olarak kabul edilmeyeceğini ifade etti.Göksu’nu avukatı Güray Dağ, “Karar bozulsa da müvekkilim etkilenmeyecek. Ancak, bundan sonraki davalar için emsal oluşturacak” dedi. Kimlik değişikliği sırasında zorluk yaşadıklarını ifade eden Dağ, “Nüfusta, yargı kararını uygulatmak için 1 saat uğraştık. Anayasa Mahkemesi iptal kararı çok açık ve uygulama için yasal düzenlemeyi gerek görmemiş. Savcılıktaki ve nüfus müdürlüğündeki bu tutum, Türk devlet yapısında ataerkil anlayışın bir türlü değişmediğini gösteriyor” diye konuştu.