Eşit yurttaşlığın tanımlandığı yeni bir yaşam

Devlet ezelden beri yoktu. İnsanlık devletle birlikte doğmadı.

29 Ekim 2014 Çarşamba, 12:04
Abone Ol google-news

Günümüzün insanı homo sapiens 50 bin yıldır var. Devlet ise çok genç sayılır, henüz 7 bin yaşında! Devlet, ilk çit çatıldığı, ilk sikke basıldığından beri insanlığın başında. Türkiye “insanlığın tarih öncesi”ne görece geç ulaştı; ama hızlı ilerledi. Cumhuriyet 91 yılda, başta modern kapitalist devlet olmak üzere “garp medeniyeti”nde ne varsa hemen hepsini devşirdi. Dünya kapitalizmiyle eklemlendi. Bütün çelişkileri, korkunçlukları ve ayrımcılığıyla kendi ortaçağından kalanları, kapitalist uygarlıktan devraldıklarıyla bütünledi. Vardığımız yer, samimi cumhuriyetçilere bir kâbus gibi görünse de, buraya kötü niyetlilerin hırsı yüzünden değil, kapitalizmin eşitsiz gelişmesi yasasının işleyişiyle geldik. Tayyip Erdoğan’ın Cumhuriyetin “kurucu babalar”ına şükranını her geçen yıl daha yüksek sesle ifade etmesinde yalnızca kaba bir ikiyüzlülük görmek yanıltıcı olabilir. O ve temsil ettiği zümre bu devlet kalıbının iktidar tekelini elde tutmak için sunduğu imkânları keşfettikçe cumhuriyet olarak cumhuriyet onlara her yıl daha değerli görünüyor. “İnsanlığın tarih öncesi”ne varana kadar boğazımıza kadar kana battık, ama buradan insanlığa giden yol, padişahsız bir padişahlıktan, cumhuriyet olarak cumhuriyetten geçmiyor. Toplumun devletten özgürleşmesine en kansız ve acısız biçimde ulaşmak demokratik ve toplumsal bir cumhuriyete geçişi elzem kılıyor. Bu da toplumsallığı dine, dile, etnisiteye göre değil, eşit yurttaşlığa göre tanımlayan yeni bir sözleşmeyle mümkün. Ancak böyle bir sözleşme, Kürdün Kürt olarak, Türk’ün Türk, Arabın Arap olarak, Alevinin Alevi, Sünninin Sünni olarak bir arada özgürce yeniden doğuşuna ebelik edebilir. Böyle bir toplumda büyük emekçi çoğunluk, artık inkâr edilen din dil, etnisite farklılıklarıyla birbirlerinin karşısına konumlanmayacaklarından gerçek tarihsel çıkarları çevresinde birleşebilir, kendilerini “mülksüzleştirenleri mülksüzleştirmek”, “zorunluluğun âleminden özgürlüğün âlemine geçmek” için yeni yollar keşfedebilirler. Biz buna “yeni yaşam” diyoruz.

HDP Onursal Başkanı/Mersin Milletvekili