EXPO 2020 alanına AVM planı

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aziz Kocaoğlu, "Amaç rant alanı yaratmaksa biz buna İzmirliler olarak sonuna kadar karşı çıkmak, direnmek, yaptırmamak zorundayız" dedi.

20 Temmuz 2013 Cumartesi, 12:32
Abone Ol google-news

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından tahsisi yapılan alanda Balçova Belediyesi tarafından 600 metrekare alan üzerine kurulan ekolojik ürünler pazarının açılışı törenle yapıldı.

CHP İzmir milletvekilleri Alaattin Yüksel, Mustafa Moroğlu ve Oğuz Oyan ile bazı ilçe belediye başkanlarının da katıldığı açılışta konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aziz Kocaoğlu, değeri yüksek tarım arazilerinin bu vasıflarının bozulduğunu, özellikle sahillere yakın tarım arazilerinin TOKİ, Özelleştirme İdaresi gibi yollarla ranta açıldığını, bu alanların bugün rant yaratsa da tarımı ve doğayı öldürerek gelecekte yaşama büyük zarar vereceğini söyledi.

"Artık herşey rant üzerine kurgulandı. Hayvancılık bitmiş, bitsin. Tarım bitmiş, bitsin. Kimsenin umurunda değil. Halbuki tarımı, hayvancılığı destekleme sudan ucuzdur" diyen Kocaoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi borç batağındayken tarım arazi yollarını asfaltlayarak, kooperatiflerden alım yaparak destekleme yaptığını, bunun bütçeye hiçbir zararının olmadığını söyledi. Geçmişten bugüne turizm bakanlarının, Çeşme yarımadasında 75 bin yeni yatak kapasitesinin oluşturulacağını açıkladığını, çalışanlar ve mevcut yaşayanlarla birlikte yarımada nüfusunun 350 bine ulaşacağını, bu kadar insana yetecek suyun ise olmadığını ifade eden Kocaoğlu, tek su kaynağı olan Çamlı Barajı'nın da altın madenine ve siyanüre feda edildiğini ileri sürdü.

 

Maden ruhsatı yetkisi

Madenler ve taş ocaklarına ruhsat verme yetkisinin yerel yönetimlerden valiliğe devredildiğini, bunun Çamlı Barajı'nı etkileyecek altın madenine ruhsat vermemelerinden kaynaklandığını öne süren Kocaoğlu, son değişiklikle ruhsat yetkisinin belediyelere devredilmesinin öngörüldüğünü ancak maden lobisinin yeniden devreye girdiğini savundu.

Kocaoğlu, "Ruhsat yetkisi tekrar valiliğe ve yeni üretilmiş olan İzleme ve Koordinasyon Kurulu diye kendinden menkul bir kuruma verildi. Böyle demokrasi olmaz, böyle kent yönetilmez. Her ilin halkı tarafından seçilmiş belediye başkanı var. Seçilmişlerin atanmışlar tarafından by-pass edilmesine izin vermememiz gerekir. Eğer bunu beceremezsek o zaman atı alan Üsküdar'ı geçmek üzere" diye konuştu.

 

İnciraltı planı

Konuşmasında EXPO alanı olarak belirlenen İnciraltı bölgesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın yaptığı planlamaya da değinen Kocaoğlu, artık tarım arazi olarak kullanılmayan İnciraltı'nın planlanması konusunda en ısrarcı olan kişilerden biri olduğunu, bu kapsamda ilk olarak 1. derece doğal SİT olan bölümde kent ormanı oluşturduklarını dile getirdi.

İzmir'in EXPO hedefi kapsamında bu alanda, sağlık temasına uygun olarak düşük yoğunlukla bir sağlık kampüsü oluşturulması konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile çalışma yaptıklarını ancak bakanlığın yaptığı planda kent ormanının tam ortasındaki bölgede 400 dönümlük bölümü alışveriş merkezi alanı olarak ayırdığını ifade eden Kocaoğlu, şöyle konuştu: "Kent ormanının tam ortasına 400 dönüm AVM alanı ayrılırsa ve buraya günde onbinlerce araç girerse burası sağlık kampüsü olur mu ? Burada sağlık işleri yapılır mı ? Tıp fakültesi, hastane, geriatri merkezi, termal otel olabilir mi ? Karşı çıkmamıza rağmen şu anda İnciraltı Kent Ormanı olan yere EXPO binalarını yerleştirilip Paris'te bir sunum yaptılar. 'Bunu yapamazsınız' dedik, şerh koyduk, 'bu kararı imzalamayacağız' dedik. 'Burayı biz kiraladık, biz ağaçlandırdık' dedik. 'Burada yapılaşma için zemin yok, tuzlu toprak, kaldı ki AVM'ye burada ihtiyaç yok' dedik. Şimdi burada iki olasılık var. Ya son derece cahiller, hiçbir şey bilmiyorlar, dünyadan haberleri yok. Ya da bin 250 dönüm alanı ranta açmak için kasten EXPO'yu kullanıyorlar. Birinci olasılık cehalet. Bu kadar cahil insanlar tarafından yönetilmek ayrı bir acı. Ama ikincisi Türkiye'de sayılı bir rant alanı yaratmaksa biz buna İzmirliler olarak sonuna kadar karşı çıkmak, direnmek, yaptırmamak zorundayız."

 

İZELMAN'daki iş bırakma

Kocaoğlu, dün bazı ESHOT otobüslerinde görev yapan İZELMAN'a bağlı şoförlerin sabah saatlerinde iş bırakma eylemi yaptığını hatırlatarak, toplu sözleşme görüşmelerinde bu çalışanlara diğer şirketlere verdiklerinin üzerinde bir zam verdiklerini, yüksek alanlara düşük, düşük alanlara yüksek oranlı zam öngördüklerini ancak dün habersiz bir "iş bırakma eylemi" ile karşı karşıya kaldıklarını ifade etti.

18 yaşından bu yana emekten yana mücadele verdiğini belirten Kocaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Arkadaşların bu tutumları İzmirli hemşehrilerimize zarar veriyor. Sendikacıların bu tutumları emeğiyle evine aş götürmek isteyen işçilerimize zarar veriyor. Bir an önce sağduyuya çağırıyorum. Büşükşehir belediyesi personelinin hak arama bahanesiyle hemşehrilerimizi incitmeye, evine işine götürmemeye hakkı yoktur. Niye grev yasağı konulmuş ulaşımda ? Hayat durmasın diye. Grev yasağı olmayan konuda istediğin grevi yap, istediğin eylemi yap, ben de senin yanındayım. Ama grev yasağı olan bir konuda grev yapma hakkını ben size vermeyeceğim. Buradan bütün sendikacı arkadaşlarımızı sağduyuya çağırıyorum. Tekrar değerlendirmelerini, toplu sözleşmeyi imzalamalarını diliyorum."

Aziz Kocaoğlu, kendisinin taşeronlaşmaya bayrak açan ve kaldıran, işçiye toplu sözleşme ve grev hakkını veren belediye başkanı olduğunu da belirterek "Haklarını verdiğim elimden gelen desteği verdiğim halde bana bunu yapıyorlar. Burada da biraz derin düşünmek işe daha derinden bakmak da gerekiyor" diye konuştu.

Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya, İzmir'in iddialı bir tarım kenti olduğunu, yerel yönetimler olarak ellerinden gelen desteği vereceklerini, açılan bu pazarın da tarıma verilen destek olarak algılanması gerektiğini belirtti.

Kızılkanat Parkı'nda açılan ekopazarda haftanın 2 günü organik ürünlerin, 2 günü tarımsal kooperatiflerin ürünlerinin, 2 günü de kadın kooperatiflerinin ürünlerinin satılacağı bildirildi.