Felsefî Bakış, Nasıl Bir Bakıştır?

Teması "Felsefe ve İnsan" olan 35. TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı, Onur Yazarı Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı Prof. Dr. İoanna Kuçuradi'nin yaşamımızda felsefe bilgisinin bir etkisinin olmasını sağlaması umuduyla açıldı.

12 Kasım 2016 Cumartesi, 18:39
Abone Ol google-news

Kuçuradi ilgiyle izlenen konuşmalarında, "Felsefe bilgisiyle olan-bitenlere, durumlara, olaylara bakıldığında, neler görülebiliyor?", "Felsefe bilgisiyle bakmak ne demek? Ya da felsefî bakış, nasıl bir bakıştır?" soruları temelinde açıklamalarda bulundu, doğru felsefe bilgisinin uygun bir dille herkese ulaşabilir olduğunu gösterdi.

Kuçuradi'nin TÜYAP 2016  Açılış Konuşması

 

35. İstanbul Kitap Fuarının merkeze aldığı konunun “Felsefe ve İnsan” olması, bunun da geçirmekte olduğumuz bu tarihsel döneme rastlaması özel bir önem taşıyor. Bunun için felsefenin/felsefe bilgisinin yaşamamıza sağladığı bakış imkânlarından şu anda en çok ihtiyacımız olduğunu düşündüğüm bakış üzerinde birkaç söz söylemek istiyorum.

Yaygın bir kanaat vardır medya ile ilgili olarak: objektif/nesnel olmak için bir konuyla ilgili olarak “farklı görüşler”i yansıtmak gerekir. ‘Farklı görüşler’den anlaşılan ise, ele alınan konuya farklı hareket noktalarından veya farklı önkabullere dayanarak bakmak ve kaçınılmazcasına farklı görülen aynı konuya/nesneye göre yapılması gerekenlere ilişkin fikir beyan etmektir. Ne var ki bu görüşlerin bilgisel özelliklerine/bilgisel değerine bakılmaz.

Bu görüşlere bilgisel özellikleri açısından bakıldığında, genellikle bunların bilgisel açıdan aynı nitelikte olan görüşler olduğunu –gerçekliğe farklı önkabullerin (örneğin farklı ideolojilerin) uygulandığını, olana ezbere değer biçildiğini ya da değer atfedildiğini– görüyoruz. Başka bir deyişle: bu görüşlerin çoğu, büyük farklarına, hatta zıtlıklarına rağmen, aynı nitelikte görüşlerdir.

Felsefe bilgisiyle olan-bitenlere, durumlara, olaylara bakıldığında, neler görülebiliyor? Ve felsefe bilgisiyle bakmak ne demek? Ya da felsefî bakış, nasıl bir bakıştır?

 

Felsefî bakış, çok özetle söylersem, olana yönelen ve olanı ilişkileri-bağlantıları içinde görmeye çalışan bir bakıştır. Bilmek istenenin ne olduğunu görmeye çalışan bağlantısal bakıştır.

Felsefî bilgiyle –nelik ya da kavram bilgisiyle– olan bitene, durumlara bakmak ise: bazı felsefî bilgilere dayanarak bakmak demektir. Bu bilgiler, bilmek istediğimizi bilebilmek için nereye bakacağımızı gösterir, ama neyi göreceğimizi söylemez. Onu kendimiz görürüz. Bunlar, bizi ezberci olmaktan –kafamıza sokulan ezber yargılarla bakmaktan– koruyabilen bilgilerdir.

Böyle felsefî bilgiler nesneye –bilme konusu yapılana– bakmaya, nesnel bakmaya ve orada gördüklerimizi dile getirmeye yardımcı oluyor –ilgiler uydurmaya değil. Bunu veri eksikliğinden dolayı yapamadığımız zaman da, yapamadığımızın farkında olmaya ve en başta kendimizi kandırmamaya yardımcı oluyor.

Şu anda ülke olarak en büyük ihtiyacımız, olan bitenlere felsefî değer bilgisi ve insan hakları bilgisiyle bakmak ve o zaman gördüklerimize dayanarak yarını oluşturmaktır.

 

Kitapların birçok insan tarafından bilgisayarlarda okunduğu bir dönemde, bol bol kitap kokusunu almamızı sağlayan 35. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarının buna katkıda bulunması dileğiyle; onu Felsefeye ayırma kararı verenlere ve benim bu Fuarın “onursal yazarı” olmama karar verenlere –TÜYAP Yönetim Kurulu Başkanı, sayın Bülent Ünal’a ve Yönetim Kurulu üyelerine; TÜYAP Kültür Fuarları Danışma Kurulu Başkanı değerli Doğan Hızlan’a ve kurul üyelerine; TÜYAP Genel Koordinatörü sayın Deniz Kavukçuoğlu’na– Felsefe camiamızın teşekkürlerini ve kişisel şükranlarımı dile getirmek istiyorum. Benim bütün sorularıma hemen cevap veren, Kurumsal İletişim Müdürü sevgili Cemran Öder’e, benle ilgili kitabı özenle hazırlayan dost Faruk Şüyün’a ve arşivindeki fotoğrafları seçerek bu kitabın hazırlanmasına katkıda bulunan sevgili Oktay Yalın’a da teşekkürlerimi bildirir; 35. TÜYAP İstanbul Kitap Fuarının kamu yaşamımızda felsefe bilgisinin bir etkisi olmasını sağlar umuduyla, hepinize saygılar sunarım.