Filtre hakkında konuştu: Daha önce ücretliydi, ücretini kaldırdık

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sivas mitinginde internet yasakları hakkında, "Daha önce ücretli filtrasyon yapılıyordu" diyerek bunun ücretini kaldırdıklarını söyledi.

09 Haziran 2011 Perşembe, 14:00
Abone Ol google-news

Başbakan Tayyip Erdoğan, partisince Sivas'ta Hükümet meydanında düzenlenen mitingde halka hitap etti.

Konuşmasına, Sivas ve ilçelerine selam söyleyerek başlayan Erdoğan, ''Sivaslı kardaşlarımı, Sivaslı yiğidoları selamlıyorum. Cumhuriyetin temelinin atıldığı sultanlar şehri, İstiklal Savaşımızın başkenti, yiğidin harman olduğu Sivas'ı selamlıyorum'' dedi.

Erdoğan, BBP'nin eski genel başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nu da yad ederek, mekanının cennet olması dileğinde bulundu.

''Biz ilhamımızı bu Selçuklu şehrinden, bu Osmanlı şehrinden, bu Cumhuriyet şehrinden alıyoruz'' diyen Erdoğan, Sivas'ın kardeşliğini, dayanışmasını kendilerine rehber edindiklerini söyledi. ''Büyük gün'' diye nitelendirdiği 12 Haziran'dan hemen önce Sivas'ı ziyaret ettiğine dikkati çeken Erdoğan, seçimin Sivas için, Türkiye için hayırlara vesile olmasını diledi.

Sivas'ın tarih boyunca Pir Sultan, Aşık Veysel, Kadı Burhanettin, Halil Rıfat Paşa, Muhsin Yazıcıoğlu gibi çok önemli kişiler yetiştirdiğini belirten Erdoğan, bu kişilerden Halil Rıfat Paşa'nın, 1882 yılında Sivas'a vali olarak atandığını ve valiliği döneminde 410 kilometrelik Bağdat yolunu inşa ettirdiğini, bu yola 314 köprü, 829 menfez yaptırdığını, Sivas merkez olmak üzere bölgenin tüm illerine yollar yaptığını anlattı.

Halil Rıfat Paşa'nın ''Gidemediğin yer senin değildir'' sözlerinin tarihe geçtiğini belirten Erdoğan, Sivas'ın Cumhuriyet döneminde de bir büyük hizmet adamı olan Nuri Demirağ'ı yetiştirdiğini söyledi. Demirağ'ın Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye genelinde bin 12 kilometre demiryolu inşa ettiğini, yerli havacılık sanayinin ilk temellerini attığını, çok partili dönemin ilk muhalefet partisi olan Milli Kalkınma Partisi'ni kurduğunu aktaran Erdoğan, 1954'de de Demokrat Parti'den Sivas milletvekili olduğunu hatırlattı.

AKP'nin bu büyük kişiye vefasını gösterdiğini ve Sivas Havaalanını hizmete açarak, Nuri Demirağ'ın ismini verdiğini belirten Erdoğan, Demirağ'ın 1930'lı yıllarda İstanbul boğazına köprü yapmayı hayal ettiğini, planı hazırlayarak bunu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e götürdüğünü söyledi. Erdoğan, sözlerini, şöyle sürdürdü:
''Gazi de bundan büyük heyecan duyuyor. Nuri Bey'i Ankara'ya İsmet İnönü'ye gönderiyor. İsmet İnönü ve dönemin Bayındırlık Bakanı Ali Çetinkaya, diğer adıyla 'kel Ali', 'böyle saçmalık olmaz' diyerek, Nuri Demirağ'ı engelliyor. O kadar ki Nuri Demirağ vasiyetine de şunu yazıyor: 'İstanbul'a mutlaka bir köprü gerekiyor. Bunu ben yapamazsam çocuklarım yapacak. Vasiyet ediyorum, İsmet İnönü ve Ali Çetinkaya bu köprüden geçmesinler' diyor. İşte o günkü CHP neyse bugünkü CHP de aynı, tıpa tıp aynı. Aynı mantık, aynı kafa. İstanbul'un birinci köprüsüne bu CHP karşı çıktı. İkinci köprüye karşı çıktı. Marmaray'a karşı çıktılar. Şimdi ikinci tüp geçidi yapıyoruz, buna da karşı çıktılar. Üçüncü köprüye de karşı çıktılar. Ey CHP, siz neye karşı çıkmayacaksınız? Ben de diyorum ki, madem bu kadar engelleyici, bu kadar bozucu, bu kadar yıkıcı, bu kadar tahrip edicisiniz o zaman sandalla geçin. Köprüden geçmeyin. O gün her yeniliğin karşısında CHP vardı, bugün de aynı şekilde her yeniliğin, her projenin, her hedefin karşısında CHP var.
Ben Kanal İstanbul diyorum, ne diyor Kılıçdaroğlu? 'Orada insan yok' diyor. Yanlış yaptık. Niye? Kanal İstanbul'da gemi gidiyor. Demek ki, orada gemi gitmeyecekti, insan yürütecektir. İnanın insan yürütün orada, bu defa ne der biliyor musunuz? 'Yürüyor ama yüzme bilmiyor' der. Bunlar bu. Hatta İskilipli Atıf Hoca'yı yargılamadan İstiklal Mahkemelerinde katleden Ali Çetinkaya'nın ismini, geçtiğimiz günlerde Ankara'nın CHP'li Yenimahalle Belediyesi bir parka verdi. İskilipli Atıf Hoca'nın yargılanması çok manidardı, 'şahitler sonra dinlenmek suretiyle' denilerek, idam edildi.
Merhum Nuri Demirağ'ın kemiklerini sızlattılar. Merhum İskilipli Atıf Hoca'nın muazzez ruhunu incittiler. Bunların genlerinde bu var. Genleri hiç değişmiyor. Fakat biz şunu söylüyoruz; biz bu köprüleri de yapacağız, denizin altında bu geçişleri de yapacağız ve buradan insan olarak kim olursa olsun hepsi gelsin geçsinler. Attık denize, balık bilmezse halik bilir. Biz buyuz.''

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Eskişehir'e AKP'nin reklamı olur gerekçesiyle hızlı trenle gitmekten vazgeçtiğini ifade eden Erdoğan, ''Neyle gideceksin? 'Uçakla.' Tamam da ineceğin terminali de biz yaptık. Ne olacak? 'Karayoluyla gidelim.' Duble yolları da biz yaptık, ne olacak? Nereye gidersen git Kılıçdaroğlu, orada biz varız, biz'' diye konuştu.

"Senin her yerin profesör olsa ne yazar?"

Nuri Demirağ'ın ''Şöyle yapacağız, böyle yapacağız diyenlere sormanızı tavsiye ederim. Dün ne yaptınız ki yarın ne yapacaksınız'' sözünü hatırlatan Erdoğan, yurttaşlardan, CHP ve MHP'ye gönül verenlere, ''dün ne yaptınız ki yarın ne yapacaksınız'' diye sorulmasını istedi. Erdoğan, şunları söyledi:
''Bunların dünlerinde yokluk var. Bunların dünlerinde yoksulluk var. Bu CHP'nin dünlerinde yasaklar var, yolsuzluklar var. Bunların dünlerinde Türkçe ezan var, ahıra dönüştürülen camiler var, yasaklanana dini kitaplar, yasaklanan ibadet hakkı var. Bu CHP'nin dünlerinde baskı var, zulüm var, işkence var, güçsüz, itibarsız Türkiye var. Dün neredeler ise bugün de oradalar. İşte bugün de Sivaslı Nuri Demirağ'ın önünü kesen, İskilipli Atıf Hoca'yı idam eden Ali Çetinkaya'ya sahip çıkıyorlar. İşte bugün de Allah'ın adını münasebetsiz şekilde ağızlarına alıyor Kılıçdaroğlu. Çıkıyor bir adayı, İstanbul Zincirlikuyu mezarlığı giriş kapısındaki kitabede Allah'ın ayetine 'sinir bozucu' diyor. Ne yazıyor orada? 'Her nefis ölümü tadacaktır' diyor. Yani ölmeyecek olan mı var? Profesör diyor ki, 'tamam, ben bunun ayet olduğunu biliyorum ama sinir bozucu' diyor. Kılıçdaroğlu'ndan 'niye böyle söyledin' diye bir şey duydunuz mu? Senin her yerin profesör olsa ne yazar? Sen profesör olmuşsun ama. Dün bunların milli şefleri Ankara'da köşkün balkonuna çıkıp 'nankör Ankara' diye bağırmıştı. Çünkü CHP iktidar olamamıştı. Bugün de bunlar millete 'göbeğini kaşıyan adam', 'bidon kafalı', 'yüzde 60'ı aptal ve beyinsiz' demekten çekinmiyorlar, haya etmiyorlar.
12 Haziran seçimleri son derece önemli. 12 Haziran seçimleri Türkiye için bir dönüm noktası, bir milat olacak. Başlattığımız yatırımları tamamlayacağız, çok daha büyük projeleri başlatacağız. Türkiye'ye kazandırdıklarımızın üzerine yenilerini ekleyeceğiz.''

"Gecemizi gündüzümüze kattık"

Erdoğan, partisinin Hükümet Meydanı'nda düzenlenen mitinginde halka hitap etti.

Türkiye'nin milli gelirini 2023 yılına kadar 2 trilyon dolara, ihracatını da 500 milyar dolara çıkaracaklarını belirten Erdoğan, 79 senede 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapıldığını, kendilerinin 8 yılda 13 bin 600 kilometre bölünmüş yol yaptıklarını, gelecek dönemde 17 bin kilometre daha bölünmüş yol yapacaklarını söyledi.

8,5 yıl boyunca hanımlar için çalıştıklarını ifade eden Erdoğan, ''Evinizde huzur olsun, mutfağınızda bereket olsun, biricik yavrularınızın aydınlık bir geleceği olsun diye çalıştık. Hanım kardeşlerimiz çalışsın, üretsin, okusun diye çalıştık. Gecemizi gündüzümüze kattık bu yolları, bu hastaneleri, sosyal destekleri, özürlü maaşlarını, eğitim ödemelerine önce çocuklarınız, sonra siz hanım kardeşlerimiz için yaptık'' dedi.

Hanımların emeği karşılığını bulsun, sesi daha da yükselsin, siyasette, ekonomide, eğitimde, sanatta daha fazla hanım aktif olsun diye gerekenleri yaptıklarını vurgulayan Erdoğan, ''Onun için diyorum ki Sivaslı hanım kardeşim 12 Haziran'da muhakkak sandığa git, kendine oy ver, yani AK Parti'ye oy ver'' diye konuştu.

Gençlere daha iyi bir Türkiye emanet etmek için çalıştıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
''Bizim gençliğimizde yaşadıklarımızı siz yaşamayın diye gecemizi gündüzümüze kattık. 163 bin yeni dersliği gençlerimiz için yaptık. 1 milyon bilgisayarı, bilişim teknolojisi sınıfları kurmak için okullara gönderirken gençliğimiz için yaptık. Sizler için kazandırdık. Geldiğimizde Türkiye'de 76 üniversite vardı, 89 üniversite yaptık. Şu anda üniversitesi olmayan il kalmadı. Niye? İstiyoruz ki Türkiye'de üniversiteye gitmeyen gencimiz olmasın. Önlerini açalım. Ve bunu hızlandırıyoruz.''

Sanatı, sporu, kültürü gençler için desteklediklerini, en son Bakanlar Kurulunun yapısını değiştirerek Gençlik ve Spor Bakanlığını kurduklarını anlatan Erdoğan, gençlere ''Hiç kimsenin sizi istismar etmesine izin vermeyin. Hiç kimsenin sizin üzerinden siyaset yapmasına izin vermeyin'' diye seslendi.

''YGS'de kopya var'' diyerek gençleri istismar etmek isteyenlerin ''mahcup, rezil'' olduğunu ifade eden Erdoğan, ''(İnternet yasaklanıyor) diyerek sizi istismar etmek isteyenlerin yalanlarını, iftiralarını yüzlerine çarptık'' dedi. İnternet yasağı diye bir şeyin söz konusu olmadığını, bunun bir yalan olduğunu vurgulayan Erdoğan, daha önce ücretli olarak gayri ahlaki yayınlara filtrasyon yapıldığını, bunun ücretini kaldırdıklarını, isteyenin istediği gibi filtrasyon uygulayabileceğini söyledi.

''Her zaman araştırın sevgili gençler, her zaman sorun ve sorgulayın'' diyen Erdoğan, gençlerin kendi kararını kendilerinin vermesini istedi. Erdoğan, ''12 Haziran'da gençler siz de sandığa gidin, kendi geleceğinize, yani AK Parti'ye mührü basın'' diye konuştu.

Türkiye büyüdükçe bunu çocuklara, emeklilere, engellilere, şehitlerin dul ve yetimlerine yansıttıklarını kaydeden Erdoğan, emeklinin, çocukların, yaşlıların, engellilerin, şehitlerin emanetlerinin haklarını en güçlü şekilde savunduklarını bildirdi.

Erdoğan, ''Türkiye'yi büyütmeye, Türkiye büyüdükçe de bunu size yansıtmaya devam edeceğiz'' dedi.

Emeklilerin imkanlarını yükselttiklerini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
''Anayasa değişikliğine 'evet' diyerek zaten emekli maaşlarını toplu iş sözleşmesi kapsamına siz aldınız. Çocuklarımızı daha güçlü şekilde koruyacağız. Yeni kurduğumuz Aile ve Sosyal İşler Bakanlığı ile şehitlerimizin dul ve yetimlerine daha güçlü şekilde sahip çıkacağız. Siz de sandığa gidin ve siz de büyük Türkiye'ye, yani AK Parti'ye mührü basın. Biz sizinle birlikte yaptık, hep birlikte yaptık. Bu ülkenin değişebileceğini tüm dünyaya gösterdik. Bu ülkenin ne büyük bir ülke olduğunu, tarihiyle, medeniyetiyle, kültürüyle bu milletin ne kadar asil bir millet olduğunu tüm dünyaya gösterdik. Diyor ya şair, 'Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz, gelmişiz dünyaya millet, milliyet nedir öğretmişiz' biz böyle bir milletiz.
Ortadoğu sokaklarında Türkiye'nin ismi yankılanıyor. Balkanlar'ın caddelerinde Türkiye'nin ismi yankılanıyor, Kafkasya dağlarında Türkiye'nin ismi yankılanıyor. Dünyanın tüm mazlumları, mağdurları gözlerini Türkiye'ye dikmiş, size dikmiş durumdalar. Dünyada başına bir iş gelen artık ilk önce gözünü Türkiye'ye dikiyor. Türkiye, dünyanın umudu haline geldi. Türkiye hakkın, adaletin, barışın adresi haline geldi. Türkiye ileri demokrasinin, özgürlüklerin, insan haklarının bölgedeki en güçlü savunucusu haline geldi. Gelin bunu hep birlikte devam ettirelim. Gelin istikrarı, güven ortamını muhafaza edelim. Gelin hep birlikte 'istikrar sürsün, Türkiye büyüsün' diyelim.''


"Uzun ince bir yoldayız"

''Siz oyunuzu verirken, oyunuzu verdiğiniz kişi veya partilerin Sivas'a getirdiği veya getirebileceği bir şey yoksa oyunuzu niye zayi ediyorsunuz?''
diyen Erdoğan, ''Başımızı iki elimizin arasına alalım futbol takımı tutar gibi parti tutmayalım'' dedi.

Bağımsızlara oy vermeyi anlamanın mümkün olmadığını kaydeden Erdoğan, ''Ne yapacak? Zayi olmaktan başka bir işe yarar mı? Yaramaz. Yapılması gereken ne? Şu ana kadar Sivas'ın bu hale gelmesinde emeği geçen, eser siyaseti, hizmet siyaseti yapan bir AK PArti var. Onun rotasını siz çizdiniz, AK Parti'yi siz kurdunuz ve yola sizinle devam etmek istiyoruz'' diye konuştu.

Yola Sivaslı Aşık Veysel'in sözleriyle çıktıklarını belirten Erdoğan, Aşık Veysel'in ''Uzun İnce Bir Yoldayım'' dizelerini okuyarak, ''Gideceğiz gündüz gece. Uzun ince bir yoldayız. Önümüzdeki dönemde de aynı şekilde yürümeye, gitmeye var mıyız?'' diye seslendi.

"Kangal Deliktaş Tünelini açıyoruz"

2002 sonundan itibaren Sivas'a çok büyük hizmetler kazandıklarını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
''Seyfettin Uğurlu isimli bir amcamız var. Kendisi 1973 yılında Kangal Deliktaş Tüneli'nin inşaatına başlandığında burada bekçi olarak işe başlamış. Kangal Deliktaş Tüneli, Türkiye'nin 5 bin 300 metreyle en uzun demiryolu tüneli. Seyfettin amcamız bu olmayan tünelin yıllarca bekçiliğini yapmış, tünel bitmeden de emekli olmuş. İşte bu CHP zihniyeti bu, bizden öncekiler MHP zihniyeti bu. Şimdi bunlar gelip oy istiyorlar. Aynı tünelde ondan sonra oğlu işe başlamış. Seyfettin amcamız Sivas valimize 'Ben bu tünelin bittiğini göremeden emekli oldum, oğlumda bu tünelin bittiğini göremeden emekli olur. Nice hükümetler geldi bu tüneli bitiremedi' demiş. İşte biz Seyfettin amcayı yanılttık. Hamd olsun yanılttık. Kangal Deliktaş Tüneli'ni inşaatın başlamasından 38 sene sonra biz bitirdik. Ne aldatan olacağız ne aldanan olacağız. Sinyalizasyon çalışmaları da bitmek üzere birkaç ay içinde tüneli resmen hizmete açıyoruz. Biz Sivas'a boş gelmedik, hep elimiz dolu geldik. İnşallah Seyfettin amca seni de davet edecekler, talimatı verdim. İnşallah orada çok farklı bir heyecan yaşatacağız.''

Yıldız Dağı'nı kış sporları turizm merkezi ilan ettiklerini belirten Başbakan Erdoğan, ''Madımak Oteli'ni kamulaştırarak yaşanan acıları azaltmanın samimi gayreti içinde olduk. Burayı Sivas Bilim ve Kültür Merkezi olarak yeniden düzenledik. Biz buyuz, laf üreten değil, iş üreteniz'' diye konuştu.

Sivas İçme Suyu Projesi'ni tamamladıklarını, şehrin yüzde 60'ının bundan faydalandığını belirten Başbakan Erdoğan, kısa sürede kentin yüzde 100'ünün bundan faydalanacağını bildirdi.

Medeniyet şehri Sivas'ı tarihi misyonuna uygun şekilde bilim ve eğitim alanında da güçlendirdiklerini belirten Başbakan Erdoğan, ''Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde 6 yeni fakülte, 2 yüksekokul ve 3 meslek yüksekokulu kurduk. Sivas Polis Meslek Yüksekokulu'nun inşaatını tamamladık. 500 öğrenci kapasiteli bu okulumuzu en kısa zamanda hizmete açacağız'' dedi.

Havaalanını yeniden hizmete açtıklarını, pisti genişleterek, yeni terminal binası yaptıklarını belirten Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Şimdi de bir adım atıyoruz, Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattını tamamlayarak, bunu Erzincan'a, Trabzon'a kadar uzatacağız. Şu anda hattın inşası süratle devam ediyor. Ankara-Sivas YHT Projesi ile Avrupa'yı Türkiye üzerinden Kafkaslara ve Orta Asya'ya bağlayacak olan Kars-Tiflis Demiryolu Projelerini bir biri ile bütünleştiriyoruz. Bu ara Yerköy-Yozgat inşallah önümüzdeki yıl bitiyor. Yine bu arada Yerköy-Ankara hattının ihalesini yapacağız, onu da süratle bitireceğiz. Hedefimiz 2014'e kadar Ankara-Sivas YHT hattını bitirmek. Süre ne kadar biliyor musunuz? 2 saat. Ankara'dan Sivas'a YHT ile 2 saatte geleceksiniz, keyifli bir şekilde, ister yemeğini ye, ister kitabını, gazeteni oku, fiyatlarda gayet uygun. Nerelerden nereye geliyoruz. Şimdi, bu CHP'ye gönül veren kardeşlerime, MHP'lilere söyleyin, 'eser var ortada, ortada' deyin. Bunları beraber yapmaya var mıyız? Artık fazla günümüz yok. Şurada 2,5 gün kaldı, gece gündüz çalışmaya var mıyız? Eş dost, ahbap kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Artık Sivas'tan 5 istiyoruz. 5-0'a var mıyız? Ben size inanıyorum, sizde bize inanın, Sivas daha güzel olacak.''


Sivas'a yeni stadyum

79 yılda Sivas'a 24 kilometre bölünmüş yol yapıldığını anımsatan Başbakan Erdoğan, kendilerinin ise 8,5 yılda Sivas'a 600 kilometre bölünmüş yol yaptıklarını anlattı.
Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
''Daha ne söyleyeyim, 'eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri, şu CHP şu MHP ne yapmış, öyleyse hangi yüzle geliyorlar. Şimdi yeni bir adım daha atıyoruz, Sivas'a 600 yataklı eğitim ve araştırma hastanesi yapıyoruz, TOKİ tarafından ihalesi Temmuz'un 11'inde yapılacak. Yeni bir ağız ve diş sağılığı merkezi yapıyoruz. Mayıs 2012'de bu merkezi bitirerek, hizmetinize sunacağız. Yiğidolara çalışması yapılıyor, 25-30 bin kişilik yeni bir stadyum inşa ediyoruz. Yanında 5 bin kişilik spor salonu ile birlikte. İstiyoruz ki bir spor kompleksi olsun, çünkü Yiğidolar bunu hak etti. Bu işi başardılar, bunun için TOKİ'ye gerekli talimatı verdim. Sivas Kale Evleri Projesi'ni destekledik ve Sivas Belediyesine 10 trilyon gönderdik. Bu hizmetlerimizi hiç yavaşlatmadan hız kesmeden sürdüreceğiz. Sultanlar, alimler, ozanlar şehri Sivas'ı çok daha güçlendireceğiz.''

Sivas'ın kültür, medeniyet ve irfanın merkezi olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, kenti hizmetlerin de merkezi haline getirdiklerini söyledi.

Sivas'a yaptıkları yatırımlardan da bahseden Başbakan Erdoğan, 8,5 yılda kente bin 451 derslik kazandırdıklarını söyledi.

Okullarda kara tahta dönemini kaldırarak akıllı tahta dönemine geçeceklerini anlatan Başbakan Erdoğan, öğrencilere de ücretsiz olarak elektronik kitaplar dağıtılacağını açıkladı.

Başbakan Erdoğan, sağlık alanında Sivas'a 155 trilyon yatırım yaptıklarını söyledi.

''İstediğin hastaneye, istediğin eczaneye gidiyor musun Sivaslı kardeşim?'' diye meydandakilere soran Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun SSK'nın Genel Müdürlüğü yaptığı dönemde halkın hastanelerde kuyruklarda adeta ''zulüm'' gördüğünü iddia etti.

Erdoğan, ''Aynı şekilde Sayın Bahçeli sen nasıl anlatacaksın zulüm değil miydi bu? Şimdi, tilki yetişemediği üzüme koruk diyor, şimdi artık benim vatandaşım istediği hastaneye gidiyor, ayrım yok. Zengin, fakir ayrımı yok, nereye istersen oraya git. İşte insana değer vermek bu, bu devlet artık insanının hizmetkarı oldu, biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik, farkımız bu... Ben milletime sevdalıyım, milletime adeta Ferhat gibi aşkım var, dağları dele dele geliyoruz, Allah'ın izniyle'' diye konuştu.

"Bizim size aşkımız var, sevdamız var"

Sivas'ta TOKİ olarak bugüne kadar 4 bin 168 konut uygulaması başlattıklarını belirten Başbakan Erdoğan, bunlardan 3 bin 304'ünü sahiplerine teslim ettiklerini söyledi.

Sivas'a 2005 yılında doğalgazı getirdiklerini anlatan Başbakan Erdoğan, tarımda 8 yılda Sivas'a 770 trilyon, hayvancılıkta da 112 trilyon destek olduklarını söyledi.

Türkiye'yi MHP'den devraldıklarında 230 milyar dolar milli gelir olduğunu, şimdi ise bunun 740 milyar dolara ulaştığını ifade eden Başbakan Erdoğan, 27.5 milyar dolarla devraldıkları Merkez Bankası'nın kasasında ise şu anda 97 milyar dolar olduğunu bildirdi.

Meydandakilere, ''bizim size aşkımız var, sevdamız var'' diye seslenen Başbakan Erdoğan, ''Onun için ne diyoruz, bizi ayırmak isteyenlere prim vermeyin. Kardeşler, Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Arabıyla, Romanıyla, Sünnisiyle, Alevisiyle bu ülkede yaradılanı Yaradan'dan ötürü seviyoruz, bunu böyle bilin. Bu yola da böyle devam edeceğiz, kim ne derse desin biz buyuz. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız'' ifadelerini kullandı.