Genç müzisyen Sercan Öztürk: Eski aşıklar durudur, çeşmenin gözüdür

Genç müzisyen Sercan Öztürk, günümüzde otantik müzik icra edenlerin sayısının az olduğunu söylüyor. Öztürk "Eğer imkan varsa suyu çeşmenin gözünden, kaynağından içmek istersiniz. Eski aşıklar durudur, çeşmenin gözüdür" diyor.

15 Eylül 2021 Çarşamba, 14:02
Abone Ol google-news

Müzisyen Sercan Öztürk bugünlerde yeni albümünün heyecanını yaşıyor. “Peyik” yani “Haberci” anlamına gelen yeni albümde Edib Harabi’den, Kul Nesimi’ye, Şah Hatayi’den Bolulu Aşık Dertli’ye ait deyişler bulunuyor. Kendi ifadesiyle, geçmişi bugüne ve geleceğe taşıma çabasında olan bir müzisyen olan Öztürk, günümüzde otantik müzik icra edenlerin sayısının az olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bu da doğru olanı, yani gerçek ustaları dinlememekten kaynaklıdır. Eğer imkân var ise suyu çeşmenin gözünden, kaynağından içmek istersiniz. Bulanık olan suyu değil, duru olan suyu içmek istersiniz. Eski aşıklar durudur, çeşmenin gözüdür.”  

Türkiye ve Avrupa’da da çok sayıda konser veren Öztürk, aslen Sivaslı. İlk single albümünü 2012 yılında “Makam-ı Vahdet” ismiyle çıkaran Öztürk, 2015 yılında ise halk müziği sanatçısı Hüseyin Korkankorkmaz ile birlikte “Pir ile Talip” ve 2019’da yine Hüseyin Korkankorkmaz ile “Hece” albümünü çıkardı. Koronavirüs pandemisi sürecinde boş durmayan Öztürk, yeniden stüdyoya girdi ve son albümü Peyik’i bugünlerde müzikseverlerin beğenisine sundu. Öztürk ile yeni albümü ve çalışmaları hakkında konuştuk. 

Kimdir Sercan Öztürk?  

1991 İstanbul doğumlu, aslen Sivas’lıyım. İlkokul, ortaokul ve liseyi İstanbul’da tamamladım. 

‘MÜZİĞİ AŞK İLE İCRA ETMELERİNİ SEVDİM’

Deyişlerin peşinde olan Öztürk, bu gelenekle nasıl tanıştı, bize anlatabilir mi? 

17 yaşımda Kantarma’lı Büyük Tacim Bakır Dede ile başladı deyişlere ve nefeslere olan ilgim. 1980 ve öncesi, Alevi Bektaşi köylerinde, Cem’lerde, muhabbetlerde yapılan ses kayıtlarını dinliyordum. Tacim Dede’nin şahane ritim duygusu, doğal sazı ve ses rengi, hatta aradaki öksürmeleri, bazı anlarda sözleri hatırlayamaması üzerine uzun soluklu fa sol la’larda gezinti yapması... Yani müziği aşk ile, kaygusuz bir şekilde icra etmelerini çok sevdim.Yine Anadolu Alevi Bektaşi Nefeslerini, etnik müziğin otantik üstadlarından; Aşık Murtaza Kurt’tan, Aşık Ali Kurt’tan, Haydar Acar’dan, İbreti’den, Perişan Güzel’den, Kârer’li Ali Aba Sevin Dede’den, Mamo Geyik Dede’den, Mehmet Yüksel Dede’den, Nesimi Çimen’den nefesler dinledim.

Genç yaşına kaç albüm sığdırdı? 

2012 yılında “Makam-ı Vahdet” isimli single, 2015’te üzerimde çok emeği olan, ağabeyim Hüseyin Korkankorkmaz ile birlikte “Pir ile Talip” ve son albüm ise 2019’da yine Hüseyin Korkankorkmaz ile stüdyoya girdiğimiz “Hece” albümü.  

Bağlama ile kaç yaşında tanıştın?

Bağlama ile uğraşım 7 yaşlarında başladı. Müzik okulu okumadım. Gerek dinlediğim kayıtlarla, gerek de cemal cemale gelerek ustalardan, üstadlardan beslenip nasip almaya gayret ettim. Bağlamadan sonra  yaklaşık 10 yıldır, yine o aileden olan “iki telli Nesimi düzeni Cura” ile çalışmalar yapıyorum. 

Keşfedilmeyi bekleyen deyişler var mı? 

Geçmişte söylenip günümüzde söylenmemiş olan bir çok deyişler var arşivimde. Seçmiş olduğum deyişleri vakti geldiğine yorumlayıp dinleyici dostlar ile buluşturmayı ümit ediyorum.

‘HABERCİDİR PEYİK’

Yeni albüm Peyik’ten biraz bahseder misin?

Yeni albümün ismi “Peyik.” Edib Harabi’den, Dertli’den, Kul Nesimi’den, Şah Hatayi’den deyişler var. İki telli pes Cura ve iki telli tiz Cura ile girdim stüdyo çalışmalarına. Bazı eserlerde ise bas bağlama ile kendime eşlik ettim. Albümde “Bezdirdi Bu Candan Beni”, “Cansız Duvar”, “Benim Yaram İçerdendir” gibi eserler bulunuyor. Habercidir Peyik. Kutsal törenleri (Cem) yapılacağını bildiren ve köye teşrif etmiş olan pir ya da mürşidin geldiğini müjdeler. 

‘Günümüz halk müziğine ilgim, yok eskiye kulak veririm’ demişşin. Neden?

Günümüzde otantik müzik icra edenlerin sayısı azdır. Bu da doğru olanı, yani gerçek ustaları dinlememekten kaynaklıdır. Popülerliğe aldanıp,  popüler olan müzisyenleri rehber edinmekten kaynaklıdır müziksel bulanıklık. Eğer imkân var ise suyu çeşmenin gözünden, kaynağından içmek istersiniz. Bulanık olan suyu değil, duru olan suyu içmek istersiniz. Eski aşıklar durudur, çeşmenin gözüdür. 

Neden Deli Derviş? 

Deli Derviş mahlası Aşık Feryadi’ye verilmiştir. 1800’lü yıllarda Sivas’ın Zara ilçesine bağlı Zoğallı köyünde doğmuştur Aşık. “Deli Derviş” kendisi kaynaklı enstrümantal bir ezginin adı aynı zamanda. Tokat’ın Çakırçalı köyünden, Aşık Ali Kurt’tan Deli Derviş’in sözlü varyantını dinledim. Aşık Ali Kurt’un oğlu Haydar Kurt’tan bir muhabbette, “Dedesi Aşık Murtaza Kurt’un ‘Deli Derviş’i orta telden çaldığını” işitmiştim. Beni çok etkileyen, bende özel bir yeri olan bir eserdir Deli Derviş.