Gerçekler yargılanıyor

Türkiye Yazarlar Sendikası üyelerinden destek ziyareti. İsviçre’den gazetemize desteğe gelen İsviçreli heyet ve Tahmaz, ‘yüreğimiz sizinle’ mesajı verdi.

22 Kasım 2016 Salı, 21:37
Abone Ol google-news

Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) yönetim kurulu üyeleri, yazarlar ve şairler önceki akşam gazetemize destek ziyaretinde bulundular, destek mesajlarını ilettiler.

C. Hakkı Zariç: Bir gazeteyi, bir yazarı cezalandırmak aynı zamanda onun okurlarını da cezalandırmak anlamına geliyor. Burada yargılanan gazetecilikle birlikte gerçeklerdir. Dolayısıyla eğer bir ülkenin gazetecileri tutsaksa, okurları da tutsaktır.

Âba Müslim Çelik: Bana göre hiçbir şey yasak olmamalı. Yasakların yasak olduğu bir ülkeyi özlüyorum. Herkes özgür olmalı, düşüncesini özgürce, sözün gücüne yükleyerek söylemelidir.

Aydınlık dünya için

Mustafa Köz: Bir ülkenin aydını, yazarı, şairi, gazetecisi özgür değilse o ülkenin bütün topraklarına pranga vurulmuştur. Egemenler ilelebet baskı, ceberutla bir ülkeyi yönetemez. Bu baskıya karşı direnmek yazarın, şairin, gazetecinin görevlerinden biridir. İnsanlık tarihi bu baskıyı çok yaşadı, bu karanlığı çok kırdı. O karanlığın ardında bir aydınlık dünya olduğunu gördü. Yine öyle olacak.

Tülay Ferah: Cumhuriyet gazetesi, gazetenin ötesinde bir okuldur. Benim bir biçimde sosyalleşmeme, demokrasi adına eğitilmemde, Cumhuriyet’in anlamını öğrenmemde büyük katkıları olmuştur. Çok üzülüyorum. Dilerim aydınlık günler çok yakında olsun.

‘Gözlerim ağrıyor’

Aysel Tezer: Cumhuriyet gazetesi daima yaşayacak.

Nalan Çelik: Cumhuriyet’in yanındayız. Bütün kapatılan gazeteler, hapsedilen gazetecilere daima destek olacağız. Hepsinin içeriden bir an evvel çıkmasını ve gazetelerin tekrar açılmasını istiyoruz.

Nur Saka: Direnmekten başka çaremiz yok. Siz içeride direneceksiniz. Biz dışarıda direneceğiz.

Fügen Kıvılcımer: Ben en eski CUMOK’lardanım. Cumhuriyet gazetesi benim içeriye, dışarıya, her yana bakan gözlerimdi. Gazetenin başına gelenlerden bu yana gözlerim ağrıyor.

Yaşar Miraç: Cumhuriyet’in yalnız bir gazete adı olmadığı, Cumhuriyet’in yalnız Türkiye Cumhuriyeti’nin bir simgesi olmadığı kesindir. Cumhuriyet bizim için demokrasiyi, özgürlükleri, yenilikleri içerir. Bugün Cumhuriyet’e yapılanlar Türkiye’de cüppe giydirilmiş bir faşist yönetimin uygulamalarından başka bir şey değildir.

Orhan Alkaya: Bütün hayatım bir koliye girecek olsa içinde bir tane de Cumhuriyet olacak. Türkiye’de bağımsız gazeteciliğin odak noktası. Bugün Cumhuriyet’teki yazar ve yönetici arkadaşlarımız bir zulme tabi tutuluyorlar. Tek nedeni var: Gerçek gazeteciliği yapma konusundaki ısrarları.

Sebahattin Atik (müzisyen): Cumhuriyet gazetesinin hep yanında olacağız. Ümidimiz o ki, bu duvarı aşarız. Bunu başaracağımıza inanıyorum.

‘Yanında olacağız’

Sakine Taş (edebiyat öğretmeni): Birey olma bilincini edindiğim günden bugüne evimde hep Cumhuriyet gazetesi vardı. Aydınlanmayı ve bakış açımızı bize kazandırdığı için yıllarca bu gazeteyi okuduk. Hep de yanında olacağız.

Ali Ekber Pekşen (eğitimci): Türkiye’de muhalif olan her sesi susturma gibi bir yönetim anlayışının önemli örneklerinden birisi Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyondu. Bugünleri aşacağız.

Ahmet Ertan Mısırlı: Cumhuriyet’e yapılan saldırı beni 50 yıl öncesine götürdü. Fazıl Hüsnü Dağlarca, kitabevinin camına 15 günde bir şiirler asardı. Bunlardan biri ‘Horoz’ şiiri. Bir gün şiir iki polis tarafından gözaltına alındı. Şiir gözaltına aldı, savcı Dağlarca’yı ifadeye çağırdı. Dağlarca da savcıyı düşünmeye çağırdı ve bir şiir yazdı. ‘Savcıya’ başlıklı şiir o günlerde ilk kez Cumhuriyet’te yayımlandı...

Gazetecinin terörist olma ihtimali yoktur

Gazetemizle dayanışma amacıyla başlatılan ‘Haber Nöbeti’ni dün İsviçre’deki Lora Radyosu temsilcisi İrene Rodrigez, Lora Radyo programcısı Özkut Özkan, İsviçre Tutuklu Organizasyonu temsilcisi Evelio Loazia, Antikapitalist Cephe’den Cansu Güneş Seferoğlu ve gazeteci Hakan Tahmaz tuttu.

İrene Rodrigez, gazetemizde bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirterek “Herkes sizin yanınızda. Biz de dayanışmak için geldik. Derneklerin gazetelerin kapatılması ve baskılar o ülkenin demokratik yüzünü gösterir. Arjantin’de faşizm diktatörlüğünü kendimiz yaşadık. Diktatör önce basın yayın organlarına saldırır” dedi. Evelio Loazia, “Ülkeniz yoğun baskılar altında kaldığı için üzgünüz. Basın mensupları hangi ülkede olursa olsun terörist olma ihtimali yoktur. Yüreğimiz sizinle birlikte” diye konuştu. Lora Radyo programcısı Özkut Özkan, “Türkiye’nin gidişatı iyi değil. Türkiye’de oluşturulmaya çalışılan bir İslami rejim var. Sesimizi ne kadar güçlü çıkarırsak o kadar çabuk başarırız” dedi. Heyetten Cristian E. Wathnich ise Türkiye’nin ilerlemek yerine geriye gittiğini dile getirdi.

‘Direnerek kazanılacak’

Cansu Güneş Seferoğlu, faşizmin doğasının her yerde aynı olduğunu belirterek, hakların direnerek kazanılabileceğini kaydetti. Gazeteci Hakan Tahmaz, Türkiye’nin ciddi bir karanlık tünelden geçtiğini belirterek gazete ve gazetecilerin her daim el feneri işlevi gördüğünü dile getirdi. Bugün daha fazla aydınlanmaya ihtiyaç duyulduğuna değinerek “Hem Cumhuriyet’le hem de sevgili arkadaşım Akın Atalay ve Kadri Gürsel gibi gazetecilerle dayanışmak, onların yüreklerini hissetmek için geldim. Biliyorum ki onların yürekleri barış, özgürlük ve demokrasi için atıyor. Türkiye’nin de ekmek, su kadar bunlara ihtiyaç duyduğu bir dönem. Aydınlıktan başka yaşayabileceğimiz bir dünya yok” dedi.

ÇYDD yanımızda

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Kadıköy Şube Başkanı Kamil Gürol Buhar da dün gazetemize gelerek dayanışma duygularını iletti. Buhar, “Gerek siyasi gerek ekonomi bakımından gerek özgürlükler ve insan hakları bakımından memleketin durumu belli. Bu değerleri kaybetmemek için bizim gibi düşünen insanların bir araya gelip harekete geçmesi gerekiyor. Cumhuriyet gazetesi bu misyonların hepsini taşıdığı için Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Kadıköy Şubesi olarak Cumhuriyet gazetesini desteklemeye geldik” dedi.

‘Özgürlük dileğiyle geldik’

Gazetemizin yazar, çizer ve yöneticilerine yönelik operasyonun 22. gününde de Ankara büromuza destek ziyaretleri devam etti. Cumhuriyet yöneticilerinin tutuklanmasının 18. gününde, CHP Eskişehir milletvekili Utku Çakırözer ve Eskişehirli kadın gazeteciler gazetemize gelerek destek ve dayanışma duygularını iletti.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ve beraberinde gelen Eskişehirli kadın gazeteciler, Ankara Haber Müdürümüz Ayşe Sayın ve gazetemiz çalışanlarıyla sohbet etti. Cumhuriyet’in son süreçte yaşadığı zorluklara ilişkin bilgi alan Çakırözer ve meslektaşlarımız, gazetemize destek ziyaretinde bulunmaktan memnun olduklarını dile getirerek geçmiş olsun dileklerini iletti. “Gazeteci yazar ve çizerlere özgürlük dileğiyle geldik” diyen Çakırözer, “Gazetecilerin hiç yargılanmaması gerek illa yargılanacaksa tutuksuz yargılanması lazım” ifadelerini kullandı.