Gölgeler ve hüzün...

Eski kuşağın son piyano masallarından İvo Pogorelich İstanbul’dan rüzgâr gibi geçti.

23 Şubat 2017 Perşembe, 21:57
Abone Ol google-news

Hırvat piyanistin Zorlu PSM’deki solo resitalini güzel hatta fazlasıyla güzel bir konser deneyiminden daha ötelere taşımasını bekliyorduk. Öyle de oldu. Aura, karizma ve heybetiyle doldurduğu dev salonda konserin ilk eserleri olarak seslendirdiği Chopin’in ikinci baladı ve üçüncü scherzo’su tuşesindeki derin saydamlığın ve dünyada bir piyanodan çıkabilecek en dingin melankolinin örnekleri olarak akıp gittiler. Sonra geldi Schumann’ın “Viyana’dan Karnaval Sahneleri.” Pogorelich’in tüm esere hükmeden göz kamaştırıcı ve uyuşturucu sağlamlığı, yavaş tempolarının gerisindeki evrene dair derin ve en soylu bakış, Schumann armonilerindeki sihrin kulağa en bariz ve sürprizlerle dolu yansımaları. İvo Pogorelich konserin ikinci yarısında Mozart’ın genellikle Do minör KV 457 Piyano Sonatı’ndan önce seslendirilen, ancak yeri geldiğinde sonattan ayrı da yorumlanan aynı tonalitedeki KV 475 Fantazi’sini seslendirdi. Seslendirmek ne kelime! Mozart’ın melodi ve armonilerindeki insana ve evrene dair açıksözlülüğü, tükenmez sevgiyi alabildiğine dingin bir yorumla dinleyicilerle buluşturdu. Gölgeler ve hüzün dolu kozmik bir türkünün yavaşça yükselen armonilerinin dinleyiciye açtığı yeni ufuklar, yılların üst üste gelmesiyle olgunlaşmış müzikal düşüncenin ve inancın konser salonunu saran ipek gibi büyüsü... Konserin son eseri olan Rachmaninov’un bir yüce Rus romanı gibi yazılmış ikinci sonatının tamamının sanki baştan sona tek bir cümleymişçesine aktarımındaki kurgu, esere böylesine adanmışlık ve derin inançla hizmet etmek, müziğe müziğin ötesinden bakabilmek...

Gerçek bir Türkiye dostu olan maestro İvo Pogorelich’i sanata yaptığı katkılar için, ayrıca bu zor zamanlarda ülkemize hiçbir tereddüt geçirmeden gelerek bizleri bu denli mutlu ettiği için saygı ve hayranlıkla selamlıyoruz.