Hiçbiri gönlünden geçenler değil

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, müzakerelerde gelinen aşamayla ilgili olarak verdiği bilgilerin, liderlerin birlikte hazırladığı mutabakat kağıtlarından alıntı olduğunu, hiçbirinin "gönlünden geçenler" olmadığını söyledi.

01 Nisan 2010 Perşembe, 10:51
Abone Ol google-news

KKTC Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas'la Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulmak amacıyla Eylül 2008'den beri sürdürdüğü müzakerelerde gelinen aşamaya ilişkin bilgi vermek üzere basın toplantısı düzenledi.

Lefkoşa'da Açık Öğretim Fakültesi'nde düzenlenen basın toplantısına, Talat'a destek veren siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de katıldı. Toplantıda, Cumhurbaşkanı Talat'a, müzakere heyetindeki üyelerden Özel Temsilcisi Özdil Nami, Uluslararası Hukuk Uzmanı Tufan Erhürman, AB Koordinasyon Merkezi Sorumlusu Erhan Erçin ve Ekonomist Mustafa Besim eşlik etti. Toplantıya, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçiliği Müsteşarı Bekir Uysal da izledi.

Cumhurbaşkanı Talat, bilgilendirme maksatlı bir basın toplantısı düzenlediğini, siyasi bir tartışma niyeti olmadığını, seçimle ilişkilendirmeyeceğini, ama soruları yanıtlayacağını söyledi. Talat, Kıbrıs sorununun siyasi çekişmelerin üzerinde tutulması gereken bir konu olduğunu; birlik ve beraberliği en üst düzeyde tutup sorumluluğu birlikte omuzlamak gerektiğini belirtti.

Talat, 1,5 yılı aşkın süredir, Kıbrıs Rum tarafı ile Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulunması amacıyla BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde tam teşekküllü müzakereleri yürüttüklerini anlattı.

Bugüne kadar sadece liderler seviyesinde 71 görüşme yaptıklarını ve Kıbrıs sorununun tüm yönlerini ele aldıklarını belirten Talat, ''Kıbrıs Türk tarafı olarak bu süreci yerleşik BM parametreleri ve iki lider olarak bizlerin tam teşekküllü müzakere öncesi yapmış olduğumuz 21 Mart, 23 Mayıs, 1 Temmuz ve 25 Temmuz 2008 tarihli ortak açıklamalar çerçevesinde ortaya koyduğumuz zemin üzerinde ilerlettik'' dedi.

 

Ortak açıklamalar

Ortak açıklamaların içeriğine ilişkin hatırlatma yapan Talat, şöyle devam etti:
''23 Mayıs tarihli açıklamada, Kıbrıs'ta iki kesimli, iki toplumlu ve BM Güvenlik Konseyi kararlarında belirtildiği şekilde bir federasyonun kurulacağı ve tek uluslararası kimliğe sahip olacak bu ortaklığın federal bir hükümetin yanı sıra eşit statüde, bir Kıbrıs Türk kurucu devleti, bir de Kıbrıs Rum kurucu devleti olacağı üzerinde anlaşılmıştır.
1 Temmuz tarihli açıklamada, tek egemenlik ve tek vatandaşlık konularında prensipte anlaşıldığı, bu konuların uygulamadaki detaylarının ise tam teşekküllü müzakerelerde ele alınacağı kayda geçirilmiştir.
25 Temmuz tarihli toplantıda, bulunacak olan çözümün hem Kıbrıslı Rumların, hem de Türklerin meşru hak ve çıkarlarını gözeteceği ve üzerinde uzlaşıya varılmış olan anlaşmanın eş zamanlı ve ayrı ayrı yapılacak referandumlar aracılığıyla her iki halkın onayına sunulacağı vurgulanmıştır.Sonuç olarak, bu açıklamalarda çizilen çerçeveyle, çözümün zemini bağlamında, Türkiye ve bizim tarafımızdan ısrarla vurgu yapılan yerleşik BM parametreleri zeminine tamamen bağlı kalınmıştır.''


3 başlıkta ciddi inceleme

Tam teşekküllü müzakerelerde bugüne kadar özellikle Yönetim ve Güç Paylaşımı, Avrupa Birliği ve Ekonomi konularında ciddi ilerlemeler kaydettiklerini aktaran Talat, uzlaşıların yanı sıra henüz üzerinde uzlaşılmamış konuların da kayıt altına alındığı 31 tane ''ortak belge'' ürettiklerini söyledi.

Talat, ''ortak belge'' hazırlanmasının 40 yılı aşkın devam eden müzakere sürecinde bir ilk olduğuna işaret etti.


"Sorunlar kronikleşmiş"

Cumhurbaşkanı Talat, yarım asırdır devam eden Kıbrıs konusundaki sorunların kronikleştiğini ve sorunun çözümlenmesinin zorlaştığını belirterek, Kıbrıs Rum tarafının kapsamlı bir çözüme ulaşılmadan tüm Kıbrıs adına AB'ye üye olmasının uluslararası statü bağlamında Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafı arasındaki dengesizliği Rum tarafı lehine daha da büyüttüğünü ve bu durumun Rum tarafının çözüm motivasyonunu azalttığını kaydetti.

Talat, Kıbrıs Rum halkının 2004 yılında liderliğinin yönlendirmesiyle, kapsamlı çözüme ''hayır'' demesiyle, çözüm heyecanının her iki toplumda zarar gördüğünü söyledi.

Eski Rum lider Tasos Papadopulos'un 2008 yılına kadar müzakerelerin başlatılmasına izin vermeyerek ciddi bir zaman kaybına neden olduğunu ve 2008 başında şimdiki Rum lider Dimitris Hristofyas'ın seçildiğini ve müzakerelerin başlamasının mümkün olduğunu anlatan Talat, bununla birlikte Rum tarafındaki çözüm karşıtlarının sürekli olarak çözüm sürecine engel çıkarmaya çalıştığını kaydetti

 

"Uluslararası beklenti"

Talat, şöyle devam etti:
''Tüm bu olumsuzluklara rağmen, halkımızdan aldığımız güç ve başta Milli Güvenlik Kurulu olamak üzere, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tüm kurumları ile vermiş olduğu tam destekle, tarafımızdan ortaya konan kararlı siyasi irade sonucunda müzakere sürecinde ciddi ilerlemeler sağlanmış ve uluslararası camiada geriye kalan konularda da uzlaşmaya varılarak kısa bir sürede kapsamlı bir çözüme ulaşılabileceği hususunda bir beklenti ortaya çıkmıştır.'''Başta BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun olmak üzere görüştüğü tüm uluslararası yetkililerin süreçte varılan ilerlemeden aldıkları cesaretle, Kıbrıs sorununun en kısa sürede çözümlenmesi beklentisi içinde olduklarını açıkça ifade ettiklerini'' belirten Talat, ''Halkımızın ve uluslararası camianın bu beklentisine uygun olarak Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye'nin kapsamlı bir çözüm için samimi bir çaba ortaya koyduğu tüm ilgili taraflarca da teslim edilmektedir''
dedi.

Talat, ''Nitekim, 2004 yılından bu yana Türk tarafı aleyhine hiçbir BM Genel Sekreter raporu ve BM Güvenlik Konseyi kararı yayımlanmamıştır'' ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Talat, Türk tarafının ikili temaslarında ve uluslararası konferanslarda Kıbrıs sorununun ısrarla gündeme getiren taraf olduğunu ve ''Kıbrıs'ta şu anda var olan 'adada bir Kıbrıs cumhuriyeti vardır tüm adayı temsil etmektedir' şeklinde ifade bulan statükonun devam ettirilemeyeceğini, çözüm bulunması için Türk tarafının hazır olduğunu vurguladığını'' belirtti.


Kazanımlar

Kıbrıs Türk halkının, 2004'te düzenlenen referandumlarda açık biçimde ortaya koyduğu çözüm ve uzlaşma iradesi ile uluslararası camiada ele geçirilen moral üstünlüğünün ve devam eden çözüm vizyonunun siyasi ve hukuki alandaki olumlu sonuçlarının alınmaya başladığını ve zaman içinde bu kazanımların artarak devam edeceğini dile getiren Talat, şöyle devam etti:
''Bu yeni kazanımların bir ihtimal olarak dahi ortaya çıkması bile, Rum tarafının statükonun devam ettirilemez olduğunu daha açık görmesine yardımcı olacak ve Rum tarafını erken bir çözüm konusunda cesaretlendirecektir.
Yaşanan gelişmeler şüphe götürmez bir şekilde göstermiştir ki istikrarla ve kararlılıkla izlenen yapıcı, çözümü zorlayan politikasından Türk tarafı bugüne kadar kazançlı çıkmıştır ve bundan sonra da kazançlı çıkmaya devam edecektir.''

Cumhurbaşkanı Talat, süreçte, başta Türk Dışişleri Bakanlığı olmak üzere Türk devletinin her düzeyinden yakın işbirliği ve destek gördüğünü ifade ederek, emeği geçen herkese teşekkür etti. Talat, ''Önümüzdeki dönemde de yakın bir işbirliği içerisinde çalışmaya devam edileceğine olan inancım tamdır'' dedi.

Cumhurbaşkanı Talat'ın giriş konuşmasının ardından, müzakere heyetinde yer alan uzmanlar, müzakere başlıklarında yakınlaşılan konulara ve farklılıkla ilişkin bilgi vermeye başladı.

 

Talat soruları yanıtladı

Talat, Kıbrıs sorununa çözüm bulma müzakerelerinde gelinen aşamayla ilgili bilgi vermek amacıyla düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin ve konukların sorunlarını yanıtladı.

Talat, "Bütün konularda anlaşılmadan bir anlaşma olmayacağına göre, nereye kadar ilerlendiği" sorusuna şöyle yanıt verdi:
"Nereye gelindiğine dair değerlendirme yapacak olan sizlersiniz. Bütünlüklü anlaşma için bütün konularda anlaşmak lazım. Henüz bütünlüklü anlaşma sağlamış değiliz, sağlayacağımızın garantisi de yoktur. Biz gerçek durumu ortaya koymak istedik. Etik olarak halkımıza geldiğimiz noktada bilgi vermek gerektiği düşüncesinden hareket ettik."

 

Dörtlü Zirve konusu

Talat, "garantiler konusuyla ilgili dörtlü zirve konusunun ne aşamada" olduğuna ilişkin soruya karşılık, müzakere konusu olmayan dörtlü zirve önerisinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapıldığını, ancak Rum tarafının basın aracılığıyla bu öneriyi reddettiğini anımsattı.

Rum tarafına dört ya da beşli zirvenin önemini zaman zaman izah etmeye çalıştıklarını, ancak sonucun değişmediğini kaydeden Talat, "Müzakereler iki toplum lideri arasında yapılıyor. Masada 'Kıbrıs cumhuriyeti' yoktur. 'Kıbrıs cumhuriyeti' dört ya da beşli konferansta da olmayacak" dedi.

 

Çarpraz oy

Talat, bir soru üzerine, Rum tarafının yaptığı "çapraz oy" önerisinin, Türk tarafının 4 Ocak 2010'da sunduğu kapsamlı öneri paketinin bir unsuru haline getirildiğini ve uzun tartışmalar sonrasında Rum tarafınca reddedildiğini söyledi.

Talat, paketin kendi bütünlüğü içinde, diğer konularda uzlaşma sağlanması halinde "çapraz oyun" da kabul edileceğini, ancak diğer konularda uzlaşma sağlanmadığı için "çapraz oyun" da kabul edilmediğini belirtti.

 

"Ama, bu açıklamayı birlikte yapmaktı"

Talat, "müzakerelerle ilgili olarak bugünkü basın toplantısında dile getirilen konuların, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas'la tartışılıp tartışılmadığına" ilişkin soruyu yanıtlarken ise, açıklamalarının, liderlerin müzakerelerde hazırladığı mutabakat sağladıkları ortak kağıtlarından alıntı olduğunu söyledi. Talat, "Hiçbiri gönlümden geçen değildir" dedi.

Talat, amacın bu açıklamayı birlikte yapmak olduğunu, ancak iki tarafın birlikte açıklaması halinde uluslararası hukuk açısından "ara anlaşma" olarak algılanabileceği ileri sürülerek, Rum tarafınca kabul edilmediğini söyledi.

Açıklamalarıyla ilgili olarak Rum liderinden tepki ya da yalanlama bekleyip beklemediğinin sorulması üzerine ise Talat, Rum tarafından herhangi bir yalanlama geleceğini sanmadığını kaydetti.

 

"Sağlık, kurucu devlet yetkisinde olmalı"

Talat, müzakerelerde "sağlık" konusuyla ilgili nelerin konuşulduğuna ilişkin bir soru üzerine de, bu konunun hazırlık aşamasında teknik komite düzeyinde uzun süre tartışıldığını, ancak daha sonra bu komitenin çalışmalarının yavaşladığını belirtti.

Türk tarafının sağlığın kurucu devlet yetkisinde, Rum tarafının ise federal devlet yetkisinde olmasını savunduğunu, ancak taraflar arasında katı bir karşıtlık bulunmadığını kaydeden Talat, "Çözüm sonrası yeniden yapılanmada kadının yeri ne olacak" sorusuna karşılık, müzakerelerde bütünlüklü çözümün temelini oluşturacak kuruluş anlaşmaları, anayasa ve işbirliği anlaşmalarının ele alındığını, bunlar oluşturulduktan sonra toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin düzenlemeler için gerekli görevlendirmelerin mutlaka yapılacağını söyledi.

 

"Siyasi bir toplantı yapmıyorum"

KKTC Cumhurbaşkanı Talat, "Sizin çözüme niyetiniz yok. Bir hayal içindesiniz. Annan planından öte bir çözümden söz ediyorsunuz. Annan planını kabul etmeyen Rum halkı bunu nasıl kabul edecek" diyen bir konuğa, "Burası siyasi bir toplantı değil. Bu toplantıdan sonra kampanyama devam edip Meriç'e gideceğim. Oraya gelin bu sorularınızı yanıtlayayım" karşılığını verdi.