Hipertansiyona karşı sigarayı bırakın

Hipertansiyonun, tedavi edilmediği taktirde beyin dolaşımı, kalp, damar, göz ve böbrek hastalıkları için ciddi tehdit oluşturduğunu belirten uzmanlar uyardı.

11 Aralık 2015 Cuma, 10:37
Abone Ol google-news

Acıbadem Bursa Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Hüseyin Çelik, hipertansiyonun, kan basıncının yüksek olması anlamına geldiğini söyledi. Kan basıncının, kanı kalpten dokulara taşıyan damarlarda oluşan basıncı ifade ettiğini anlatan Dr. Çelik, “Yaş, cinsiyet, ırk, fiziksel durum kan basıncını etkiliyor. Hipertansiyon, kalp hastalıkları için ana bir risk faktörü. Eğer tedavi edilmezse beyin dolaşımı, kalp, damar, göz ve böbrek hastalıkları için ciddi oranda hastalık ve ölümlerde artışa neden olabilir.” dedi.

Dr. Çelik, hipertansiyonu önlemenin başlıca 7 kuralı bulunduğunu ifade ederek bunları şöyle sıraladı: “Sigarayı bırakmak. Kilo vermek (özellikle karın bölgesinden). Diyet yapmak (taze meyve, sebze, tahıl, az yağlı yiyecekler tüketmek ve kırmızı eti kısıtlamak). Sofradan aç kalkmak, günde en az 3 öğün yemek yemek. Düzenli egzersiz yapmak (haftada 3-4 kez 30 dakika). Alkol alımını azaltmak hatta almamak. Tuz alımını günde 2 gramla kısıtlamak. Stresle başa çıkmayı öğrenmek.”

Bu önlemler işe yaramazsa ilaç kullanmak gerektiğini dile getiren Çelik, toplumda hipertansiyon görülme sıklığı konusunda şu bilgileri verdi: “Sanayileşmiş ülkelerde yetişkin nüfusun yüzde 10-20’sinde yüksek tansiyon sorunu yaşıyor. Ancak yüksek tansiyon siyah ırkta ve kadınlarda daha sık görülüyor. Kişinin yaşının hipertansiyona etkisi öncelikle damarlarda yaşlanmaya eşlik eden anormalliklerle ilgili oluyor. Çünkü damarlarda yaşla birlikte esneklik kaybı oluşuyor. Sanayileşme, yaşam biçimi, örneğin fazla miktarda tuz kullanımı, aşırı beslenme, hareketsiz yaşam ve stresin tansiyon üzerinde olumsuz etkileri var.”

Çelik, hipertansiyonun vücuda verdiği zararları şöyle anlattı: “Kontrol edilemeyen kan basıncı, vücuda zaman içinde çok zarar veriyor. Bu yıllar sürebiliyor. Sinsi olduğu için vücudu içten içe eritiyor. Damar tıkanıklığına yol açarak kalp, beyin, böbrek gibi hayati organlarda birçok hastalık ortaya çıkarıyor. Kan basıncı artınca kalbe binen yük de artıyor. İlk başlarda kalp buna dayanabiliyor ama sonra yükü kaldıramaz hale geliyor. Kalp kası büyümeye başlıyor ve kalp kasının miktarı artıyor. Kalbin zamanla kasılması, gevşemesi bozuluyor ve düzensizleşiyor. Kanı pompalamakta zorlanıyor. Sonuçta kalp yetmezliği ortaya çıkıyor ve diğer organlarda da bu yetmezlik görülebiliyor. Böyle uzun süreli tepkilerin yanında, ani tansiyon artışı sonucu beyin kanaması ve damar yırtılmaları ortaya çıkabiliyor. Hasta felç geçiriyor ya da ölebiliyor.”