İngiliz usulü soygun

Ünlü Ealing komedilerinin en son yapımlarından biri olan The Ladykillers (Kadın Avcıları/ 1955) yetkin oyuncu kadrosunun yanısıra İngiliz mizahı, güçlü karakterler, espirili diyaloglar, şaşırtıcı oyunculuklar ve çok sayıda gerçek Londra mekanlarıyla dünya sinema tarihine geçmiş en iyi kara komedilerden biridir.

05 Haziran 2020 Cuma, 13:03
Abone Ol google-news

1955 yapım tarihli The Ladykillers (Kadın Avcıları) muhteşem Ealing komedilerinin son örneklerinden aynı zamanda yönetmen Alexander Mackendrick’in Hollywood’un karanlık sularına dalıp alaycı başyapıtı The Sweet Smell of Success’i (Başarının Tatlı Korkusu/ 1957) çekmeden önce Londra’da gerçekleştirdiği son filmidir. Ealing Stüdyoları, 1902’de Will Barker tarafından kurulan en eski film şirketlerinden biridir. 1955-1995 yılları arasında BBC bu stüdyoları satın aldı. Ealing Stüdyoları, 2000’den beri film üretimini sürdürmektedir.

Bayan Louisa Wilberforce (Katie Johnson) Londra’da King’s Cross tren istasyonu yakınında bombaların harap ettiği, çarpık binada tek başına yaşamaktadır. Ticaret filosunda görevli eşi Amiral Wilberforce öldükten sonra ardında bıraktığı papağanlarla birlikte günlerini geçiren Bayan Wilberforce bir odası için kiralık ilanı koymuştur. Sevimli ve yaşlı kadın her gün mahalle karakoluna gidip gördüğünü iddia ettiği cinayetleri polis memurlarına anlatıp onlarla gevezelik eder. Karakolda herkes Bayan Wilberforce’un öykülerini dinler ama inanmaz.

Sıradan bir gün adının Profesör Marcus (Alic Guinness) olduğunu söyleyen bir adam Bayan Wilberforce’un zilini çalıp kiralık odasını sorar.Kendisini müzik profesörü olarak tanıtan adam Yaylı Çalgılar Kulübü’nün kurucusu olduğunu söyler. Aslında Marcus’un planı Bayan Wilberforce ve evini kullanarak Londra’nın göbeğinde büyük bir soygun gerçekleştirmektir. Bayan Wilberforce müzik sözcüğünü duyar duymaz odasını hemen profesöre kiralar.

Profesör Marcus ve arkadaşları Binbaşı Courtney (Cecil Parker), Louis Harvey (Herbert Lom), Harry Robinson (Peter Sellers), One Round Lawson (Danny Green) müzik aletleriyle birlikte eve gelip prova yapmaya başlarlar. Kendilerini müzisyen olarak tanıtan soyguncular yaşlı kadının yardımıyla 60 bin sterlin nakit parayı çalarlar. Durumu anlayan tatlı, sıradışı Bayan Louisa Wilberforce’un nezaketi, ısrarı karşısında Soyguncu çetesi dayanamayıp pes eder.

Alexander Mackendrick’in The Man in the White Suit (Beyaz Giysili Adam/ 1951) ile Mandy (1952) filmlerinde olduğu gibi The Ladykillers çağdaş İngiltere’nin boğucu tutuculuğunu betimler. Bayan Wilberforce ve evine çaya gelen yaşlı bayan arkadaşları İngiltere’nin ilerlemesini, yenilik yapmasını engelleyenViktroya Devri’ni simgelerler. Mackendrick filminde yeniliği metaforik olarak soygun ve cinayetlerle tanımlar.

Bu başarılı, hiciv dolu, espirili kara komedinin senaryosunu William Rose yazdı. The Ladykillers, ünlü oyuncu kadrosu, İngiliz mizah gücü, ayrıksı karakterleri, espirili diyalogları, gerçek Londra mekanlarıyla sinema tarihinin en iyi kara komedileri arasındaki yerini sağlmamlaştırmıştır. Sir Alec Guinness ilk komik performansını bu filmde sundu. Peter Sellers’in ilk önemli yapımıydı. Guinness gibi Herbert Lom’un da ilk komik rolüydü. Sellers ile Lom, Pembe Panter serilerinde sakar Müfettiş Clouseau ve Başmüfettiş Charles Dreyfus olarak çok kez birlikte oynadılar.