İstanbul'da cadı avı

İstanbul'un yeni Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, bir kahraman edasıyla göreve başlayıp, insan haklarını gözeten bir anlayışla hizmet vereceğine dair ipuçları verdiğinde, çoğu insan yeni bir dönemin başladığını bile düşündü. Ancak Çapkın'ın uygulamaları pek de gerçeğin öyle olmayacağının işaretini veriyor.

03 Ekim 2009 Cumartesi, 08:45
Abone Ol google-news

İstanbul Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Transseksüel ve Travestiler Sivil Toplum Girişimi (LGBTT) üyeleri, Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ın gelişiyle, bu uygulamaların arttığını belirtiyor. Ayrımcılığa uğradıkları gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıyorlar.

Travesti ve transseksüellere uygulanan idari para cezası Kabahatler Kanunu’nun 37. ve 140. maddeleri ile Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘yayaların uyacakları kurallar’ başlığını taşıyan 68. maddesinin C fıkrasına dayandırılıyor. Kabahatler Kanunu’nun 37. maddesi, ‘mal ve hizmet satarak başkalarını rahatsız eden kişiden’ söz ediyor. 140. madde ise kimlik bildirmemeyle ilgili. Yeni emniyet müdürüyle, verilen trafik cezasında artış yaşandığı belirtiliyor. Ceza miktarı 69 ile 61 TL arasında değişiyor. Bir kişiye aynı gün birden fazla ceza da kesilebiliyor. İşin ironik yanıysa, araç sürücüleri dışında, trafik kurallarını ihlal ettikleri gerekçesiyle cezalandırılanların sadece transseksüel ve travesti yayalar olması. Hukukçular da bu duruma dikkat çekiyor. Hatta bunu, cinsel kimliklerinden dolayı yapılan bir ayrımcılık olarak niteleyerek, polislerin görevlerini kötüye kullandıklarını söylüyorlar.

 

Bahane çok

30 yıldır Cihangir’de yaşayan Demet Demir, “Evden sokağa çıkamaz hale geldik. Yolda, evin önünde, markette durdurup ceza kesiyorlar. Olay caddede olmuş gibi tutanak hazırlıyorlar. Polisler ceza başına puan alıyorlar, maaşları artıyor. Her sokağı bir polise zimmetlemişler” diyor. Şişli’de bir arkadaşının başına gelenleri anlatıyor Demir: Arkadaşım mavi kimliğe sahip. Polisler ‘kadın kılığında dolaşan erkek’ diye tutanak tutmuş. Çevreyi rahatsız ediyorsun diye ceza kesmişler. Çarşaflı, cüppeli gezene bir şey yok. Çarşaf giyip mi gezelim?”

Başka bir travestiye, arabasıyla giderken durdurulup, yayalara yönelik cezanın kesildiğini söyleyen Demir, “Ceza kesilen kişi o sırada yaya değil sürücü. Tutanağa göre 68. maddedeki ‘yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya buraları saygısızca kullanmaları yasaktır’ hükmü uyarınca işlem yapılmış. Bu keyfiyeti gözler önüne sermeye yeter” diyor.

 

Çapkın İzmir’de travestilerin yaşadığı sokağı talan etmişti

Baskılar son bir aydır yani Hüseyin Çapkın göreve geldiğinden beri artmış. “İstanbul Emniyet Müdürü İzmir’deyken travestilerin yaşadığı sokağı talan etmişti” diyor Demir, “Oradakiler evlerinden çıkamıyorlardı. Çapkın’ın tayini çıkınca arkasından halay çektiler. Hortum Süleyman döneminde ben cezaevine de girdim. Çok yoğun şiddet vardı, bir buçuk yıl kapımın önünde polis bekledi. Şimdi de şiddet var, bir de dolaşım özgürlüğümüzü kısıtlıyorlar. Henüz ceza yemedim ama paranoyak olmaya başladım.”

Ebru Kırancı, cezaların yarattığı başka bir noktaya daha dikkat çekiyor, cezalar faizleriyle birlikte iş imkanı yaratılmayan transseksüel ve travestileri ekonomik anlamda daha da sıkıntıya sokuyor. Ancak kimin umurunda, İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, İstanbul sokaklarını “temizliyor.” Peki insan hakları? “Tehlike” kalksın sonra düşünülür...