İYİ Parti'li Cesur: 'Hak mı bu, reva mı?'

İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, gül taban fiyatının geçen yıla göre 45 kuruş düşürülmesine tepki gösterdi. Cesur, AKP milletvekillerine, “Ne yapsın, Allah aşkına., gül üreticimiz taş mı yiyecek, hak mı bu, reva mı? Ne yiyecek, nasıl borç ödeyecek ve nasıl çorba kaynatacak?” diye sordu.

23 Ekim 2020 Cuma, 16:04
İYİ Parti'li Cesur: 'Hak mı bu, reva mı?'
Abone Ol google-news

İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, üreticilerinin sorunlarını TBMM kürsüsüne taşıyan Cesur, Genel Kurul’da yaptığı konuşmada, "hükümetin tarım politikaları nedeniyle yokluğa doğru yol alır hâle getirildiğini" söyledi.

Hatadan dönülmezse “yoksulluğun dahi aranır hale gelineceği” uyarısında bulunan Cesur özetle şunları söyledi: 

GÜL ÜRETİCİMİZ TAŞ MI YESİN: Geçtiğimiz hafta bizim Isparta gülünün kilogram başına taban fiyatı açıklandı. Gül için taban fiyatı geçen sene 7,80'di demiştim ki: Gülü toprağa gömdünüz. Şimdi, bu sene 7,35; iyi mi? Geçen yıl gelirler ile giderler dengedeyse bu sene yüzde 50 daha fakirleşmiş çiftçi. Ne yapsın, Allah aşkına, ben size soruyorum. Gül üreticimiz taş mı yiyecek arkadaşlar, hak mı bu, reva mı? Ne yiyecek, nasıl borç ödeyecek ve nasıl çorba kaynatacak? Kaynatamıyor, işi bırakıyor. Toprağı üretici terk ediyor ve asgari ücrete razı oluyor çocukları, baba mesleğini devam ettirmek yerine.

TÜRKİYE'Yİ YOKLUĞA YOL ALIR HALE GETİRDİNİZ: Geçen sene ben bu kürsüde "Domates alıp fabrika kuran memleketimizi, fabrika satıp domates ithal eder hâline getirdiniz." demiştim. Şimdi diyorum ki: "Yoksulluğu, en büyük savaşı görerek yenmiş ve dünyanın 16'ncı büyük ekonomisine gelmiş Türkiye'yi yokluğa yol alır hâle getirdiniz." Yoksulluğu arar hâle geleceğiz arkadaşlar, Allah vermeye. Bakın, kura bakmayanlar göremez, bilemezler de çiftçiye bakın, çiftçiyle konuşun; çiftçi, köylü bitik.

SÖZÜM MECLİS’TEN DIŞARI: Bizim bir dünya ülkesi Türkiye hayalimiz vardı. 2000'e gelindiğinde eksiği gediğiyle de aslında olmuştu, ama şimdi bitmeyen bir krizler ülkesi Türkiye'yle karşı karşıyayız. Tarımda sanayileşme ve Endüstri 4.0 hayalimiz. Bir büyük yoksulluk, yokluklar ülkesi hâlinde bulduk kendimizi. Milli tarım stratejisi olmayan, tüccarların her zaman üreticiye, emekçi çiftçilerimize tercih edildiği ama bunun bile becerilemediği tüccarında iflasla yumulduğu, gıdanın ithalata bağlandığı, çiftçimizin belinin çoktan kırıldığı, Tarım Bakanı pozisyonunun sadece tarımımızı daha kötüye götürmeye yaradığı ve son Bakanımızla -sözüm meclisten dışarı- kötürüm hâline getirildiği bir Türkiye.

EZİLEN ÇİFTÇİ ÜRETMEYİ BIRAKIYOR: Tarımsal nüfusumuz azalıyor, evet ama sanayileşmeden dolayı değil, verim artışı ve artan teknolojiyle değil yanlış tarım politikaları yüzünden sürekli zarar edip borç altında ezilen çiftçi, köylü bırakıyor.

TARIMIN HAFIZASINI KAYBEDECEĞİZ: Bütüncül bir üretici destekleme stratejisi şart. Tarım aslında bir girişim işi ve aslında dünyanın neresine giderseniz gidin dünya üzerindeki en riskli ve kutsal girişim. Hem küresel rekabete açık hem de tarımsal üretim bilgisi ve üretici kaybolduğu zaman onu yerine koyacak kimse yok. Yani bir hafızası var tarımın, hafızayı kaybediyorsunuz. Bir şey değil, sizden sonra da düzeltemeyeceğiz yani. 

BÜTÜN DÜNYA DİJİTALLEŞİRKEN BİZİM HALİMİZE BAKIN: Şimdi, bugün dünya verimli tarımla, dijital dönüşümle ve akıllı tarımla uğraşıyor, bakın bizim hâlimize. Geleneksel üretim tarzlarıyla bu alanda küresel çapta rekabet etmek çok zor. Üreticinin eline borçları çevirecek kadar değil birikim yapacak, sermaye oluşturacak kadar para geçmesi ve eline geçtiği bu birikimlerle tarımsal dönüşümü sağlaması gerekiyor ki Türk tarımı 21'inci yüzyıla taşınabilsin, yoksa imkânsız. Siz bu fiyat kırmalarla bunu yapamazsınız ve üretici bu fiyatları kabul etmediğinde ithalata dayanan politikalarınızla onları kendi aklınızla disipline etmeye çalışıyorsanız eğer bunu da bu şekilde yapamazsınız. 

ÜRETİM MALİYETLERİ DÜŞÜRÜLSÜN: Bu ürünleri işleyenler, yerli ve uluslararası pazarlara ulaştıranlar, alıcılar, sanayiciler onları da korumak gerekiyor. Taban fiyatları artırılamazsa bile üretim maliyetleri düşürülmeli ki kaliteli ve miktarı doğru alabilsin alıcı da.

KÖYLÜYE “SABREDİN” DEDİ: Şimdi ben buradan kaderine terk edilmiş köylülerimize, çiftçilerimize sesleniyorum. Sabredin, ben de sabredin diyorum. Sabredin çünkü bu kürsülerin yamalı kanunları değil sizin derdinize derman olacak günleri yakın. Sabredin çünkü bütüncül bir tarımsal kalkınma stratejisiyle hak ettiğiniz yaşamı size verecek kanunlar çıkarılacak günler yakın, sabredin çünkü israftan arınmış bir bütçeyle Türkiye tarımının 21'inci yüzyıla taşınacağı günler yakın."