Kadına yönelik şiddet izleme komitesi toplantısı

Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, ''Aile içi şiddet sadece aileyi ilgilendiren ve gizli kalması gereken bir durum değil, tam tersine çok boyutlu ve toplumun tamamını ilgilendiren bir sorun alanıdır'' dedi.

06 Nisan 2011 Çarşamba, 10:06
Abone Ol google-news

Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi 5. Toplantısı, Başbakanlık Merkez Binası'ndaki toplantı salonunda yapıldı.

Toplantının açılışında konuşan Kavaf, kadına yönelik şiddetin tüm dünyada ve ülkemizde önemli bir sorun olduğunu belirtti. Kadına yönelik şiddeti insan hakkının ve özgürlüğünün ihlali olarak nitelendiren Bakan Kavaf, şiddetin toplumu güçsüzleştirdiğini vurguladı.

Eğitim hakkının temel insan hakları arasında yer aldığını anlatan Kavaf, ''Günümüzde kadınların ve kız çocuklarının dezavantajlı oldukları alanlardan biri de eğitim imkanlarına erişimdir. 2010-2011 öğretim verilerine göre ilköğretimde net okullaşma oranı yüzde 98,4'e ulaşmıştır. Kız ve erkek çocukları arasındaki okullaşma farkı ise son on yılda yüzde 8,7'den binde 0,4'e gerilemiştir'' diye konuştu.

Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü'nce 2008'de yapılan ''Türkiye'de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması''nın kadına yönelik şiddete karşı eğitimin önemini gösterdiğini belirten Kavaf, araştırmaya göre ilköğretim bitirmemiş kadınların yaşadığı fiziksel veya cinsel şiddet oranının yüzde 56 olduğunu, bu oranın lise mezunu kadınlarda yüzde 32'ye, üniversite mezunlarında ise yüzde 17'ye düştüğünü söyledi.

Kadına yönelik şiddetin üretimin ve istihdamın düşmesine dolaylı biçimde etkileyerek negatif toplumsal maliyetler oluşturduğunu ifade eden Bakan Kavaf, şiddetin önlenmesi için yapılacak girişimlerin hem kadınlar hem de toplum için hayati önem taşıdığını bildirdi.

Kavaf, sözlerine şöyle devam etti:
''Aile içi şiddet sadece aileyi ilgilendiren ve gizli kalması gereken bir durum değil, tam tersine çok boyutlu ve toplumun tamamını ilgilendiren bir sorun alanıdır. Bu bağlamda hükümet olarak kadına yönelik şiddetle mücadelenin üzerinde ciddiyetle durmaktayız ve mücadeleyi kesintisiz bir şekilde sürdürmekte kararlıyız. Kadına yönelik şiddetle mücadele doğrultusunda ülkemizde şiddet mağduru kadınların korunması, desteklenmesi ve faillerinin cezalandırılması konularında gerekli yasal düzenlemeler yapılmıştır. Bu kapsamdaki en önemli düzenleme aile içi şiddetin önlenmesi amacıyla 1998'de yürürlüğü girmiş olan 4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun'dur.''

Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün koordinasyonunda 5 Ocak 2011'de sivil toplum kuruluşlarının görüşleri de alınarak hazırlanan ''Ailenin Korunmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Taslağı'' ile genel ve madde gerekçelerin hazırlandığını ifade eden Kavaf, tasarı ile yapılan değişiklikleri ilişkin bilgi de verdi.
''Kadına yönelik şiddetle özellikle de aile içinde şiddetle mücadelede yasal düzenlemeler kadar bu düzenlemelerin etkin şekilde uygulanması da büyük önem taşımaktadır'' diyen Bakan Kavaf, şunları söyledi:
''Yasal düzenlemelerin uygulamaya tam anlamıyla yansıması için şiddet mağduru kadınlara hizmet sunan kamu personelinde zihniyet dönüşümünü ve şiddet mağdurları açısından izlenecek prosedürde standardı sağlamak amacıyla Bakanlığım ile diğer bakanlıklar arasında eğitim protokolleri imzaladık. Protokoller çerçevesinde 40 bin 400 emniyet teşkilatı personeline, 62 bin sağlık personeline, 326 aile mahkemesi hakimi ve Cumhuriyet savcısı ile bin 800 kamu görevlisine eğitim verilmiştir. Din görevlilerine yönelik eğitimler yoluyla da 2015'e kadar Türkiye'de görev yapan 100 bin civarındaki din görevlisine ulaşmayı hedeflemekteyiz. Aile içi şiddetle mücadelede etkili bir kayıt sisteminin geliştirilmesi ve ilgili kurumlar arasında etkin bir işbirliği sağlanması amacıyla 2009'da Bakanlığım ile İçişleri Bakanlığı arasında imzalanan protokolle, ülke genelindeki tüm polis merkezlerinde 'Aile İçi Şiddet Olayları Formu' kullanılmaya başlanmıştır.''

Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde Aile İçi Şiddetle Mücadele Şube Müdürlüğünün kurulmasını önemli bir gelişme olarak değerlendiren Kavaf, şiddete uğrayan kadınlar için konukevleri ve ilk kabul merkezlerinin yanı sıra ALO 183 Acil Yardım Hattının oluşturulduğunu da hatırlattı.

Hattın bilinirliğinin artması ile aramaların çoğaldığını anlatan Kavaf, geçen sene Mart ayında söz konusu hattı 7 bin 686 kişinin aradığını, bu sene Mart ayında ise bu rakamın 4 kat artarak 29 bin 307 kişiye ulaştığını kaydetti. Bakan Kavaf'ın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı devam etti.