Kamu hastaneleri batma noktasında

Sayıştay raporu, AKP’nin sağlıkta dönüşüm programı ile Kamu Hastane Birlikleri adı altında işletmeye dönüştürdüğü Sağlık Bakanlığı hastanelerinin finansal olarak sürdürülebilirliklerinin olmadığını ortaya çıkardı.

17 Kasım 2016 Perşembe, 06:53
Abone Ol google-news

Sağlık Bakanlığı’nın döner sermaye ile döndürdüğü ve özel sağlık sektörü ile rekabete açtığını iddia ettiği kamu hastanelerinin “esasen ortada döndürülen bir sermaye olmadığı, mali gücünün yetersizliği, çok ciddi bir borç yükü altında olduğu ve kısa vadeli borçlarını karşılayamaz durumda olduğu” Sayıştay raporu ile tespit edildi.

Ödeme gücü yetersiz

T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu’nda Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu için yapılan denetlemede, bu sağlık tesislerinin mali yapısı ile kârlılık ve çalışma durumu hakkında ulaşılan sonuçlar özetle şöyle:

* Sağlık tesislerinin, kısa vadeli nakit akışı durumlarının ve ödenmesi gereken borçlarını ödeme gücünün yetersiz olduğu,

* Çok ciddi bir borç yükü altında olduğu, mali bağımsızlığının düşük olduğu ve öz kaynak yetersizliğinden dolayı ileride borç baskısı ile karşılaşabileceği,

* Borçlar artarken, özkaynakların da önemli ölçüde azalıyor olması ve finansal açıdan risklerle karşı karşıya kalındığı, faaliyet durumu açısından etkin olmadıkları,

* Yaptıkları işlemler sonucunda zarar ettikleri, mali durum ve işletme açısından yıllar itibarıyla daha da kötüye gittiği, döner sermaye olarak faaliyet gösteren sağlık tesisleri için esasen ortada döndürülen bir sermaye olmadığı kanaat ve sonucuna varıldığı bildirildi.

Kamu idaresi onayladı

Kamu idaresi ise cevabında; bulguların doğru olduğunu kabul ederek, Genel Sağlık Sigortası kapsamında sunulan hizmet bedellerinin ve girdi maliyetlerindeki artışa rağmen, geri ödemede esas alınan Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatlarının büyük ölçüde sabit kalmasını başlıca gerekçe olarak gösterdi. Kamu idaresinin diğer gerekçeleri şöyle:

* Ekonomiye yön verenlerce hedeflenen borçlanma tutarları nedeniyle değişken giderlerine yönelik olarak borç vadelerinin uzaması,

* Artan nöbet ücretlerini döner sermaye kaynaklarından karşılamakta zorlanması,

* Göç krizi nedeniyle milyonlarca geçici koruma altına alınanlara hizmet verilmeye başlanması, gelirin azalmasıyla borç ödeme gücünün yetersiz olabileceği ifade edildi.