Karantinada ilişkinizin hayatta kalmasını nasıl sağlarsınız?

Evde uzun süre geçirmeye dayanmakta zorlanıyor musunuz? Uzmanlar, çocuklarınız ve partnerlerinizle iyi ilişkileri sürdürmenize yardım edecek ipuçlarını paylaştı.

29 Eylül 2020 Salı, 14:54
Abone Ol google-news

Koronavirüs salgını nedeniyle uygulanan karantinayla birlikte aileler ve partnerler evde uzunca bir süreyi birlikte geçirmek zorunda.

Evde, eğlendirilmesi gereken çocuklarıyla bütün bir aile, ikisi de evden çalışan bir çift ya da birlikte yaşamayı zor bulan ev arkadaşları da yaşasa, önlemlerin ne kadar sürebileceği henüz bilinmiyor.

Bununla birlikte boşanma avukatları, gönüllü karantina nedeniyle ayrılmalarda artış yaşanacağını tahmin ediyor.

İlişki danışmanlığı kurumu Relate'in Genel Başkanı Aidan Jones şunları söyledi:

"İlişkilerimiz, eşi benzeri görülmemiş günlerden geçerken büyük önem taşıyacak, ancak gönüllü tecrit, sosyal mesafe ve mali sorunlara ilişkin endişeler, ilişkiler üzerindeki baskıyı artırabilir."

Öyleyse, gerginlik yaşanmamasını ve yaşanırsa da hızlıca çözülmesini nasıl sağlayabilirsiniz?

PARTNERİNİZLE

Diğer kişinin nasıl hissettiğine dair varsayımlarda bulunmayın

Koronavirüs sadece toplum için değil, ilişkiniz için de eşi benzeri görülmedik bir olay. Daha önce sınav günlerinden geçmiş olsanız da bu, muhtemelen yeni bir deneyim. İlişki terapisti Aoife Drury, anahtar noktanın diğer kişinin yaşananlar hakkında sizle aynı şekilde hissedeceğini varsaymamak olduğunu belirterek şunları söylüyor:

"Çoğu zaman başkalarının da bizle aynı duygu ve düşünceleri paylaştığını sanarız. Varsayımlar, yersiz beklentiler yaratarak dargınlıklara sebep olur. Varsayımların karşıtı, açık ve net diyalog kurmaktır, bu yüzden zihin okumaktan kaçının. Daha önce hiçbirimiz böyle bir şey yaşamadık, bu sebeple hepimiz farklı şekilde başa çıkacağız ve bu sorun değil."

İletişimi devam ettirin

Tüm bunlar yaşanırken ve gerilim yükselmeye devam ederken, özellikle korkmuş ya da üzgün hissediyorsanız, net bir diyalog sürdürmek zor olabilir.

Ancak Drury, iletişimin ilişkiyi ayakta tutmanın anahtarı olduğunu söylüyor:

"Artan kaygı sebebiyle öfke veya hayal kırıklığı gibi olumsuz, güçlü duygusal tepkiler doğabilir. Bu duyguları hissettiğinizde yanıtlarınıza dikkat etmeye çalışın. Kaygıyla ve vereceğiniz tepkiyle mücadele ediyorsanız, yapabileceğiniz en iyi şey iletişim kurmaktır. Kendinize zaman tanıyın ya da sevdiklerinize zorlandığınızı ve alışılmadık tepkiler verebileceğinizi söyleyin. Elbette bu, acımasız olmayı haklı çıkarmaz ancak pişman olabileceğiniz ve stresinizi artırabilecek tepkiler verme olasılığını azaltmaya yardımcı olur."

İlişki psikoterapisti Kate Moyle ise "İletişim anahtardır. Birbirinize karşı olabildiğince açık olun. Sinirli veya stresliyseniz, nasıl hissettiğinizi anlatacak 'ben' cümleleri kurmaya çalışın. 'Ben şöyle hissediyorum' demek, 'Sen öyle yapınca ben de öyle' ya da 'Beni şu şekilde hissettiriyorsun' demekten çok daha farklı. Stresli olduğumuzda karşıdaki suçlama yarışmasına girişmek fazlasıyla kolay ve bu kimseye yardım etmeyecektir" diyor.

Bu koşulların ilişkinizi test edeceğini kabul edin

Relate'den Aidan Jones, kendinize biraz zaman tanımanız gerektiğini, herkes için sıradışı olan bir zamandan geçtiğimizi söylüyor:

"Bunu dünyadaki en iyi niyetle anlamanız gerekli, bu koşullarda tartışmaların yaşanması epey olası. Önemli olan, bu tartışmalarla nasıl başa çıkacağınız. Tartışma ya da atışma eğiliminiz varsa, bunun virüs hakkında düşündüklerinizden kaynaklanabileceğini kabul edin. Siz durum hakkında mümkün olduğunca çok şey bilmek isterken, partneriniz her günü olduğu gibi yaşamayı tercih edebilir. Stresli durumlarla başa çıkmanın birçok farklı yolu olduğunu ve sizinkinin tek yol olmadığını unutmayın."

Büyük tartışmaları bekletmeye çalışın

Jones, devam eden bu durum süresince gerginlik beklentileri normal olsa da yaşananları, süregelen ilişki sorunlarınızın tümünü dışa vuracak bir şans olarak kullanmamanız, bazı şeylerin bekletilmesi gerektiğini söyledi.

Jones, şu ifadeleri kullanıyor:

 "Şu anki durumla uğraşırken, özellikle biriniz hasta olduğunu veya belirtileri gösterdiğini düşünüyorsa, büyük ve zor tartışmaların bekletilmesi gerekebilir.

Yaşlı ebeveynleriniz veya sağlık sorunları olan aile bireyleriniz olabilir ve bu kişiler için ayrıca endişelenebilirsiniz. Partnerinizin şu sıralar bu kişilere öncelik vermesi gerekiyorsa, bunu anlamaya çalışın. Vereceğiniz savaşı iyi seçin ve bu günlerde değip değmeyeceğini tartın."

Sürekli çalışmadığınızdan emin olun

Partnerinizle birlikte evden çalışmanın ve ilişkinizi yönetmenin üstesinden gelmekte zorlanıyorsanız, şu andan itibaren daha net ayrılan bir "ev hayatı" ve "iş hayatı" kurmaya çalışın. Moyle, başlangıçta iki yaşamı ayırmanın zor olabileceğini ve bunun zararlı etkileri olabileceğini aktarıyor: 

"Evde çalışsanız bile, yine de yönetilmesi gereken bir ev ve hayat olacak, bunun için zaman ayarlayın. Ev çöplüğe dönmüş veya temizliğe ihtiyacı varmış gibi hissettirebilir, ancak bunu 'çalışma saatleri' dışında yapmanızı sağlayacak idari bir karar alın. Kapasitemizi farklı şekillerde sınırladığı için birçoğumuz, evden çalışmakta zorlanacağız, bu yüzden iş stresine bir de ev stresini eklememeye çalışın."

Çift danışmanlığı yapan Murray Blacket önerisi ise şöyle: "Evden çalışıyorsanız, bir rutin oluşturmaya çalışın. Bütün gün pijamalarınızla çalışmayın. Çay, kahve, yemek için molalar verdiğinizden emin olun. Eğer bahçeniz varsa, oksijen molası için dışarı çıkın. Hiç ara vermeden çalışmayın." 

Moyle ayrıca ortak bir ilgi alanı veya yeni bir Netflix dizisi gibi ortak etkinlik bulmanızı öneriyor, böylece ev işleri haricinde paylaşacak bir şeyleriniz olacak.

TÜM AİLE İÇİN

Rutin oluşturun

Tüm günü 4 duvar arasında geçirirken rutin oluşturmak zor olabilir, ancak uzun vadeli başarı için bu çok önemli. Drury "Beyin, düzeni sever ve rastgelelikten nefret eder, bu sebeple ona yatıştıracağı bir düzen vermelisiniz" diyor.

Moyle da bunu onaylıyor:

"Kendi rutininizi yaratın. Özellikle çocuklar rutinlerle ilerleme kaydeder, ancak yetişkinler için de bu yararlıdır. Eğer evden çalışan birden fazla kişi mevcutsa, bu özellikle zor olabilir. O yüzden birlikte ve ayrı ayrı harcanacak zamanlar belirlemeye çalışın. Örneğin saat 11'de hep beraber oturup kahve için."

Aile hedeflerini ve beklentilerini belirleyin 

Çift terapisti Dr. Kalanit Ben-Ari, artık uzun bir süre evde kalacağımızı bildiğimizi, ailenizle, özellikle de çocuklarınızla oturup bunun nasıl işleyeceğini konuşmanızı söylüyor.

Örneğin, çocukların belirli saatte ödev yapmaları ya da çamaşırlara ve bulaşıklara yardımcı olmaları beklenebilir:

"Siz de partneriniz de artık evden çalışıyorsanız, bunun aranızda bahsi geçmeyen sözleşmeyi değiştirdiğini unutmayın. Beklentiler ve belirli sorumlulukları değiştirmenin gerekliliği hakkında konuşun."

Dr. Ben-Ari, bunun bir aile projesi bulmak için de iyi bir fırsat olduğunu düşünüyor:

"Herkesi meşgul etmenin ve yıllardır yapmak istediğiniz ama zamanınızın olmadığını düşündüğünüz şeyler için harika bir yol. Fotoğraf albümlerindeki tüm eski aile fotoğraflarınızı düzenleyin, geçmiş günleri anmak, bağlanmak ve zaman geçirmek için mükemmel bir etkinlik."

Evde alanlar belirleyin 

Psikoterapist Lucy Beresford, tek yatak odalı bir dairede yaşasanız bile, "çalışmak", "dinlenmek", "özel hayat" ve "etkileşim" için farklı alanlar tanımlamaya çalışmanız gerektiğini söylüyor:

"Eğer yalnız yaşamıyorsanız, hemen oturun ve alanlarla ilgili kurallar hazırlayın, böylece partneriniz, ev arkadaşınız ya da çocuğunuz nerede ne olduğunu bilebilir. Mutfak lavabosuna tuvaletinizi yapmazsınız, aynı şekilde herkesin 'kanepenin sakinleşmek için olduğunu', iş için kullanılmayacağını bilmesi gerekir."

Moyle, farklı alanlara etkinlik köşeleri hazırlamayı öneriyor:

"Farklı şeyler yapıyor gibi hissetmenize yardımcı olabilir. Kitap veya okuma köşeniz, sanat köşeniz, inşa blokları oyunu köşeniz olsun."

Blacket bu alanları oluştururken bir de "mola alanı" yaratmanın iyi bir fikir olacağını söylüyor. Bu sadece çocuklar için de değil.

"Birbirimize bağlı halde sıkışıp kaldığımızda, bir süreliğine kendiniz olabilme şansı önemli" diyor.

Bu alanda kısa bir mola verin ve ister günlük yazmak ister hızlıca bir TV programı izlemek olsun, kendiniz için yapmak istediğiniz şeyi yapın.

Çocukların koronavirüsle ilgili sorularını cevaplamaktan kaçınmayın

Birçok ebeveyn, özellikle de eve kapanıp kalmanın temel nedeni olduğu için, muhtemelen koronavirüs hakkında daha fazla konuşmak istemiyor. Ancak çocukların yerinde soruları varsa ve bunlara cevap vermeyi reddederseniz, bu daha fazla gerginliğe sebep olabilir.

Drury şöyle diyor: "Çocuklar zekidir ve birçok soruları olacaktır. Soru sormalarına izin vermemek sadece kafa karışıklığı, üzüntü ve endişe yaratır. Neler olduğunu onlarla gerçeklere dayanarak anlatmak, bunu hafifletebilir. İşaretleri çocuğunuzdan alın ve hazırlanın, ancak soruları teşvik etmeyin."

Birbirinize nezaket gösterin 

Gönüllü tecrit esnasında evinizi kimle paylaştığınıza bakılmaksızın, her ilişki nezaketle geliştirilebilir.

Beresford şöyle diyor:

"Herkesin biraz gergin hissedeceğini unutmayın. Okula gitmediği için keyifli olan çocuklar bile, yaşananlarda olumsuz bir arka planın varlığını hissedecektir. Minnetinizi uygulamaya geçirin ve günlük olarak etrafınızdakilere teşekkür edin. Yaşadığınız şeyler karşısında her gün kendinizi tebrik edin ve neşenizdeki cömertliği birlikte yaşadığınız kişilere aktarın. Kendinizi, birilerini tersleyecek veya fırçalayacak gibi hissediyorsanız, '5 saniye nefes alma' tekniğini deneyin: 5 saniye nefes alın, 5 saniye içinizde tutun, 5 saniye nefesi verin."

Kaynak: Independent Türkçe