Kıyamet senaryosu 2030’da

Dünya Doğayı Koruma Vakfı hazırladığı raporda, 2030 yılında insanoğluna tek yerkürenin yetmeyeceği belirtti.

28 Ekim 2016 Cuma, 10:54
Abone Ol google-news


Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) insanlığın aşırı müsrif yaşama alışkanlığıyla bütün doğayı tehdit ettiğini belirtti. Deutsche Welle Türkçe’de yer alan habere göre; Vakfın ‘2016-Yaşayan Gezegen' raporunda her yıl yerkürenin barındırdığının 1,6 katı doğal kaynak tüketildiği ve doğanın yağmalanması yüzünden 1970 – 2012 yılları arasında 14 bin omurgalı canlı türünün yüzde 60 oranında azaldığı belirtiliyor.

EN ÇOK TATLI SU CANLILARI TEHLİKEDE

Rapora göre en çok tatlı sularda yaşayan hayvanların nesli tehlikede. Tatlı su canlılarının sayısı aynı süre zarfında yüzde 80 oranında azalmış. Canlı türlerinin azalmasında öncelikle doğal ortamın hammadde ihtiyacı sürekli artan insan tarafından tahrip edilmesi rol oynuyor. Son 25 yılda ormanların azalma hızının düşmüş olmasına rağmen bu süre zarfında 239 milyon hektar genişliğindeki ormanlık alan yok olmuş. Ormanların azalmasında iklim değişikliği ve çevre kirliliği de etkili oluyor.

TARIMCILIK NEDENİYLE CANLI TÜRLERİ KAYBEDİLDİ

Denizlerdeki kirlilik yüzünden mercan kayalıklarının tehlikede olduğu belirtilen Dünya Doğayı Koruma Vakfı raporunda Almanya'daki canlı türlerinin de hızla azaldığına dikkat çekiliyor. Almanya'daki 32 bin hayvan, bitki ve mantar türünün yüzde 30'u tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Canlı türlerinin yüzde 5,6'sı ise yoğun tarımcılık nedeniyle tamamen kaybedilmiş.

TEK DÜNYA YETMEYECEK

Vakıf bu şekilde yaşamaya devam edildiği takdirde gıda, su ve enerji ihtiyacını karşılayabilmek için insanlığın 2030 yılında iki yer küreye ihtiyacı olacağını hesapladı. Hesaplamalara insanın doğayı ekolojik sistemi ne kadar sömürdüğünü gösteren ‘ekolojik ayak izi' esas alınıyor. Hesaplamalar sonunda ortaya çıkan ‘küresel hektar' ne kadar küçük çıkarsa doğa o kadar az yıpratılmış sayılıyor.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı Almanya şubesinden Christoph Heinrich insanlığın yeryüzünü hayati tehlikeye sürüklediğini ve bunu durdurabilmek için refah ve başarı tanımlamasının insanın, toplumun ve çevrenin sağlığını da kapsayacak şekilde değiştirilmesi gerektiğini söyledi.