Kocaman: Bu bir oyun ve biz piyonlarız

Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, Federasyon'un men kararını değerlendirdi. 'Uygulanmak istenen süründürmedir' diyen Kocaman, 'Fenerbahçe üzerinde plan yapıldığını ve bunun adım adım uygulandığını' söyledi.

26 Ağustos 2011 Cuma, 13:19
Abone Ol google-news

Aykut Kocaman, Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri'nde, Alex'ten sonra gelen takım kaptanları Emre Belözoğlu ve Volkan Demirel ile birlikte gelişmeleri değerlendirmek üzere basın toplantısı düzenledi.

Federasyonun men kararına ilişkin konuşan Kocaman, ''Son derece saçma bir karar. Ali Koç'un da dün belirttiği gibi, Futbol Federasyonu'nun aynı şekilde gereğini yapmasını çok rica ediyoruz, istiyoruz. Şampiyonlar Ligi'nde yoksak niye Süper Lig'deyiz? Süper Lig'de devam edeceksek niye Şampiyonlar Ligi'nde değiliz? Federasyon bu ikisinden birinin gereğini yapmalı. Bunu ivedi bir şekilde de bize bildirmeli, yolumuzu belirlemeliyiz. Eğer hala bu konuda bir yaptırım uygulanmayacaksa, açıkçası 'süründürme' olduğu görünüyor'' ifadelerini kullandı.

Kocaman, bir soru üzerine, şampiyonluğu sahada verdikleri mücadeleyle kazandıklarını kaydederek, ''Biz sahada gerçekten iyi oynayıp, kupayı hak ettik. Masa başında Şampiyonlar Ligi hakkımızın alınması onur kırıcıdır. Futbol Federasyonu'nun bunu nasıl algıladığı işin başka boyutu. Takımım bütün rakiplerimizi iyi futbol oynayarak, doğru işler yaparak yenmeyi başardı'' diye konuştu.

Oluşan durumdan yararlanmaya çalışan kulüpler olduğunu savunan Kocaman, ''Durumdan yararlanmaya çalışan kulüpler olduğu bir gerçek. Bu kulüplerin zaten çok net bir şekilde yazışmaları da var. Çok net bir şekilde Fenerbahçe'nin gücünün tırpanlanmasından hoşnut olunduğu bir gerçek. Bu fırsatı kullanmaya çalıştıkları çok net. Federasyondaki bağlantılarıyla bir şekilde net. Maalesef futbolun içinden gelen insanlar futbolu yönetemiyor. Bir basketbolcu geliyor ve futbolu yönetebiliyor. Bazen kulüplerin bazı uzantılarının bu tip kararların böyle küçük resimlerinde rol oynadığını şahsım adına düşünüyorum'' ifadelerini kullandı.

Daha önce yaptığı açıklamalar hatırlatılarak, ''Görevinizin başında mısınız?'' şeklinde yöneltilen soruya ise Kocaman, ''Bir karar verme durumu söz konusuydu. Kararımı açıkçası bu olay gerçekleştikten sonra vermiştim ama akıl ve mantıkla alınan kararlardan ziyade şu dönem duyguların önüne çıktığı bir dönem. Belki piyon olarak göründüğümüz bu savaşın içinde yer alabildiğim kadar Fenerbahçe ve oyuncularla beraber yer almaya çalışmak istiyorum'' ifadelerini kullandı.


''Süründürme'' uygulaması

Kocaman, ''Döneme uygun küçük bir tanım yapmakta fayda var. Hem takımımıza hem de kulübümüze açıkçası şu anda yapılmak istenen, uygulanmak istenen ana unsurlardan birisi 'süründürme' gibi görünüyor'' dedikten sonra taraftarlardan bu süreçte, Fenerbahçe Taraftar Kart alarak kulübe destek olmalarını istedi.

UEFA Şampiyonlar Ligi kararını Türkiye Futbol Federasyonunun aldığını düşündüğünü kaydeden Kocaman, şu ifadeleri kullandı:

''UEFA bence yan unsur, hikaye. Fenerbahçe'yi, futbolcuların son derece hak ettiği ve olmak için hayal ettikleri platformdan mahrum bıraktılar. A'dan Z'ye hak ettikleri şeydi. Son derece saçma bir karar. Ali Koç'un da dün belirttiği gibi, Futbol Federasyonunun aynı şekilde gereğini yapmasını çok rica ediyoruz, istiyoruz. Şampiyonlar Ligi'nde yoksak, niye Süper Lig'deyiz? Süper Lig'de devam edeceksek niye Şampiyonlar Ligi'nde değiliz? Federasyon bu ikisinden birinin gereğini yapmalı. Bunu ivedi bir şekilde de bize bildirmeli, yolumuzu belirlemeliyiz. Eğer hala bu konuda bir yaptırım uygulanmayacaksa, açıkçası süründürme olduğu görünüyor. Bu oyunun içindeki, ben şahsım adına söylüyorum, bir piyon gibi görünüyoruz. Hepimiz oyuncular, ben ya da Fenerbahçe'de bütün herkes bir piyon gibi görünüyoruz. Bunu nereye kadar götüreceğimiz konusunda pek fazla bilgi sahibi değiliz. Söyleyebileceğim tek şey, acı çektiğimdir. Sanki her şey dalga geçer gibi, alay eder gibi bir süreç devam ediyor. Umarım artık bir şekilde sonuçlandırılır ve bu süründürme dönemi sona erer.''

Beşiktaş Kulübünün Türkiye Kupası'nı iade isteğine UEFA'nın sempatiyle baktığı söylemleriyle ilgili soruya ise Kocaman, ''Sadece TFF başkanının söylemine yanıt değil ama baştan aşağıya saçma bir düşünce. İlk günden beri şaka gibi bir olay olarak görüyorum. Biz sahada gerçekten iyi oynayıp kupayı hak ettik. Masa başında Şampiyonlar Ligi hakkımızın alınması onur kırıcıdır. TFF'in bunu nasıl algıladığı işin başka boyutu. Takımım bütün rakiplerimizi iyi futbol oynayarak doğru işler yaparak yenmeyi başardı. Sahada kazandıklarımızın masa başında elimizden alınma gayreti acı verici'' diye konuştu.


''Fenerbahçe üzerine bir plan var"

Aykut Kocaman, Fenerbahçe üzerinde plan yapıldığını ve bunun adım adım uygulandığını savundu.

Federasyonun kendilerini Avrupa'ya göndermediyse elinde mutlaka bir şeyler olacağını, eğer varsa bunu devreye sokması ve uygulaması gerektiğini anlatan Kocaman, ''Fenerbahçe ailesini oluşturan unsurların pek çoğu bunu istiyor. Ortada net bir şekilde uzun zamandan beri Fenerbahçe üzerine bir plan var. Bu plan adım adım uygulanıyor. Dün ve bugün bu planın artık sonlanmasını istediğimizi beyan ediyoruz. Süründürmenin bir şekilde bitmesini istiyoruz. Şampiyonlar Ligi olayının da son ana bırakılması bile bence planlı. Bu bir oyun ve biz piyonlarız. Fazla bir şey yapma şansına sahip görünmüyoruz, bu oyunun bir şekilde sonlanmasını rica ediyor, istiyoruz'' şeklinde konuştu.
 

"Bir basketbolcu geliyor ve futbolu yönetebiliyor''

Bir soru üzerine, durumdan yararlanmaya çalışan kulüplerin olduğunu ileri süren Kocaman, ''Futbolun içinden gelen insanları futbolu yönetemediğini'' savundu.
Kocaman'ın ifadeleri şöyle:

''Durumdan yararlanmaya çalışan kulüpler olduğu bir gerçek. Bu kulüplerin zaten çok net bir şekilde yazışmaları da var. Çok net bir şekilde Fenerbahçe'nin gücünün tırpanlanmasından hoşnut olunduğu bir gerçek. Bu fırsatı kullanmaya çalıştıkları çok net. Federasyondaki bağlantılarıyla bir şekilde net. Maalesef futbolun içinden gelen insanlar futbolu yönetemiyor. Bir basketbolcu geliyor ve futbolu yönetebiliyor.''

1995-1996 sezonunda Fenerbahçe forması altındayken Trabzonsporlu futbolcular hakkında yaptığı açıklamalar hatırlatılarak, bugün o cepheden yapılan açıklamaları yeterli görüp görmediği sorulan Kocaman, ''Her insanın kendine ait doğasından kaynaklanan düşünce yapısı var. Trabzonspor Başkanı'nın bugüne kadarki demeçlerini izlediğim zaman çok fazla samimi gelmiyor, doğrusu bu'' yanıtını verdi.
 

''Ne öldürüyorlar, ne güldürüyorlar"

Fenerbahçe için isteneni ''Ne öldürüyorlar, ne güldürüyorlar'' şeklinde özetleyen teknik direktör Kocaman, şöyle devam etti:

''3-4 ay sonra ne olacağı da belli değil. Ortama bakıldığı zaman tamamen Fenerbahçe'nin üzerine kurulmuş bir organizasyon olarak görünüyor. Sadri Şener'in yurt dışı çıkış yasağı hemen kaldırıldı. Gidişat şunu gösteriyor ki, bu oyuncuların, yönetimin, taraftarın gücüyle ayakta kaldığımız sürede 3-4 ay sonra küme düşme verilecektir. Gidişat net. Bütün fotoğrafta bu olacaklar haftalar evvelden söyleniyordu.''

''Biz yüzsüz, yüzü kızarmayan insanlar değiliz. Allah esirgesin'' diyen Kocaman, Fenerbahçe için ortaya atılan iddialar gerçek olmadığı için mücadelelerini sürdürdüklerini anlatarak, özetle şöyle devam etti:

''Futbol sahasından bakıldığı zaman bir somut örnek ver derseniz, bir somut örnek vardı. Fenerbahçe- Karabükspor maçında kalecinin bizim sahamızda gol araması. Bunun futbolda dili tektir. Kardemir Karabükspor 1-1 yapsa hiçbir anlamı yok. Küme düşmüyor, şampiyon olmuyor. 90 3'de kalecinin ne işi var. Somut örnek budur işte. Onun dışında çok net eminim ben bundan. Söylediklerimden sonuna kadar eminim. Başka bir hikayenin içindeki piyon olarak çırpınıp duruyoruz. Sahada kanırta kanırta bütün çabamızla elde ettiğimiz şampiyonluk alındı önce. Kademe kademe gidecek.''

Kocaman, daha önce suçlu bulundukları takdirde, tepki amaçlı olarak istifa edeceği söylemi hatırlatılarak, yöneltilen bugünkü durumun ne olduğu sorusuna ise ''Bir karar verme durumu söz konusuydu. Kararımı açıkçası bu olay gerçekleştikten sonra vermiştim ama akıl ve mantıkla alınan kararlardan ziyade şu dönem duyguların önüne çıktığı dönem. Belki piyon olarak göründüğümüz bu savaşın içinde yer alabildiğim kadar Fenerbahçe ve oyuncularla beraber yer almaya çalışmak istiyorum'' yanıtını verdi.

Lugano'nun yurt dışına transferi için görüşmelere başlanmasıyla ilgili olarak da Kocaman, ''Beklenen gelişme. Normal şartlarda hiçbir oyuncumuzun ayrılmasını istemiyoruz ama gördüğümüz tablo, oyuncularda istemiyor ama bir taraftan da kulübün yaşaması gerekiyor. Lugano transferi gerçekleşirse bu yüzden gerçekleşecek'' şeklinde değerlendirdi.

Kocaman, sözlerini şöyle noktaladı:

''Bu süreç öyle veya böyle sona ermeli. Hem Fenerbahçe, hem Türk futbolu, herkes kaybediyor. Ha, kayıplar kimin omurunda, bilmiyoruz ama... İlk defa fiili bir karar verildi, Şampiyonlar Ligi'ne gitmeyeceği takıma söylendi. Bu kararın arkasının gelmesi gerektiğini söylüyoruz. Artık bizleri süründürmemesi gerektiğini, federasyonun acilen karar vermesi gerektiğini söylüyoruz.''

Bu arada, takım kaptanı Alex'in, toplantının başlama saatinin 13.00'den 14.00'e alınması nedeniyle, özel işi olduğu için toplantıya katılmadığı bildirildi.


 Fenerbahçe'den bir açıklama daha

Fenerbahçe Kulübü, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) kendilerini UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılmaktan men etme kararına gerekçe gösterdiği UEFA'nın mektubunun, TFF'nin bu önemli sürece yönetmekte yetersiz kaldığını gösterdiğini savundu.

Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklamada, mektubun, kamuoyunu yönlendirmek ve hukuksuz kararlarına destek bulabilmek adına TFF tarafından basına verildiği iddia edilerek, ''Mektup, aslında, TFF'nin kararının ne denli büyük hatalar içerdiğini ve TFF yönetiminin yaptığı açıklamaların bir kez daha ne kadar çelişkili ve yanlış olduğunu ortaya koymaktadır'' denildi.

Açıklamada, UEFA mektubunun ilk paragrafında, TFF ile daha önce yapılan yazışmalara atıfta bulunulduğu, davanın Fenerbahçe ile ilgili olduğunun belirtildiği vurgulanarak, şu ifadelere yer verildi:
''Buradan, TFF'nin, Fenerbahçe Spor Kulübü dışında soruşturma kapsamında adı geçen hiçbir kulüp ile ilgili UEFA'ya bilgi vermediği anlaşılmaktadır. Bu noktada TFF, mektupta da bahsi geçen UEFA'yla yapılan daha önceki yazışmaları da kamuoyuyla paylaşmak durumundadır. İkinci paragrafta, UEFA'nın daha iddianamesi dahi hazırlanmamış dava ile ilgili tutukluluk haline dikkat çekilmek suretiyle, önemli kanıtlar olduğu öne sürülmekte ancak bu 'ciddi kanıtların' sadece basında çıkan haberler olduğu anlaşılmaktadır.
Mektupta dikkat çeken bir başka nokta ise UEFA'nın, 'sıfır tolerans' prensibi çerçevesinde adı şike iddialarına karışmış kulüplerin, UEFA bayrağı altında düzenlenen organizasyonlara katılmasını kabul edemeyeceğini belirtmesidir. Bu durum, soruşturmada adı geçen diğer kulüplerin de benzer şekilde UEFA organizasyonlarına katılamaması ve UEFA tarafından istenmeyeceklerini ortaya koymaktadır. Ancak gelinen noktada soruşturmada adı geçen diğer kulüpler UEFA organizasyonlarında yollarına devam etmektedirler. Bu durum kulüplerin tamamına eşit mesafede durması gereken TFF'nin, UEFA ile şike soruşturmasının sadece Fenerbahçe Spor Kulübü özelinde olduğu yönünde bilgi paylaşımında bulunduğu algısını yaratmaktadır.
Bu noktada, UEFA elinde yeterli delil olmaması ve kesinleşmiş hiçbir mahkeme kararı bulunmaması nedeniyle kendisinin bir karar vermesinin imkansız olduğunun farkındadır. Bu sebeple UEFA, TFF'ye bu hukuksuz uygulamayı kendisinin yapması yönünde baskı uygulayarak sonuç almıştır.
Sonuç olarak TFF'nin basın yoluyla kamuoyuna ulaştırdığı UEFA mektubu, bir kez daha TFF'nin bu önemli süreci yönetmekte yetersiz kaldığını göstermektedir.''