Kurye bu sefer video oyunu getirdi

Dijital sanatların Türkiye'deki en önemli takipçisi olan Kurye Video Festivali, 14 Eylül'de başlayacak Space Invaders etkinliğinde bu kez video oyunlarının sanatsal yanını mercek altına alıyor.

05 Eylül 2011 Pazartesi, 11:58
Abone Ol google-news

Video oyunları dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de hem bilgisayar hem de konsol platformlarında önemli sayıda kullanıcısı olan bir sektör. Öte yandan oyun üreticisi kurumlar dışında kalanlar işin sektörel ve sanatsal kısmına fazlasıyla yabancı. Kurye Video Festivali Space Invaders Etkinliği 14 Eylül’den itibaren Yapı Endüstri Merkezi’nde yapacağı bir dizi etkinlikle video oyunlarının tasarımcılarını, profesyonel oyuncularını ve sektör çalışanlarını bir araya getirecek. Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan festivalin ayrıntılarını organizasyon yöneticileri Ceren ve Irmak Arkman’la konuştuk.

- Video oyunları ülkemizde geniş bir kullanıcı kitlesine sahip. Kurye Video Festivali Space Invaders etkinliği bu alanda nasıl bir rol üstlenecek?

Ceren Arkman: Video oyunları dünyada büyük bir sektör. Şu an ekonomik açıdan sinemanın bile önünde. Türkiye’deyse oyuncu sayısı fazla olmakla birlikte, hem sektörel hem ekonomik anlamda yeteri kadar ciddiye alınmıyor sanırım. Mesela video oyunları federasyonu daha geçen ay kuruldu.

Irmak Arkman: Festivale destekçi ararken gördük ki video oyunlarına parasal ya da teknolojik anlamda yatırım yapanlar da henüz bu konuyu sadece pazarlanabilir bir meta olarak görmekle yetiniyor. Normalde sektörden markaların bize gelip “böyle festivaller yurtdışında yapılmaya başlandı, siz de bir sanat organizasyonu olarak bu konuya eğilmeyi düşünmez misiniz” diye teklif getirmeleri gerekir. Oysa burada, üzerinde bir sene çalışılmış, inceden inceye düşünülmüş, her şeyi hazır bir festivalle gittiğinizde bile destek göremiyorsunuz. Bu nedenle festivale 15 gün kala bizim hâlâ Hollanda Konsolosluğu dışında hiçbir destekçimiz yok ve festivalin çeşitli parçalarını, hatta belki de tamamını iptal etmemek için savaş veriyoruz.

C. Arkman: Bu etkinliği doğrudan sektöre bir fayda sağlamak amacıyla yapmıyoruz açıkçası. Kurye Festivali olarak ilk günden beri “video sanatı” olarak bilinen alanı genişletmek için çaba sarf ediyoruz. Son zamanlarda büyük sanat kurumları video oyunlarına ciddi anlamda ilgi göstermeye başladı. Biz de Nimk Amsterdam ve FACT Liverpool adlı yeni medya ve dijital sanatlar konusunda önemli iki saygın kurumla çalışıyoruz. Bu iki kurumda daha önce gerçekleştirilmiş Space Invaders sergisinin adını bu seneki festivalimize alt başlık olarak seçmemiz de bu ortaklığın bir yansıması. Sanat dünyasındaki video oyunları ilgisi geçici bir heves gibi görünmüyor. Geçen sene gerçekleşen “Oyunların Sanat Tarihi” adlı kapsamlı bir sempozyum, önümüzdeki şubatta Smithsonian American Art Museum’da açılacak Amerika’nın video oyunlarına adanmış ilk geniş kapsamlı sergisi ve sanat oyunlarına odaklanan Notgames Festival gibi etkinlikler, tüm tartışmalara rağmen video oyunlarının çoktan sanat dünyası içinde yerini sağlamlaştırdığını gösteriyor. Biz de elektronik ve dijital sanatlara odaklanan bir organizasyon olarak bir sanat formu olarak dikkat çekmeye çalıştığımız video oyunlarını böyle bir uluslararası etkinlikle Türk sanat ortamının içine çekmeye karar verdik.

I. Arkman: Ayrıca yaklaşan İstanbul Bienali’ne ek olarak, festival ile aynı anda gerçekleşen ve gerek seminer programımız ile parçası olacağımız, gerekse ortak bir açılış partisine ev sahipliği yapacağımız ISEA etkinliğini de hatırlatmak gerekiyor. Bu etkinlik sayesinde Türkiye’ye özellikle dijital ve elektronik sanatlar konusunda uzman çok sayıda yabancı sanatçı, akademisyen ve profesyonel gelecek ve ISEA ile ortak çalışmamız sayesinde video oyunları sektörü bu çevreyle de bir araya gelme şansını yakalayacak.

- Seminerler aynı zamanda bir sektör buluşması niteliği de taşıyor. Bu açıdan bakarsak sektörün tartışacağı ve öne çıkacak konular neler olacak?

I. Arkman: Sanat ve video oyunları arasındaki ve video oyunları ile gündelik hayat arasındaki ilişki dünyada da en çok tartışılan konular. Bunların burada da ön planda olacağını düşünüyoruz. Bir de seminerler tamamen sektörel ağırlıklı olmayacak. Üç günlük bir programımız var. İlk gün oyun oynamayı ya da oyun sevgisini kariyere dönüştürmüş kişileri ağırlayacak. İkinci günse video oyunlarıyla iş üreten sanatçılar ve sanat oyunu yapımcılarını bir araya getirecek. Dr. Güven Çatak’ın desteğiyle düzenlediğimiz gün ise video oyunları konusunda çalışan genç Türk akademisyen ve araştırmacıları bir araya getirecek.

Vİdeo oyunu sanat mı?

- Festival programı bir hayli yoğun görünüyor. Bu yoğunluk içinde tavsiye edebileceğiniz diğer etkinlikler nelerdir?

I. Arkman: Sıraselviler The Empire Project’te festivalin gösterimleri gerçekleşecek. Bu gösterimler video oyunlarından esinlenen video işlerinin yanı sıra video oyunları dünyasına ilişkin belgeseller de içerecek. Ayrıca gösterimlerin bir bölümü machinima denen ve düşük bütçelerle çalışan genç ve bağımsız yönetmenlere yeni imkânlar sağlayan gerçek zamanlı 3D bilgisayar animasyonlarına adandı. Özellikle bu bölümün sinemayla ilgilenen gençler için de ilgi çekici olacağını düşünüyoruz.

- Yurtdışından pek çok sektör çalışanı ve sanatçı da bu festival kapsamında ülkemizde olacak.

C. Arkman: İşin hem sanatsal hem profesyonel tarafıyla ilgiliyiz. Bu iki tarafı bir araya getirerek video oyunlarının hem sanatla bağlantısı hem de hayatımızdaki yeri hakkında daha fazla şey anlatabileceğimizi ve video oyunlarının sanat olup olmadığı konusunda süregelen tartışmalara küçük de olsa bir katkıda bulunabileceğimizi düşünüyoruz. Video oyunlarına gönderme yapmak ya da video oyunlarını sanatsal bir ifade şekli olarak kullanmak son yıllarda sanat camiasında giderek artan bir yaklaşım. Bunda bilgisayar yazılımcılarının sanatta daha çok yer almaya başlamasının da rolü var. Bu anlamda, Jasper de Beijer, Anita Fontaine ve Julian Oliver gibi video oyunu bazlı işler yapan sanatçılar etkinliğin parçası olacak.

I. Arkman:

Diğer yandan “Video oyunları sanat mıdır” tartışmasının tam ortasında bulunan sanat oyunu (art game) yapımcılarına da yer vereceğiz. Mesela Hollanda’dan Stout Games ve Belçika’dan Tale of Tales ekipleri katılımcılarımız arasında yer alacak ve kendi işlerini nasıl konumlandırdıklarını anlatacak. Ayrıca finansal kaynak bulabilirsek, sanatsal ve sinematografik anlatıma sahip Türkiye’de de çok takipçisi olan bir ticari oyunun yapımcılarını da burada ağırlamak istiyoruz. Ama şu an için onu bir son dakika sürprizi olarak saklamak daha doğru olacak

http://www.kuryevideo.org/