'Maç sonrası polis sevecen davranabilirdi'

Nihat Özdemir, derbi sonrası polisin daha sevecen bir hareket tarzıyla olayların büyümesini önleyebileceğini ancak bunun olmadığını savunurken, Ünal Aysal, kupayı orada alarak daha büyük olayların çıkmasını önlediklerini söyledi.

14 Mayıs 2012 Pazartesi, 20:34
Abone Ol google-news

Spor Toto Süper Final'de şampiyonluğa ulaşan Galatasaray'ın kulüp başkanı Ünal Aysal ile son maçta ezeli rakibiyle berabere kalarak şampiyonluğu kaybeden Fenerbahçe'nin başkanvekili Nihat Özdemir, canlı yayında karşı karşıya geldi.

Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, gazeteci Mehmet Ali Birand'ın sunduğu Kanal D Haber'e, stüdyo konuğu olarak, Fenerbahçe Başkanvekili Nihat Özdemir ise Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan canlı yayınla katıldı.

Nihat Özdemir, yaptığı açıklamada, sarı-lacivertli ekibin son 6 yılda 3. kez son maçta şampiyonluğu kaybettiğini hatırlattı. Statta, maç öncesinde ve maçta hiç bir olumsuzluk yaşanmadığını ifade eden Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Maç bittiği anda, ben ayağa kalktım ilk başta Galatasaray Başkanı sayın Ünal Aysal'ı tebrik ettim. Sonra sayın Valimle tokalaştım ve bizim tarafa geçtim. Bu arada taraftarlarımız, Fenerbahçeli futbolcuları tribünlere çağırdılar her iki takımı da alkışlayarak sonlandırmaya çalıştılar töreni. Maç bittikten sonra Galatasaraylı oyuncuları olsun, Fenerbahçeli oyuncuları olsun, seyircimiz tebrik etmek üzere alkışlamak için hareket ediyorlardı. Bundan 8-10 dakika sonra stadyumun durumu iyi diyerek, soyunma odasına inmek istedim. Futbolcularımıza, teknik heyetimize, 'Üzülmeyin bu futboldur' derken 6-7 dakika içinde tribünlerin çok karıştığını büyük problemler olduğunu ve taraftarın yavaş yavaş sahaya girmek için müdahalede bulunduğunu öğrendim. Tabii televizyondan takip edebiliyorduk. O sırada protokol tribününün sağ ön köşesindeki taraftarlarımızdan bazılarının tepkileri oldu. Buna da polisin karşılık verdi. Sinirler zaten gerilmiş, inanılmaz derecede tansiyon yüksek, kaybedilmiş şampiyonluğun üzüntüsünü yaşarken, taraftarlarla polis arasında şiddetli bir çatışma çıktı.''

Bu olayın stadyumun diğer yerlerine, stadyum dışına sirayet ettiğini, dışarıda da hiç kimsenin tasvip etmediği olayların yaşandığını, Fenerbahçe yönetiminin ise olayları önleme adına elinden geleni yaptığını kaydeden Özdemir, ''Ancak artık ateşin üzerine kıvılcım düşmüştü. Olaylar git gide bir birini tetikleyerek, artarak devam etti. Bunlardan dolayı da tüm yönetim kurulu üyelerimiz büyük üzüntü duymaktayız. Bundan 10 ay sonra aynı sevinci yaşayabilecek duruma yine gelebiliriz. Çarşamba akşamı da çok önemli bir final oynayacağız. Tüm aklımızı, fikrimizi, futbolcumuzu o günkü maça hazırlamaya çalışıyoruz ama çok üzüntülüyüz. Taraftarlarımıza olanlar, yaşanan olaylar, polisin arabalarının yakılması, ters çevrilmesi nedeniyle Fenerbahçe yönetimi olarak çok büyük üzüntü duymaktayız'' diye konuştu.

''Polis daha sevecen hareketlerle olayı söndürebilirdi''

''Biber gazı olayları tetikledi mi?'' şeklindeki soru üzerine Nihat Özdemir, ''Biber gazı kullanılması hoş bir şey değil. Bunların hiç birinin yaşanmamasını isterdim. Maç sonucunun, kaybedilmiş olan şampiyonluğun yaşattığı üzüntüyü hep beraber düşünmemiz gerekirdi. Polis arkadaşlarımız taraftarın yaşadığı tansiyonu, bulunduğu moral durumunu göz önünde bulundurarak daha sevecen hareketlerle olayları söndürebilirlerdi belki ama maalesef bu olmadı. Olan oldu tabii. Tüm arzumuz, bu yaşanan olay, son olay olsun. Çünkü önümüzde çok önemli yıllar var. Bu önemli yıllarda hem Türk futbolu açısından, hem Türk futbolunun Avrupa'daki temsili açısından bizi önemli günler beklemektedir'' ifadelerini kullandı.

 ''Gönüllerin şampiyonuyuz''

Özdemir, Spor Toto Süper Final'de Fenerbahçe'nin Galatasaray'dan 4 puan fazla topladığını ve sarı-kırmızılı ekibin ''yarım puan farkla'' şampiyon olduğunu kayederek, ''Ancak tüm taraftarlar bunu kabul etmeli ki, 2011-12 sezonunun şampiyonu Galatasaray'dır ama biz de gönüllerin şampiyonuyuz. Olmadı mücadelemiz devam edecektir. Biz bu zevki 18 kez yaşamıştık, ezeli rakibimiz 17 kez yaşamıştı. Onlar da bunu 18'e getirdiler. Önümüzdeki yıllarda bu yarışma devam etmeli. Ancak ben bu ortamda, bu yarışmaların devam etmesi taraftarı değilim. Yaşanan olaylardan sonucunda Fenerbahçe olarak biz bir kupa kazansaydık, inanın ben de içime sindiremezdim. Gerçek anlamda bundan çok büyük üzüntü duyardım. Bu derbi netice olarak tüm dünyanın ilgisini çekin bir derbi niteliğindeydi. İyi şartlarda bitmesini arzulardım. Artık buna bir nokta koyalım. Türk futbolunu taraftarlar açısından iyi bir hale getirmek için hepimize önemli görevler düşmektedir. Bu görevleri yapmamız gerektiğine inanıyorum'' diye konuştu.

Ünal Aysal'ın açıklamaları

Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, Galatasaray'ın şampiyonluğunu ilan ettiği maçın ardından yaşanan olayları, hiç kimsenin tasvip etmeyeceğini, Fenerbahçe yönetiminin de bu olayları samimiyetle önlemeye çalıştığını kaydetti. Yaptığı açıklamalarda da Fenerbahçe yönetimini tamamen bu işin dışında tutmaya çalıştığını ifade eden Aysal, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Sahada azınlığı teşkil eden seyirci kitlesinin bu olayı başlattığına ve devam ettirdiğine inanıyorum hala. Katiyetle büyük Fenerbahçe camiasını temsil ettiğine inanmıyorum bu hareketin. Bu hareket önlenebilir miydi? Belki önlenebilirdi. O bütün lig süresi içinde tüm maçlarda taraftarın coşkusu ve takıma katkısı, bazen fiziki bir katkıya dönüşüyor ve sonra maç ters neticelendiğinde, taraftar tatmin olmadığı için kendisi sahaya atlayabiliyor. Biz böyle bir olayı yaşadık evvelsi akşam. İnşallah tekrarı olmaz.''

''Kupayı Şükrü Saracoğlu Stadı'nda almak için neden ısrar ettiniz?'' şeklindeki soru üzerine Aysal, sözlerine şöyle devam etti:

''Her şeye rağmen kupanın orada, sahada alınması, çok daha büyük tansiyonları, çok daha büyük çatışmaları önledi toplumlar ve taraftarlar arasında. Bu kez biz de Galatasaray taraftarını kontrol edemezdik. Bütün sporlar, futbol da başında gelir, kurallarla oynanan oyunlardır. Kuralları ihlal etmeye başlarsak ve yahut burada gevşemeler olursa, kuralsız oyunların neticesi, daima çatışmalara, itişmelere dönüşür. Burada sahada bu kupanın alınması bir gelenektir. Bir spor kuralıdır. Galatasaray'ın ısrarı, kimseyi rahatsız etmek için yapmamış, kendi hakkını talep etmiştir.''

Şampiyonluk kupasını Şükrü Saracoğlu Stadı'nda almaları konusunda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimat verdiğinin belirtilmesi üzerine Aysal, ''Olayın Başbakana kadar gidebileceğini tahmin dahi etmezdim ama en sonunda galiba Rize'deydi, ta oradan müdahale etmek zorunda kaldı. Neticede de kolluk kuvvetleri, Emniyet daha ciddi tedbirler alarak olayı bir yerde durdurdu'' ifadelerini kullandı.

 ''Aynı şeyi Fenerbahçe de yapardı''


''Almasaydınız sabaha kadar orada oturacak mıydınız?'' şeklindeki soru üzerine ise Aysal, ''Bu bizim görevimiz. Aynı şey Fenerbahçe'nin başına gelseydi, yüzde 100 eminim Fenerbahçe de aynı şeyi yapardı. Biz aynı kurallarla yarışıyoruz ve bu yarışmayı da centilmence yapmaya çalışıyoruz. Birbirimize büyük saygımız var özellikle büyük kulüplerin kendi aralarında saygı eksikliği yapmamaları lazım. Onun için ben anlayışla karşılardım. Nitekim başımıza geldi daha evvel, gereğini yaptık. Fenerbahçe daima sahada aldı kupalarını'' diye konuştu.
''Galatasaray ile 'cemaat' arasında bir ilişki var mı? Bu konuda yorumlar yapılıyor'' şeklindeki soruya ise Aysal, ''Böyle bir kanaat nereden oluştu bilmiyorum ama Galatasaray'ın herhangi bir kurulla, kurumla, zümreyle, partiyle, hiç kimseyle ilişkisi yok. Galatasaray bir spor kulübü, bağımsız ve hiç bir yerden destek almayan bir kulüp. Kendi başına, kendi sorunlarını çözmeye çalışan bir kulüp. Zaten durumumuz ortada'' cevabını verdi.

Ünal Aysal'ın yaptığı açıklamalara cevap vermek istediğini belirten Özdemir, Türkiye Futbol Federasyonu'nun şampiyonluk kupasını maçın ardından verme kararı almasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Özdemir, şunları söyledi:

''Salı günüydü. Ben, Ali Koç ve Cihan Kamer'le, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanımız Yıldırım Demirören'i, Fenerbahçe'nin Federasyon'dan alacaklarını tahsili için ziyarete gittik. O sırada (TFF 1. Başkan Vekili) Ufuk Özerten'in odasının önünden geçerken, Ufuk bey bizi gördü ve bize 'Biz bu kupayı maç günü Şükrü Saracoğlu Stadı'nda vermek istemiyoruz. Siz şampiyon olun ya da Galatasaray şampiyon olsun, bu maçı cumartesi gününe koymamızın nedeni de budur, kupayı 1 gün sonra verelim' dedi. Kupayı siz kazanırsanız Şükrü Saracoğlu Stadı'nda, Galatasaray şampiyon olursa Türk Telekom Arena'da verelim ve herkes taraftarının önünde kupasını alsın ve eğlenmeye başlasın. Ben, 'Bu fikir iyi görünüyor ama bugün yönetim kurulu toplantımız var, bu konuyu oraya götürelim ve size cevabımızı verelim' dedim. Öğleden sonra hem Ünal Aysal beyle, hem de ikinci başkan Ali Dürüst ile görüştüm. Telefonla yaptığımız görüşmede, her ikisi de kupa töreninin yapılmasına lüzum olmadığını, 1 gün sonra herkes taraftarının önünde kupayı alsın gibi açıklamalarda bulundular. Akşam yönetim kurulu toplantısından sonra ertesi gün Ufuk Özerten'i arayarak, biz Fenerbahçe Kulübü yönetim kurulu olarak, kupa töreninin, kazansak da kaybetsek de, aynı gün maçtan sonra değil, kim kazanırsa o kulübün taraftarının önünde, görkemli törenlerle alınmasını istediğimizi ifade ettik.''

''Biz kimin sözüne inanacağız?''

Talepleri yönünde karar alınmışken Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal'ın ''Biz maçtan sonra kupanın verilmesini talep ediyoruz'' şeklinde açıklamada bulunduğunu ve tartışmaların tüm hafta boyunca sürdüğünü öne süren Özdemir, sözlerine şöyle devam etti
''Maçtan 10 dakika evvel, sayın Federasyon Başkanımız Yıldırım Demirören'e sayın Ünal Aysal, 'Bu kupa törenini yapmasak olur, yapmasak bile soyunma odasında alırsak da olabilir' diye açıklamada bulundular. Bunu bana sayın Demirören söylediğinde, 'Bizim için beis yok yapılabilir' dedim. Maç bittikten sonra tebrik ettik. Belli bir zaman sonra, sayın Yıldırım Demirören ve Federasyon Yönetim Kurulu üyeleri, soyunma odasının olduğu bölüme geldi. Kupa da oradaydı. Futbolculara takılacak madalyalar da oradaydı. Yıldırım Demirören ve yönetim kurulu üyeleri, Galatasaray'ın soyunma odasına gittiler. Kupa kendileriyle beraberdi ve madalyalar beraberdi. Galatasaray Yönetim Kurulu üyeleri başta başkanları olmak üzere, bu kupanın orada alınmasını istediler fakat Teknik Direktör sayın Fatih Terim buna itiraz etti ve bu itirazın sonunda kupa orada verilmedi. Şimdi soruyorum: Galatasaray Kulübü'nü sayın Ünal Aysal mı, yoksa teknik direktör Fatih Terim mi yönetiyor? Biz kimin sözüne inanacağız.''
Futbolda şike iddialarına yönelik soruşturmanın başladığı 3 Temmuz'dan bu yana Galatasaray yönetiminde kulüp başkanı Ünal Aysal ile yöneticilerin farklı açıklamalar yaparak Fenerbahçe taraftarlarını gerdiklerini öne süren Özdemir, ''Eğer bu olaylar bugün tribünlerde yaşanmışsa, burada Fenerbahçe seyircisinin suçu kadar bunda Galatasaray başkanının, Galatasaray başkanvekillerinin, ikinci başkanının yapmış olduğu açıklamaların büyük payı vardır'' dedi.

 ''Onların sevinçleri sevinç değildi''

Nihat Özdemir, maçın hemen ardından taraftarların sahayı terk etmesi için ışıkları söndürdüklerini, Vali Hüseyin Avni Mutlu'nun talimatı üzerine de marş yayınını da kestiklerini kaydetti. Özdemir, Galatasaray'a kupanın verildiği anda sahanın karanlık olmadığını da belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

''Galatasaray yöneticilerinin, 'Biz kupayı yeşil çimin üzerinde hemen alacağız ve sahayı terk edeceğiz' şeklinde sözü vardı. Aydınlıkta kupayı aldılar ancak inanılmaz derecede ortalığı tahrik edercesine sevinç gösterilerinde bulundular. Hatta futbolcuları Yekta, elinde 2 metre bayrak direğiyle sahamızın ortasına ilerlemek ve bayrağı sahanın ortasına dikmek istedi. Federasyon yetkilileri ve bizim güvenliğimiz bu bayrağın sahanın içine girmesine mani oldular. Yani onların sevinci sevinç değildi. Onların bir tek niyeti vardı o da, gelecek sene için bizim 4-5 maç sahamızda sahamızı kapattırmak. Bu iyi bir düşünce değildi. Kötü bir düşünceydi. Şampiyonluklarını kutluyorum ama sahamızda yaptıklarını hiç bir zaman affetmeyeceğim. Hiç bir Fenerbahçe taraftarı da bunu affetmeyecektir.''
Özdemir, eleştirilerini gazeteci Mehmet Ali Birand'a da yöneltti. Programında altyazı olarak, ''Final kanlı mı olacak, kansız mı olacak'' şeklinde ifadenin yer aldığını kaydeden Nihat Özdemir, bu tip yayınların da olayları körüklediğini savundu. Birand, eleştiriyi kabul ettiğini dile getirerek, ''Bugün baktığım zaman evet o başlık gereksizmiş'' cevabını verdi.


Ünal Aysal'ın cevabı

Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, Nihat Özdemir'in zor bir 48 saat geçirdiğini kaydederek, ''Sayın Başkan, hiç bir yöneticinin içinde olmak istemediği bir ortamın içinden geliyorlar. Onun için bazı gerçeklerle, hayal ürünlerini karıştırarak konuştular'' diye konuştu.

''Gerçeklerden başlayalım'' diyen Aysal, sözlerini şöyle tamamladı:
''Evet doğrudur, bize telefonla müracaatları oldu. Telefonla geldiler ve 'Kim kazanırsa kupasını taraftarının önünde alsın' dediler. Ben de 'Evet, enteresan. Her taraftar kupanın kendi önünde alınmasını ister. Bunu düşünelim, yönetim kurulumuza götüreceğim' dedim. Ertesi gün yönetim kurulumuzda konuştuk. Arkadaşlarımız, 'Bu böyle olmuyor. Kurallar böyle. Böyle alınması lazım' dediler. Bunu Fatih Terim filan değil, biz kendimiz karar vererek 'Hayır, biz sizin sahanızda almak istiyoruz, maçın oynandığı yerde almak istiyoruz. Siz alırsanız da orada durup sizi selamlayacağız ve saygı duyacağız' dedik. Olay böyle kararlaştırıldı. Bunun için de Federasyon kupayı stada kadar getirdi. Aslında bu kupanın orada Fenerbahçe tarafından alınacağına çok çok inanmış bir zümre vardı orada. Neticede, o akşamki olayların baskısı, tahmin ediyorum, sayın başkanın üzerinde çok ciddi etki yapmış. Özellikle bizim yönetimimiz içinde bir kaos yaratmaya dönük bir gayreti izledim kendisinden. Doğrusu teessüf ediyorum.''