Memur ve işçilere grev çağrısı

Türk Büro-Sen, AKP iktidarının çalışanlara uyguladığı baskının dayanılmaz boyutlara ulaştığını belirterek, bütün memur ve işçi sendikalarını genel greve çağırdı.

11 Ocak 2010 Pazartesi, 09:53
Abone Ol google-news

Türk Büro-Sen tarafından yaptığı yazılı açıklamada, 8-10 Ocak tarihlerinde gerçekleştirilen istişare toplantısında Başkanlar Kurulu'nun bütün memur ve işçi sendikaları ile emek örgütlerini genel greve davet etme kararı aldığı bildirildi.

Açıklamada, 8 yıldır ülkeyi idare eden AKP iktidarının çalışanlar üzerinde uyguladığı baskı ve hak gasplarının dayanılmaz boyutlara ulaştığı belirtilerek, memur maaşlarına yapılan yüzde 2.5 artı 2.5 artışın komik olduğu kaydedildi.

Sağlık giderleri katkı paylarının artırıldığı ifade edilen açıklamada, hükümetin toplu görüşmelerde sendika üyeleri adına elde edilen 10 TL toplu görüşme priminin yani bütçede karşılığı olan bu ödentiyi vermediği kaydedildi.


Tekel işçilerine destek

Özelleştirmeler nedeniyle binlerce çalışan işçinin işsiz kaldığına dikkat çekilen açıklamada şu değerlendirmede de bulunuldu:
"Tekel işletmelerinin özelleştirilmesi sonucu 'Tekel işçileri' sokağa terk edilerek, kölelik reva görüldü. Emeklilerin bir kısmına göstermelik zam yapılırken, büyük çoğunluğunun maaşına zam yapılmayarak açlığa mahkum edildi. Bütün bu gelişmeler sonucunda ILO Aplikasyon Kurulu'nun Türkiye'yi kara listeye aldı. Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nun çıkmasının üzerinden 9 yıl geçmesine, Başbakanın 2004 yılında 'Size Toplu Sözleşme ve Grev Hakkı vereceğiz daha ne istiyorsunuz' diye söz vermesine rağmen hala grevli toplu sözleşmeli yasal düzenlemenin yapılmadı. 8 yıllık AKP iktidarı döneminde memurların, işçilerin, emekli, dul ve yetimlerin, dar ve sabit gelirlilerin açlıktan inim inim inlerken, yandaş zenginler yaratıldı ve devlet kaynakları hatırı sayılır kişi ve yandaşlara peşkeş çekildi."

Açıklamada, Türk Büro-Sen'in , bu olumsuz gelişmelere karşı Anayasal ve yasal hakkını kullanan kamu çalışanlarının tehdit edildiği ileri sürerek, hukukun ve demokrasinin hiçe sayıldığını "ülkede demokrasi var ama benim dediğim olur" düşüncesinin hakim kılınmaya çalışıldığını savundu.