MHP'li Türkeş hükümeti uyardı

MHP Genel Başkan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, yakın bir zamanda yeni bir Lübnan Savaşı'nın yaşanılmasının kaçınılmaz olduğuna dikkat çekerek, kurgulanan Lübnan Savaşı'nın sadece İsrail ve Hizbullah arasında cereyan edeceğini düşünmenin "saflık" olacağını söyledi.

19 Temmuz 2012 Perşembe, 14:54
Abone Ol google-news

MHP'li Yıldırım Tuğrul Türkeş, "Yaklaşan yeni Lübnan savaşı" başlığıyla yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin bulunduğu bölgede son günlerde artarak devam eden şiddet hadiselerinin ve bunların dünya basınındaki yankılarının ışığında içinde bulundukları coğrafyanın muhtemel yeni çatışmalara gebe olduğunun anlaşıldığını söyledi.

Suriye'nin Başkenti Şam'da dün düzenlenen intihar saldırısının ardından çeşitli bölgesel ülkelerin ve aktörlerin söz konusu yeni çatışma ortamına zemin hazırlar nitelikteki açıklamalarına şahit olduklarını söyleyen Türkeş, "Şam'da oluşan kargaşanın hemen akabinde bir başka komşumuz Bulgaristan'da İsrail vatandaşlarını taşıyan sivil bir araca yönelik intihar saldırısı vuku bulmuş ve gelişen tehlikeli sürece adeta yeni bir ivme kazandırmıştır. Bulgaristan'dakine benzer bir hadise de geçtiğimiz günlerde Kıbrıs adasının güneyinde bir İsrail yolcu uçağına karşı planlanmış ve fakat anlaşıldığı kadarıyla son anda Rum-İsrail istihbarat örgütleri tarafınca engellenmiştir. İsrail Devleti yetkilileri saldırıların arkasında İran'ın ve özellikle de Hizbullah'ın olduğunu bildiklerini ifade etmişlerdir" dedi.

"Lübnan savaşı varolan ateşe benzin dökecektir"

Geçtiğimiz hafta İsrail Savunma Güçleri bünyesinde görevli üst-düzey bir askeri yetkilinin İsrail'in Lübnan'da yeni ve sert bir savaşa hazırlandığını ve bu kapsamda simülasyonların çoğaldığını söylediğini ifade eden Türkeş, "Dün akşam saatlerinde ise Hizbullah lideri Hasan Nasrallah ise adeta İsrail'e gözdağı vererek 'İlk kurşunun İsrail'den geleceğini biliyoruz ve size büyük bir sürpriz vaadediyoruz. Yaklaşan savaştan 2006'dan çok daha büyük bir zaferle çıkacağımıza inanıyorum' demiştir. Serdedilen somut bilgiler manzumesi yeni bir Lübnan Savaşı'nın yakın ve hatta kaçınılmaz olduğunu açıkça göstermektir. Gerek İsrail Devleti, gerekse Hizbullah örgütü savaş hazırlığı yapmakta ve karşılıklı kışkırtma hamleleriyle birbirlerini test etmektedirler" diye konuştu.

Böyle bir çatışmanın bölgede varolan ateşe benzin dökeceğini söyleyen Türkeş, bu bağlamda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin asli üyelerinin de sürece müdahil oldukları veya olacakları gerçeğinin açık olduğunu belirtti.

Kurgulanan Lübnan Savaşı'nın sadece İsrail ve Hizbullah arasında cereyan edeceğini düşünmenin en hafif tabirle "saflık" olacağını vurgulayan Türkeş, şunları kaydetti:
"Lübnan, stratejik yerleşimi ve etnik-dini-mezhepsel dokusuyla Ortadoğu'da 'Pandora'nın Kutusu' konumundadır. İsrail'in Lübnan'a yönelik savaş emelleri Ortadoğu'nun içinde bulunduğu mevcut şartlarda felaket ve tam bir yıkım getirecek potansiyeldedir. Bu anlamda Lübnan'daki tek bir kıvılcım tüm bölgeyi kasıp kavurucu bir yangının içine atabilecek ölçüde olmakla birlikte, bölge insanları için de fevkalade kanlı neticelere varabilecek mahiyettedir."

"Hükümet, Suriye konusunda taraf olmakla hataya düştü"

Türkiye'de siyasi iktidarın özellikle Suriye konusunda yaşanan şiddet döngüsüne gereğinden fazla angaje olduğunu ve bölgesel barışı gözetici bir diyalog odağı olmak yerine komşu bir ülkenin iç savaşında taraf olarak "derin bir hataya düştüğünü" ileri süren Türkeş, "Son derece fevri, aceleci ve radikal bir dış politikayla geldiğimiz bu noktada Hükümet önümüzdeki tehditleri geçmişe nazaran çok daha akılcı ve sakin bir ruh haliyle tahlil etmek mecburiyetindedir zira milli menfaatlerimiz bunu gerektirmektedir" dedi. Türkeş, açıklamasında şunları kaydetti:
"Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu safhada Hükümet'i uyarıyor ve bu uyarıyı yapmayı mühim bir milli görev addediyoruz. Herhangi bir çatışma ortamına Türkiye'nin girmemesi, daha doğrusu sokulmaması, girdiği takdirde ise en az zararla çıkabilmesi için doğru adımların atılmasını, hadiselerin sağduyu ve itidal ile karşılanmalarını doğru gördüğümüzü Türk kamuoyu ile paylaşıyoruz."