"Milli Eğitim Bakanlığı da mağdur oldu"

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu MEB olarak KPSS idealarına karşı durumun biran önce sonuçlandırılmasını isteyerek "Bakanlık olarak biz de mağduruz, öğretmen ataması yapamıyoruz" dedi.

02 Eylül 2010 Perşembe, 15:42
Abone Ol google-news

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu NTV'de yaptığı açıklama ile KPSS sınavı sonarasında yaşanan durumu ve öğretmen atamalarına ilişkin durumu değerlendirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı olarak yaşanan durumdan kendilerinin de mağdur olduğunu belirten Çubukçu, öğretmen atamalarına ilişkin şöyle konuştu:
 

"Adaylar haksızlığa uğramasın diye atamayı erteledik"

"Kamu Personel Seçme Sınavı(KPSS) Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi(ÖSYM) gerçekleştirdi. ÖSYM çok eski ve köklü bir kuruluş olmakla birlikte objektif ve adil sınavlar yapmakta kendini ispat etmiş bir kurumdur. Sınavın hemen akabinde sınavda bazı adayların özellikle karı koca olanların tam puan aldıkları ve sınavda kopya çekildiğine dair bazı idealar ortaya atıldı. ÖSYM, kendi iç soruşturmasını başlattı ve bu soruşturmanın sonucunu şöyle açıkladı; ÖSYM bu sınavda kopya çekildiğine dair bilgi ve bulguya rastlanılmamıştır, sınavın yenilenmesine gerek yoktur. Böyle söylendikten sonra biz kurum olarak Milli Eğitim Bakanlığı bu konunun çok dışındayız. Elbette KPSS'yi dayanak alarak öğretmen atamalarını gerçekleştiriyoruz. Tepkinin ve itirazların eğitim bilimi alanında ve öğretmenlere yönelik olduğunu varsayarsak öncelikli olarak bu konuda kurumların iç soruşturmalarını yapmalarını ve bize bilgi vermelerini istedim. MEB bu sınavı geçerli ya da geçersiz sayacak bir kurum değil. Geçerli bir sınavsa buna göre atama yapacağız. ÖSYM açıklamasında sınavın bütünlüğüne zarar verecek bir durum olmadığını söyleyince biz atamaları 30 Ağustos'ta gerçekleştireceğimizi duyurduk. Daha sonra Yüksek Öğrenim Denetleme Kurulu itirazların yükselmesiyle denetleme başladı ve bulgulara ulaştılar. Bizim bu sınavı ölçü alarak atama yapmamız durumunda bazı adayların haksızlığa uğrayabileceklerini öngördük ve erteledik yani iptal etmedik. MEB olarak durumun sonuçlanmasını bekliyoruz."
 

"Hakkıyla çalışanların hakkı ziyan olmasın"

Sınava hakkıyla hazırlananların mağdur olmaması gerektiğini belirterek Çubukçu, "Sınava tam anlamıyla hakkıyla çalışanların hakkı ziyan olmasın dedim. Sınavda kopya çeken ve haksız olarak soruları elde edenlerin de cezasız bırakılmamasını istedik. Bu insanlar güvenilir bir sınavın güvenirliliğini zedelemiştir. Savcılık ve Yüksek Öğrenim Denetleme Kurulu bir an önce bu durumu sonuçlandırmalı ve bize mağdur etmemelidir. Çünkü Yeni eğitim-öğretim yılı başlayacak bakanlık olarak 30 bin öğretmen atamasını gerçekleştiremiyoruz" dedi.
 

"Yeni eğitim-öğretim öğretmensiz başlamayacak"

Yeni eğitim-öğretim yılına öğretmensiz başlanmayacağını ifade eden Çubukçu şöyle devam etti:
"Eğitim-öğretim başlamak üzere biz planlarımızı atama yapacağımız öğretmenlere göre yaptık. MEB öğretmen ihtiyacını dört şekilde karşılıyor. Kadrolu, sözleşmeli, ücretli ve vekil öğretmenler. Yeni eğitim öğretim yılında hiçbir aksaklığın olmayacağını duyurmak isterim. Eğitim öğretim yılı öğretmensiz başlamayacak."

 

"Sınavın yapıldığı bina ve kurum donanımlı olmalı"

KPSS'nin öğretmenlerin yeterliliklerini ölçmede yeterli olmadığını öne süren Bakan Çubukçu MEB olarak yapılacak planlarına şöyle konuştu:
"Öğretmenlerin yeterliliklerini KPSS ölçmede yeterli olmadığı söyleniyor. Ben de yeterli bulmuyorum daha farklı ölçme ve değerlendirme ile alınmalı. Nasıl sorular sorulması gerektiğini de MEB belirlemeli. Kendi alanlarında yeterliliklerini ölçecek bir sınavdan yanayız. MEB birçok sınav da yapıyor. MEB'nın yaptığı sınavlarla ilgili hiçbir sorun çıkmıyor. Gelişen teknolojide sınav yapan kurumlar da buna göre hazırlanmalı.
Bir çok sınavı yapmaya yeterliyiz. Sınavların güvenliği için akıllı binalar yapılacak. Sınavın yapıldığı binalar ve sınavın sorularının hazırlandığı kurumlar gelişen teknolojiye karşı donanımlı olması gerekiyor."

 

"Yeni Anayasa 21. yüzyıla göre olmalı"

Çubukçu Bakan kimliği ile MEB'nın Anayasa'dan beklentilerine yönelik şu açıklamaları yaptı:
"Normatif, hukuk bağlamında yetişecek kişiler olmalı ve demokratik ortam olmalı. 1980 ihtilalından sonra yapılan bir darbenin ve 80'li yıllarda yaşanan durumda hazırlanan paket 21. yüzyıl bu çağın gençlerine hitap etmiyor. Anayasası anlatırken gençlere umut vaat ediyoruz. Hala Türkiye'nin darbe Anayasası ile yönetiliyor olması bu durumdan uzak olmamız gerekir. Çocukların bilgiye erişimi ve dünyaya entegre olması bu tutumla ilgili. 26 madde temel hak ve özgürlüklerle ilgili. 80'lerden bu yana insan haklarında gelişmeler oldu Türkiye bu anlaşmalara çekincelerle imza koydu. Dünayada gelişmeler olurken Türkiye'de darbe oluyor. 21. yy daha da gelişti norm ve yaşamsal deneyimlerde. Demokrasi gelişimi ile insani gelişim paralel olarak gelişir. Gelişen ülkelerin gelişmiş demokrasi örneği var. Türkiye'nin bu temelde geride kaldığını düşünüyorum. Çocuk, kadın, özürlü ve diğer ifade özgürlüğünü önündeki engeller için bu anayasadaki maddeler çok önemli."

 

"Muhalefet kampanya yürütmede bilinçsiz"

Çubukçu referandum hazırlıları süresinde asılan afişleri de değerlendirerek, "Biz pozitif kampanya yürütüyoruz. Asılan afişlerdeki sloganlarına baktım. Bizim neye evet dediğimizi yalın şekilde anlatıyoruz. CHP denetimsiz iktidar, mezarda emekliliğe hayır, MHP; hukuksuzluğa, ayrışmaya, yolsuzluğa, ızdıraba hayır diyor. Biz siyasi kampanya yürütmüyoruz bu bilinçle hareket ediyoruz muhalefet bu bilinçte değil" diye konuştu.